"Saf aşk, her şeyi atmıştır üstünden. Hiçbir iddiada bulunmaz, hiçbir şey beklemez ve arzu etmez, kendisiyle ilgilenmez, ne esenliğiyle, ne kusursuzluğuyla."
Anne Dufourmantelle | Riske Övgü
Her şeye rağmen iyi hatırlanmak… Düşününce hayatın asıl meselesi aslında bu. Bir kalpten ayrılırsın, bir evden taşınırsın, bir işten çıkarsın… Geride bıraktığın tek şey, nasıl hatırlandığındır. Göçer gidersin; malın mülkün değil, yine kalbin anılır. Ardında sadece güzellikler bırakanlardan olmak dileğiyle.
Uzaklaşmak, “haklıyım” demekten vazgeçip “huzurluyum” demeyi seçmektir. Ego haklılıkla beslenir, ruh ise dinginlikle. Bu yüzden ruh, kazanacağı tartışmaları değil, kaybetmeyeceği iç huzurunu hesaplar. Sessizce geri adım atan biri kaybetmiş gibi görünür ama aslında kendini seçmiştir.
Affedicisin. Naziksin. Hak etmediklerinde bile naziksin. Kusur bulmazsın, kusur görmek için bakmazsın. Basit hikâyelere güzel anlamlar yüklersin. Birini gönlünde büyütüp arşa çıkarırsın. İncinsen de caymazsın. 'Rahat bir vicdan' diye tutturmuşsun da dünyaya dost, kendine düşmansın.