bir yaştan sonra insan, neyin peşinde koştuğunu değil, nelerin arkasından koşmayı bıraktığını fark edince hafifliyor. o yorucu hevesleri, o bitmek bilmeyen haklı çıkma telaşlarını kapının ardında bıraktığında, kalbinde nihayet geniş bir yer açılıyor.
bir şeylerden kaçar gibisin. soluk soluğa ama hiçbir şey anlatmayacağına yemin etmiş gibi sakinsin. gitmek istediğin belli bir yer yok ama kalmak istemediğinden artık eminsin. sadece biraz olsun herkesin ve her şeyin susmasını istemişsin. kendini duyabilmek için.
•oğuz atay
bana nar alırsan akşama ayıklanmış nar yersin cümlesini çok seviyorum, sen bana nar alacak kadar beni düşünürsen ben bu düşüncenin devamında seni daha çok düşünür ve senin benim için aldığın narı senin için ayıklarım demek nereden baksak çok güzel
tesiri çok büyük bir ayet var muhakkak hepimiz aşinayız ama hatırlatmak isterim: "Rabbişrah lî sadrî ve yessir lî emrî. Vahlul ukdeten min lisânî. Yefkahû kavlî." Rabbim! Göğsüme ferahlık ver, gönlümü genişlet. İşimi bana kolaylaştır. Dilimdeki bağı çöz ki sözümü iyice anlasınlar