Üstelik eskiden İstanbul Yolu'nda Havaş ve Ankara Air vs durakları vardı. Ama şimdi Eryaman'dan havaalanına gitmek için metroyla Kızılay'a gidiyorsunuz, sonra havaalanına şehrin en kalabalık merkezinden otobüse sığmaya çalışıyorsunuz -tüm Ankara ile şansınıza yer bulursanız- 1 saatlik metro yolculuğunuzun üzerine 1 saat de Kızılay'dan Esenboğa'ya geçiyorsunuz. Havaalanına raylı sistem yok yapılacak hadi diyelim. Neden koca şehir havaalanına gitmek için Kızılay ya da Aşti'ye gitmek zorunda? Etimesgut civarındaki insanlara tesis edilen otobüsler neden kalktı? Geçen sene atıyorum uçağa 1500 verdiysem taksiyle Esenboğa'ya gitmem 1200 tutmuştu. Biz var olan ulaşım haklarımızı bile kaybediyoruz değil daha yenisi gelsin...
Bitiyor mu bitmez. Çoğu uçuşlar İstanbul aktarmasız da olmuyor. Yani gerçekten otobüse binip gitsen Ankara'da uçak kullanmaktan daha kolay... Koskoca başkentte neden İstanbul kadar hava trafiği ve uçuş yok?
Padişahın kızı kör olmuş.
"Dertsiz birinin gömleğini, kızın gözlerine sürün, gözleri açılır." demişler.
Koca memlekette derdi olmayan
bir insan bulmuşlar.
Onun da gömleği yokmuş...
Sadece hayvanları değil, dağları da, denizi de, yaşadıkları şehri de sevmiyorlar. Sevmedikleri her şeyi tüketerek, bozarak, yok ederek var olduklarını sanıyorlar.
Bir kere “it” demiyoruz.
Bu bir.
İkincisi, kedi veya köpek doğurduğumuzu düşünmüyoruz.
Onları evladımız gibi seviyoruz.
Neden mi ? Çünkü, sevebiliyoruz.
Evet böyle bir kapasitemiz var.
Tavsiye ederim, deneyin, severseniz insan olursunuz.
yılların alışkanlığıyla tencerede kalan yemeği küçük bi tencereye aktarıyordum ki bi mucize oldu ve beynim çalıştı, neden diye sordum kendime. neden???? buzdolabında yer var. tek tencere yıkamak varken niye 2 tencere yıkayayım? allah bu aydınlanmayı tüm ümmet-i muhammede versin.
Hakkını arayan insanların toplum tarafından yalnız bırakılması çok canımı sıkıyor. Her seferinde. Bugün işçiler, geçmişte ve yarında hayvanlar/ağaçlar, kadınlar, onuru zedelenmiş her bir canlının her seferinde yalnız bırakılması, kafaların çevrilip görmezden gelinmeleri çok vahim
İspanya, İtalya, Almanya vb. Avrupa ülkelerinin vize randevularını bot yazılımlarla kapatan sözde vize şirketleri:
Vatandaşın ücretsiz olan vize randevu hakkını 250 Euro’dan 400 Euro’ya kadar satıyor. Siz aylarca bekleyi, alamazken bunlar sizin hakkınızı pazarlıyorlar.
Kısaca: Bir karaborsa sistemi kurmuşlar.
Bu şirketlerden randevu almazsanız randevu bulmanız neredeyse imkânsız. Randevular saniyeler içinde tükeniyor.
Bu korsan vize şirketleri yılda milyonlarca dolar kazanıyor.
Avrupa Birliği yetkililerine bu hafta gönderdiğim delillerin ardından inceleme başlatıldığını söylediler.
Umarım bu video bir ihbar olarak kabul edilir ve Türkiye’de bu kişiler hakkında soruşturma başlatılır.
Yaptığım bu çalışmaların gündem olması ve devamı için beni takip edip, videolarımı paylaşabilirsiniz.
Daha geçen hafta millete yarış atı yedirmemişler gibi restoranlarda menünün kalorisini yazma zorunluluğu geliyormuş.
Önce ne eti olduğunu yazın.
Hatta sebzelerin gümrükten geri gönderilen sebzeler olup olmadığını da..
Gerisi işin süsü ve bize fazla lüks!
Pakistan ve Afganistan... İkisi de İslam devleti. Pakistan İslam Cumhuriyeti, Afganistan İslam Emirliği. İkisi de Sünni, ikisi de Hanefi... Ama ikisi de birbirlerini yeterince dindar olmamakla suçluyor. Bu nedenle savaşa başladılar. Birbirlerine Allahu Ekber diyerek saldırıyorlar. İkisine de başarılar diliyorum.
Marquez, Yüzyıllık Yalnızlık eserinde 150 sayfa boyunca uzunca betimlediği, her detayıyla en ince ayrıntısına dek anlattığı karakterini aniden; “Bir salı günü öldüğünde yağmur başladı” diyerek öldürür. Hayatın kendisi gibi. Ne kadar uzun yaşamış olursan ol aniden bitecek hikayen.
İftar programı hocaları, adeta 10. yüzyılda yeni Müslüman olmuş topluma akaid dersleri anlatıyorlar… Onları hemen herkes biliyor; siz 21. yüzyıl insanına, bu çağın sorunlarına nasıl bakıyorsunuz, birikmiş bunca sorunun, derdin devası var mıdır, onları anlatın…