Bu videoyu herkes izlemeli..
Tebrikler @trhaber_com
Türk bayrağı yok, İngiliz gaydası var.
▪️ "Osmanlı" desek huzursuz olacaklar ama "God Save the King"e bir servet harcayabiliyorlar.
▪️ Tarabya İngiliz Koleji, "Doğulular için pek muteber" mezuniyet töreni sembolleriyle ve pek meşhur velileriyle gündemde.
İNGİLİZ KRALİYETİNİN MÜŞFİK KANATLARI ALTINDA
Gaydadan yükselen coşkulu marş İngiliz Konsolosluğu’nun duvarlarında yankılanıyor. Ekoseli eteklerini savurarak yürüyen İskoç bando takımı büyük bir gururla Tarabya’daki British Schools’un yeni mezunlarını takdim edecek birazdan.
Havada gurur, gaydanın melodilerinde büyük imparatorluk Britanya’nın milli marşının notaları var: God Save the King.
Asırlardır, dünyanın fukara milletlerinin hayranlıkla baktığı biricik krallığın marşının sözlerini mırıldanıyor bilenler:
“Tanrı korusun iyi yürekli kralımızı, uzun ömürler versin soylu kralımıza / Ey Tanrımız düşmanlarımızı dağıt, oyunlarını boşa çıkar. Uzat kollarını, Britanya’yı savun”.
Günlerdir İstanbul’daki bu özel İngiliz okulunun mezuniyet törenini konuşuyorlar. Efendim, İngiliz bayrağı varmış da neden Türk bayrağı yokmuş.
Ünlüler ve zenginler neden çocuklarını böylesi bir okula gönderirmiş.
Bence haksız eleştiriler bunlar.
Cem Yılmaz, Mustafa Sandal, Özcan Deniz ve Mirsad Türkcan gibi ünlü ve zengin insanlar isteseler çocuklarını Londra’daki bir okula da pekâlâ gönderebilirlerdi. Belli ki evlatlarının kendi yanlarında eğitim almalarını istemişler.
Üstelik İngiliz tarzı eğitim kapılarına kadar gelmişken neden bunu tercih etmesinler? Nerede okutacaklardı çocuklarını? Kadıköy İmam Hatip’te mi?
Gerçi Kadıköy’ün puanı oldukça yüksek. Malum, LGS var. Çalışacaksın, dereceye gireceksin, zor işler. Sonuçta özel okul bu İngiliz koleji.
Çok para da değil. Sosyal medyada anlatıldığı kadar abartılacak bir rakam hiç değil. Bir makam aracının süsüne harcanan paranın beşte biri bile değil okulun yıllık ücreti.
Her birisi ünlü isim onlar. Yaptıkları işin hakkını da veriyorlar üstelik.
Alın terlerini döküp kendi kazandıkları parayla çocuklarını “istedikleri kültürde” yetiştirmek onların da hakkı.
Cem Yılmaz en çok kazanan komedyenlerimizden, şarkıcı Mustafa Sandal keza öyle. İran göçmeni bir dedenin torunu Mustafa Sandal hayli vatanseverdir. Seçimlerde milyonlarca Suriyeli göçmenin oy kullanıp, çocuklarımızın geleceğini karartacağını iddia edecek kadar hem de.
Ya Özcan Deniz’e ne demeli.
Ülkenin en meşhur dengbeji Şakiro’nun yeğeni olarak amcasının hatırasının hakkını yeterince vermiyor mu?
İngilizler severler Kürt’ün gırtlağını.
Çanakkale’de yatıyor boylu boyunca binlerce Ağrılı, Muşlu, Vanlı.
NBA’de oynayan ilk Türk basketbolcu ünvanını ülkemize kazandıran Boşnak Mirsad Türkcan’ın bildiği bir şey vardır muhakkak.
Saraybosna Sırplar tarafından yıkıldığında İngiliz Kraliyeti elinden geleni esirgememiştir mutlaka.
Neyse, bu kadar edebiyat bu ünlüler için bile fazla.
Üzerinde güneş batmayan Britanya’nın bayrağı altında mezuniyet töreni mi yapıyorsunuz, gaydayla coşup Kral’a bağlılık marşını mı mırıldanıyorsunuz, ne yapıyorsanız yapın.
Lakin bir daha Türk evlatları duayla mezun olduklarında “laiklik elden gidiyor” diye söylenirseniz hak ettiğiniz cevabı alırsınız.
