“Dünyayı bir tek utanan insanlar kurtarabilir. Çünkü utanmak "kibir" denilen en büyük günahın panzehiridir. Yalanın, iftiranın, hırsızlığın, pişkinliğin, arsızlığın önündeki en büyük engeldir."
Ingmar Bergman "Shame" (Utanç)
@mrtozkn@bulentgrsy Bakanlığa atama konusu farklı bir durum olmakla birlikte; Cumhurbaşkanının atama kararnamesi Hakim ve savcılık mesleğine mensup olanlar için kendiliğinden sonuç doğurmaz.
Yılmaz ÖZDİL: Mansur Başkanı tasfiye edip Özgür ÖZEL'i aday yapacaklar. Bu operasyon çok açık bir şekilde CHP tarafından köpürtülerek @mansuryavas06 ı hedef alan bir süreç.
@gundemedairhs Şayet kamu servetinin dağıtımı söz konusu değil ise; milletvekilleri için esas olan, mensubu oldukları partinin iktidar olması değil, kendisinin tekrar tekrar milletvekili olabilmesidir.
AKP’ye geçmesini biz de istemeyiz ancak AKP’nin CHP içindeki özellikle ‘Kürtçü’ sosyalist uzantıları sürekli Mansur Başkanı itip kakıyor.25 Yıldır CHP ve siyasetin kaymağını yiyen, doğma büyüme ‘Aydın’ını da gördük. Mansur Başkan CHP’den koparsa bu MY’ınayıbı olmaz.@eczozgurozel
@hsoneryalcin Sayın @hsoneryalcin sehven olduğuna inandığım ve içeriği çok etkilemese de doğrusunu yazmakta fayda var. Ham, Sam ve Yasef Hz. İbrahim'in değil Hz. Nuh'un çocuklarıdır.
@HaberturkTV@emin_ekmen@hulyahokenek AKParti milletvekilliği yapmış olmasına rağmen YÖK tarafından disiplin soruşturması(öğrencisini taciz iddiası bile var) sonucu rektörlükten atılmış bir kişiyi toplumun önüne çıkarıp görü istemeniz kanalın ciddiyetine ve @hulyahokenek e hiç yakışmadı.
Silah bırakma sürecinin her adımı planlı ve kontrollü gerçekleştirilmezse kamuoyu desteği sağlanamaz. Yanlış zamanda yanlış tartışmalar açmak ise ilerlemenin önündeki en büyük engel olur.
Öncelikle meselenin ilk adımı silahsız ve şiddetsiz Türkiye üzerinden sağlanan huzur, ekonomik kalkınma ve toplumsal dayanışma bağlamında tanımlanmak zorunda. Aksi halde gündeme getirilecek her konu başka bir yarılma ve kutuplaşma sürecini tetikler.
İkinci prensip meseleyi asla kimlikler üzerinden okumamaktır. Türk, Kürt, Arap vs. kimlikleri zikredilerek yapılan her açıklama kolektif travmaların gölgesinde kurgulanmış bir ulusal kimliğe, yani Türk kimliğine bir saldırı olarak algılanacaktır. Üstelik bir ulusun etnik , mezhepsel ya da dini temelde tanımlanması, her bir tanımın içindeki yorum farklılıklarını gündeme getireceğinden Lübnanlaşma ihtimalini doğurur. Konu her hal ve şartta Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının eşit haklara sahip olması ve demokratikleşme üzerinden okunmalıdır.
Etnik ya da mezhepsel kimliklerin zikredilmesi uluslararası boyutta, bölgesel bir bütünleşme ve dayanışma hedefiyle yapılsa da (ki cumhurbaşkanımızın konuşmasında bu amaçla yapıldığını düşünüyorum) zamanlaması uygun değildir. Bu ancak sürecin son aşamasında yani örgüt tamamen dağıldığında gündeme getirilebilir. Erken doğum süreci sıkıntıya sokar.
Kaldı ki bölge insanlarının huzuru, yüzyıllardır çatışan etnik mezhepsel toplulukları, farklı kimlikleriniz olsa da “artık barışın”biçiminde değil, ancak bir üst ideal, bir politik hedef kurgulanabilirse söz konusu olabilir. Kimlik politikası mutlaka böler, bütünleştirmez.
Cumhuriyetimizin kuruluş kodlarını günümüz dünyasına uyarlayarak yeni bir yol keşfetmekten başka yöntem ufukta görünmüyor. Pergelin ucunu nereye sabitlememiz gerektiği belli.
@yazparov Yuh. Daha cumhurbaşkanlığına bağlı başkanlık ile Bakanlık daire başkanlığı arasındaki farkı farkedemiyorsun, kalkmış kocaman stratejik(!) yorumlarla kafa açıyorsun.
@eminsirin12 Aslında doğruluk payı var, 1923’te müstevlilere ve emperyalizme Türk milleti ve Atatürk tarafından büyük bir darbe vurulmuştur. Kendisini müstevlilerin mümessili hissedenler hala bu darbenin acısını unutamıyorlar.