Breaking Bad dizisinde geçen bir bölümdü, "Bana dağıtılan elle oynamaya razı geldim."
Şule Gürbüz'ün "sonra üzerime bir tat geldi, halimi kabul geldi. Çok da
umursamaz oldum. Bu hayatı beğenir oldum. Bu hayatın kendisi bana olabilecek hayatların en mânâlısı geldi." dediği yer de burası. Bize daima daha iyi bir versiyonumuz var da, aksaklıklar, karşılaştığımız insanlar bizi bundan alıkoyuyor gibi bir algı yükleniyor. Oysa olup olabileceğimiz budur, bu kadarı da güzeldir. Sadece razı olmak gerekir. Bu da ancak sessizce olur.
çocuk işte diye susturduğunuz her şiddet, görmezden geldiğiniz her zorbalık, abartma diyerek örtbas ettiğiniz her an bugün okullarda toprağa düşen çocukların ve öğretmenlerin sebebi. sorumsuzluğunuzun ve suskunluğunuzun büyüttüğü bir felaket.
Şanlıurfa’da yaşanan sorun bir okul sorunu değil arkadaşlar, okula güvenlik görevlisi koydun, kapıya x-ray cihazı koydun, bunu yapacak “çocuk” okul çıkışı yine aynı şekilde birini öldüreme mi ? Sorun ulusal bir sosyoloji sorunu. Bu arada tüm dünya bu sorunla boğuşuyor. Sadece biz de değil. İnternet öncesi ve İnternet sonrası dünyayı bir kere ikiye ayıracağız. 1970 sistemi ile 2026 yılında yaşamayacağız. Çocukların farklılığını kabul edeceğiz. Bundan sonra ne yapılacağına dair kafa yoracağız.
çarşamba hava sıcaklığı düşecekmiş, perşembe ramazan.hangi mevsim olursa olsun Ramazanın ilk10 günü mutlaka mevsiminden serin,son10 günü mevsim normalinden sıcak geçer.Çünkü ilk on günü rahmetdir, son10 günü cehennemden azat,Ateist olsam sadece şu bilgi bile iman etmeme yeterdi
Feyyaz Yiğit: "En sevmediğim şeydir; 'Yeterince çalışırsanız başarırsınız'. Yeterinden fazla çalışsanız da başaramayabilirsiniz. Bir sürü insan çalışıyor ve kazanamıyor. Benim şansım yaver gitti"