Murat Özer, Akşam Gazetesi, 16 Haziran 2026, Salı.
🔴 Faik Öztrak kimdir?
CHP'nin yeni grup başkanı olması beklenen Öztrak,
31 Ocak 2019’da “Hükümet 1 Nisan’da ekonomiyi IMF’ye teslim edecek” demiş,
Utanmadan, 22 Eylül 2019’da gizlice bir otel odasında IMF heyetiyle görüştüğü ortaya çıkmıştı.
BENDEN UYARMASI, BU TWITİ İSTER İHBAR KABUL EDİN İSTER ETMEYİN, SİZİN BİLECEĞİNİZ İŞ.
2025 Yılına ait EKAP'ta yayınlanan Köpek ve Kedi yemi ihalelerinden ulaşabildiklerimi tek tek inceledim. 2025 yılı içinde yapılan ihalelerde 8.967 TON Köpek ve Kedi yemi alınmış ve buna karşılık 256 MİLYON 87 BİN 470 TL'lik sözleşme yapılmış.
Bu ihalelerin 210 MİLYON TL'lik kısmı:
-A Z DESTEK HİZMETLERİ VE İHTİYAÇ ÜRÜNLERİ EĞİTİM TURİZM YEM SANAYİ TİCARED LİMİTED
-DOĞUŞ HAYVAN SAĞLIĞI ÜRÜNLERİ VE MADENCİLİK SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
-RİNGA BALIK VE YEM ÜRÜNLERİ LİMİTED ŞİRKETİ
-FUTPET EVCİL HAYVAN ÜRÜNLERİ SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
-DOĞUKAN SAYDAM
tarafından alınmış.
Toplam ihale bedelinin 210 MİLYON TL'lik kısmını alan bu firmaların 2025 yılına ait devlete beyan ettikleri Matrah ve Tahakkukları şu şekilde.
A Z DESTEK: 7 MİLYON 954 BİN 826 TL Matrah, 1 MİLYON 988 BİN 706 TL Tahakkuk
DOĞUŞ HAYVAN: 1 MİLYON 726 BİN 958 TL Matrah, 431 BİN 739 TL Tahakkuk
RİNGA BALIK: 806 BİN 209 TL Matrah, 201 BİN 552 TL Tahakkuk
FUTPET EVCİL: Matrahsız
DOĞUKAN SAYDAM: 1 MİLYON 669 BİN 459 TL Matrah, 489 BİN 310 TL Tahakkuk
İhaleleri alan bu 5 şirketin toplamda devlete beyan ettikleri Matrah, 12 MİLYON 157 BİN 452 TL, beyan ettikleri Tahakkuk ise 3 MİLYON 111 BİN 307 TL.
Burada önemli bir ayrıntı var. 2025 yılı içinde yapılan ihalelerle alınan 8.967 TON Köpek ve Kedi maması, yetişkin bir köpeğin gün aralığı olarak 300-400 gram yem tükettiğini varsaydığımızda sadece 61.000 ile 82.000 köpeğin 1 yıllık yem ihtiyacını karşılıyor.
Nisan 2026'da İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre Türkiye'de sahipsiz sokak köpeği sayısı yaklaşık olarak 1 MİLYON 250 BİN. Yukarıda bilgilerini paylaştığım 2025 yılı içinde yapılan ve toplamda 256 MİLYON 87 BİN 470 TL karşılığında alınan 8.967 TON yem, yaklaşık olarak 1 MİLYON 250 BİN sahipsiz sokak köpeğinden 61.000 ile 82.000 tanesinin 1 yıllık tüketimine yetiyor. Geriye kalan yaklaşık 1 MİLYON 150 BİN sahipsiz köpeğin beslenmesini, Valilik, Kaymakamlık, İl Özel İdareleri, gönüllüler ve dernekler karşılıyor.
En uygun yem fiyatını kg olarak 25 TL kabul ettiğinizde yıllık toplam yem maliyeti 3.42 MİLYAR TL, kg fiyatını en yüksek olarak 40 TL kabul ettiğinizde de 5.48 MİLYAR TL tutuyor.
NOT: Şu şirketlerin ortaklarına, 1 ve 2. derece yakınlarının banka hesapları, taşınır ve taşınmazlarına ulaşma imkanım olsaydı yemin ederim hiç birine nefes aldırmazdım.
Bu yazıyı mutlaka okuyun ve İstanbul Erkek Lisesi’nde devşirilen, zeki ama kolonize beyinli veletlerle velilerinin okul müdürünün konuşmasını neden protesto edip olay çıkardıklarını anlayın.
Devlet okuluna yüksek puanla giren çocukları bizim vergilerimizle ödenen paralarla yetiştireceksin, sonra bu çocukları Alman üniversitelerine yerleştirip nitelikli insan gücü elde edeceksin.
Yok öyle yağma.
ME Bakanı Yusuf Tekin devlet eliyle yetiştirilen nitelikli insan gücünü Almanya’ya kaptırmak istemiyor. Bu yüzden de bu lisede Alman üniversitelerine doğrudan giriş hakkı sağlayan ABİTUR uygulamasının öğrencilerin yarısını kapsamasına dair bir çalışma başlatıyor.
Ama ne oluyor bilin bakalım.
Alman Büyükelçiliği telaşa kapılıyor. Dışişleri Bakanlığı’nı atlayarak, MÜSTEMLEKE VALİSİ gibi doğrudan okul idaresiyle görüşüyor ve uygulamanın aynen devam etmesi talimatını veriyor.
Bu rezillik mezuniyet töreninde devam ediyor. Müdürün ilk mezun bir ismin duasını okumaya kalkmasıyla zeki ama mankurtlaştırılmış ve iğdiş edilmiş kolonize beyinler protesto ediyor.
Ama protestonun arkasındaki asıl mesele Abitur uygulamasındaki yeni girişim.
Olay çok basit.
Bu uygulamanın sürdüğü tüm ülkelerdeki okullar, yüksek bedellerin ödendiği ÖZEL OKULLAR.
✅Bir tek Türkiye’de devlet okulu.
✅Devletin maaş ödediği öğretmenlerle personel.
✅Devletin binası, suyu elektriği.
✅Yatılı öğrencilere ikamet imkanı.
✅Okul ücreti yok.
Ama her yıl mezun olan 150 öğrenci Alman Üniversitelerine gitsin ve Alman devleti tarafından devşirilsin.
Almanlar bedavaya elde ettikleri bu insan gücünden vazgeçmek istemiyor.
Fonladıkları hain ve pespaye medya ile yetiştirdikleri monşerler aracılığıyla okulda adeta çete gibi hareket eden yapıyı öne sürüyor.
Devletimizin yetiştirdiği çocukları kaptırmak istemeyen Yusuf Tekin’i yalnız bırakmayalım ve destekleyelim.
Yok öyle üç kuruşa beş köfte.
OKUL MU DEVŞİRME MERKEZİ Mİ?
İstanbul Erkek Lisesi mezuniyet töreninde öğrencilerin okul müdürünü sırtına dönerek konuşturmaması ve velilerin küfürlü protestoları sonrasında törenin iptal edilmesi çok konuşuldu.
Alman vakıflarından fonlu medyaya göre “Atatürkçü gençler gerici müdürü” protesto etmişti. Yaşananlar ülkenin en parlak öğrencileriyle, onlara gerici bir anlayışı dayatan müdürün şahsında Millî Eğitim Bakanlığı arasındaydı.
Öyle ya, ülkede ne kadar güzel şey varsa “dinci-gerici Atatürk düşmanı iktidar” ona düşmandı.
Oysa gerçek, otel odalarında basılan hırsızların peştamallarıyla örtemediği suçlar kadar ortada. Hakikat, maskelerle perdelenemeyecek kadar başka.
Bu okul İttihatçı Mehmet Nadir tarafından Numune-i Terakki adıyla 1884’te kurulmuştu. II. Abdülhamid’e darbe teşebbüsünde okulun merkezi bir rol üstlendiği ortaya çıktığında ise kapatılıp devletleştirilmişti.
Yani Türk Devleti’yle kan uyuşmazlığının tarihi kuruluşuna kadar gidiyor. Geçtiğimiz yıl okulun yatakhanesinin camından “İttihatçılar ölür İttihatçılık ölmez” yazılı pankartın sallandırılması aslında okulda fiilen hâkimiyet kuran “çetenin” neler yapabileceğini gösteriyordu.
Okulda Almanların etkisi 1950’lerde başladı. Fakat ülkenin en başarılı öğrencilerinin girebildiği liseye Alman Devleti’nin adeta çöreklenmesi 1997’de başladı. Ne tesadüf ki, bu sırada ülkede 28 Şubat darbesi yaşanıyordu.
Almanya ile yapılan anlaşma sonucu öğrenciler mezun olduklarında aldıkları “Abitur diploması” sayesinde Almanya’da istedikleri üniversiteye sınavsız girebileceklerdi. Böylece gençler sadece Alman kültürüyle hemhal olmakla kalmayacak, aynı zamanda devletin imkânlarıyla yetişip tüm birikimlerini Alman Devleti’nin hizmetine sunabileceklerdi.
Liseye giriş sınavlarında her yıl tam puan yapacak kadar zeki ve başarılı 150 Türk genci bu okuldan mezun olduktan sonra soluğu Almanya’da alıyor. Zaten Türkçe ve Tarih gibi birkaç istisna dışında tüm dersler Almanca olduğu için Türkiye’deki üniversite sınavlarında başarılı olma şansları oldukça düşük. Bunun için Matematik, Fizik, Kimya, Biyoloji ve Sosyoloji gibi derslere Türkçe olarak ayrı bir mesai harcamak zorundalar.
Kavga da tam bu noktada patlak veriyor. Bakan Yusuf Tekin Abitur uygulamasının öğrencilerin yarısını kapsamasına dair bir çalışma başlatınca Alman Büyükelçiliği telaşa kapılıyor. Dışişleri Bakanlığı’nı atlayarak doğrudan okul idaresiyle görüşüyor ve uygulamanın aynen devam etmesini istiyorlar.
Yani törendeki protestonun arkasındaki asıl mesele bu.
Yusuf Tekin devletimizin yetiştirdiği çocukları kaptırmak istemiyor; Almanlar ise adeta bedavaya elde ettikleri bu insan gücünden vazgeçmek istemiyor.
Fonladıkları medya ve yetiştirdikleri monşerler aracılığıyla okulda adeta çete gibi hareket eden yapıyı öne sürmeleri bu yüzden.
İşte İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür ve Okul Müdürü Hikmet Konar, bu çeteye boyun eğmeyip dik durarak devletimizin itibarını korudular.
Almanya’nın ülke dışında benzer statüye sahip yaklaşık 140 okulu var. Fakat sadece Türkiye’deki İEL “devlet lisesi”. Diğerleri oldukça pahalı özel liseler.
Yani bu ülkelerde parası olana Almanya’da üniversite kapısı açık. Oysa biz devletin tüm imkanlarını seferber edip yüksek burslar verdiğimiz çocuklarımızı kendi ellerimizle bir başka devletin hizmetine gönderiyoruz.
Atatürk maskesi ise her yerde olduğu gibi burada da toplumu manipüle etmenin bir aracı. Oysa Atatürk bunun gibi tüm yabancı okulları çıkardığı Tevhid-i Tedrisat Kanunuyla devletimizin uhdesine almıştı.
O gün de başta Fransa olmak üzere, İngiltere, İtalya ve ABD Türkiye’ye ültimatom gönderip “müfredata karışma” diyordu. Atatürk hiçbirisini dinlemedi. Bir gecede kapattığı sadece Fransız okullarının sayısı 38'di. Okullar ancak yabancı bayraklar ve haç gibi dini semboller binalardan kaldırılıp MEB’e “tamamen” bağlandıktan sonra yeniden açılabildi.
Sosyal medyada saçını şalla, tülbentle örtüp cinsel çağırışımlı, +18 video çekenler normalde ‘başörtülü’ değil; tesettürü bayağılaştırma projesinin parçası eskortlar! Bir de ‘Çok para kazanıyorum’ diyerek gençleri yoldan çıkarmaya çalışan piyonlar var! Ve hiçbiri tesadüf değil!
Poşetle tutturduğu gözlükleri, yemek almaya çalışırken kırılmış..
Kırılan parçaları elinde tutuyor,
Ruhumun içinden kesik camlı bir sarmaşık çekiliyor öyle acıyor öyle acıyor..
Olduğunuz yere yığılan saatlerce ağlatan acı ..
İsrail, Gazze'deki çocuklara ilaç ve yiyecek taşıyan kadınlara tecavüz etti...
Avustralyalı belgesel sinemacı ve Gazze insanî yardım aktivisti, Juliet Lamont, "İsrail askerleri beni tekmelediler, kemiğimi kırdılar, cinsel saldırıda bulundular...” dedi.
Köpekler, kardeşlerimizi kutlama yaparak götürüyor.
Direniş, cennetten emin olmanın tesellisidir..
Bu babaların evlatları hangi duayı ediyorsa bin kere Amin diyoruz.
“ Eve dönüşü olmayan babalar
Gazzeyi bir gün elbet zafere ve Aksaya döndürecekler !!
📍Tayyip Erdoğan'ın "diktatör" olmadığını Berna Laçin örneği üzerinden anlatayım mı?
*
Kökeninde Polonya, Beyaz Rus ve Selanik izleri taşıyan ve "asker çocuğu" olarak dünyaya gelen Berna Laçin...
*
Kenter Tiyatrosu’ndaki ilk rolünde “körpe bir fahi��eyi” canlandırdı. Ertesi yıl, İBB'ye bağlı İstanbul Şehir Tiyatroları’na girdi ve üç ay sonra kadro aldı.
*
Recep Tayyip Erdoğan, 27 Mart 1994’te İBB Başkanı seçildiğinde, onu protesto için Şehir Tiyatroları’ndan istifa etti.
*
Gerekçesi ise; “Değişen yönetimin ardından, hayal ettiği oyunların oynanmaması”ydı. Hâlbuki Şehir Tiyatroları o yıl, halkın beğenisine sunduğu “yerli ve nitelikli” oyunlarla tam “379 bin” seyirciye ulaşarak rekor kırmıştı.
*
İstifanın ardından televizyon dünyasına adım attı. Metin Akpınar’la birlikte oynadığı bira reklamlarındaki “Aşkın” karakteriyle bir anda şöhret oldu. O kadar çok para kazandı ki; sanatçılar arasında, gelir vergisinde “dokuzuncu” oldu.
*
28 yaşına geldiğinde, “Tüm hedeflerimi elde ettim” dedi.
11 Şubat 1999 günü, MGD gecesinde, şarkıcı Ahmet Kaya’ya yapılan çatallı bıçaklı saldırı sonrası hep birlikte, bir Yahudi Halk Şarkısı’ndan uyarlanan “Memleketim” şarkısını söyleyen “nefret korosu”nun assolisti gibi en önde o vardı.
*
İşte böyle nefret dolu bir yapıya sahip olan Berna Laçin, yıllardır Tayyip Erdoğan'a istediği gibi muhalefet ediyor ve kimse ona "N'aber Berna" demiyor.
*
Şimdi de kalkmış akrabalarını AK Parti'ye karşı kışkırtıyor.
*
Böyle hoşgörülü bir lider "diktatör" olabilir mi?
Yıkıntıların arasında namaz kılan Filistinli kardeşlerimize bakın.Kahpeliğin elli kollu hali bir köpek, namaz sırasında kardeşimizi almaya çalışıyor. Kamerayı görünce Netanyahu’nun bezine doğru geri kaçıyor
İsrail bir devlet değildir
Haşerat bahçesidir.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’na ait olan 20 milyon kişilik hesaptan 15 dakika önce atılan twit Diktatoryal Algoritman sebebiyle sadece 15 bin kişiye gösterilmiş ve ‘alakasız gösterim mühendisliği’ yapıldığı için sadece 450 RT almış durumda! UTANMALISIN ELON MUSK! @elonmusk
Bir İsrailli asker, bir Filistinliyi cemaatle namaz kılarken dövmeye ve tutuklamaya çalıştı; ancak bir kameranın çekim yaptığını görünce hemen durdu.
Sosyal medyada onları ifşa etmek ve suçlarını yaymak son derece önemli.
İsrail’e karşı Filistin’i ve İsrail boykotunu savunanlara saldıran Kemalist karı “O videoyu bir yerde göreyim bak seni ne yapıyorum” diye tehdit ediyor.
Ne yapacağınızı biliyorsunuz:
HER YERDE PAYLAŞIYORUZ!
Adı soyadı ortaya çıkınca onu da PAYLAŞIYORUZ!
TUZAĞIN FARKINDA MISINIZ?
Bosch reklamlarında Almanya’da İngiltere’de Amerika’da Hırvatistan’da İspanya’da çocuk var, anne var hatta büyükanne ile büyükbaba var.
Ama ne ilginçtir ki Türkiye’de Bosch reklamlarında anne köpek annesi, çocuk köpek oluyor.
Tıpkı DW’nin fuhuş için Almanya’da “kötü” derken DW’nin Türkiye’de fuhuşu övmesi ve özendirmesi gibi.