Aklıyla Altınordulu, Atadan Sivassporlu, Yüreği Beşiktaşlı, Borsa ve Foreks Sever, Teknik/Temel Analiz Öğrencisi, Her Türlü Fanatikliğin Karşısında, Doğa Aşığı
Sergej Jakirovic: "Türk futbolunun çok büyük potansiyeli var. Yetenekli futbolcular var. Ancak sıkı çalışma eksik. Kayserispor'da çalışırken bunu fark ettim. Hep kolaya kaçmaya, kestirmeden gitmeye çalışıyorlar. Mesela Salı ve Çarşamba günleri zorlu bir antrenman olacağını biliyorlarsa, hep kaçınıyorlar. Sürekli kasları tutulmuş numarası yapıyorlar. Bize böyle söylüyorlardı. Türk futbolu, futbola yaklaşımını geliştirmeli. Sıkı çalışma yoksa yeteneğin de bir anlamı kalmaz. Yetenek sadece %5'tir. %95'i sıkı çalışma, bağlılık ve adanmışlıktır." (HT)
Savunma havacılık editörü Tolga Özbek:
▪️İspanya'nın elinde ihtiyacından çok daha fazla A400M nakliye uçağı var. Bu uçakların bir kısmını satmak istiyorlar.
▪️Malum, TCG ANADOLU'nun tasarımını aldık onlardan; bize çok ciddi katkıları oldu İspanya'nın.
▪️Sonra bizden HÜRJET aldılar. Belki bir miktar A400M'lerini onlardan alabiliriz.
▪️Bir de Brezilya'nın C390'ı var. 26 ton kargo taşıyor veya 80 yolcu, yahut 64 tam donanımlı paraşütçü. Özellikleri C130'un bir tık üzerinde.
▪️5 NATO ülkesinden sipariş aldılar. Güzel bir uçak. Türkiye açısından alternatif olabilir.
"Tonyukuk Anıtı'nda kazı yaparken en uzak Türkler'den bir grup geldi. Türkiye'den geldiğimizi ve bu anıtta Türk adının geçtiğini duyan kadınlar gidip o yazıta sarılarak ağladılar.
İşte Türk demek esasında budur, hissetmektir."
💬Prof. Dr. Ahmet Taşağıl
Sivaslı Ali Kemali Hoca Efendi... 1853 doğumlu. Milli Mücadele sırasında 67 yaşlarında. İşgalin ilk günlerinde, henüz Kuvayi Milliye tam teşekkül etmeden direnişe geçiyor. Konya'nın işgaline karşı halkı örgütlüyor.
Saltanatın gözünde tam bir çıban başı. Öyle ki Damat Ferit, direnişi ortadan kaldırmak için Konya'ya Heyet-i Nasiha, yani Akil Adamlar gönderiyor. Bilhassa Ali Kemali Hoca Efendi'yi direnişten alı koymak için talimat veriyor.
Tabi, Ali Kemali Hoca Efendi hamiyetli adam. Padişahın bir bildiği vardır demiyor. Namussuzluğa karşı ses yükseltiyor. Akil Adamların yüzüne direneceğini haykırıyor. Yetmiyor, saltanata mektup gönderip utanmazlıklarını yüzlerine vuruyor.
Mustafa Kemal Paşa'nın Karadeniz'de örgütlenmeye başlamasıyla, Ali Kemali Efendi de bu girişime katılıyor. Konya'da Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kuruluşunda yer alıyor. Mücadele yanlısı Öğüt Gazetesi'ni destekliyor.
Hal böyle olunca İngilizler talimat veriyor. Saltanat devreye giriyor. Cemiyeti ve gazeteyi kapatmaları isteniyor. Ama geri adım atmıyor Ali Kemali Hoca Efendi, "Dönersek kahpeyiz" diyor. Konya, Milli Mücadele'nin önemli bir üssü haline geliyor.
1920'de meclis açılınca ve Ankara ipleri eline almaya başlayınca asrın en büyük ihaneti yaşanıyor. Vahdettin, Ankara'yı çökertmek için milyonlarca lira harcayıp Halife Ordusu kuruyor. İzmit'ten Bolu'ya, Yozgat'tan Kayseri'ye ve Konya'ya kadar pek çok şehirde Ankara karşıtı isyanlar örgütlüyor. Yetmiyor, halkı kendi yanına çekebilmek için Ankara'yı ve destekçilerini bir fetva ile "dinsiz, hain, asi" ilan ettiriyor. Bu fetva Mustafa Sabri ve İskilipli Atıf yardımıyla Anadolu'nun pek çok yerinde Yunan-İngiliz uçaklarıyla dağıtılıyor.
İskilipli'nin sahte hocaları, Anadolu'nun her yerinde "Yunan ordusu Halife'nin müsaadesiyle gelmiştir" propagandası yaptırıp işgale direnmenin günah olduğunu dillendiriyor. Bu ihanet nedeniyle Anadolu'nun her yerinde isyan patlak veriyor. Saltanata bağlı gazeteciler "Yunanistan, Mustafa Kemal'in çapulcularını tepeleyecektir" diye zevke geliyor.
Bu isyanlardan biri de Konya'da cereyan ediyor. Saltanatın paralı köpekliğini yapan Delibaş Mehmet, Ekim 1920'de 500 adamıyla evvela Çumra'yı basıp işgal ediyor. "Padişahım çok yaşa" diyerek Konya'ya giriyor. İşgalci Yunan ordusunun Halife Ordusu olduğu propagandasını yapıyor. Delibaş'ın adamları, şehirde bulabildiği tüm Türk askerlerini katlediyor. Mustafa Kemal'e itaat eden herkesin dinden çıkacağını, karısıyla nikahının düşeceğini ilan ediyorlar.
İşte o gece, Sivaslı Ali Kemali Hoca Efendi'nin evini de basıyor asiler. Yaşlı adamı önce döve döve Delibaş'ın huzuruna çıkarıyorlar. "Halife düşmanı" diye yaftalıyorlar. Türlü hakaretler ediyorlar. Dipçiklerle dövüp yere seriyorlar.
Ali Kemali Hoca, yerde kan içinde "Ne yaptığınızı bilemeyecek kadar cahilsiniz. Ben sizi affettim, Allah da affetsin" diyerek son nefesini veriyor. Ama Delibaş'ın öfkesi geçmiyor. Ali Kemali Hoca'yı önce tamamen soyuyorlar. Konya sokaklarında çırılçıplak sürükleyip parçalıyorlar. Ardından hükümet konağının önüne bırakıyorlar.
Kuvayi Milliye kısa süre içerisinde asilerin hakkından geldi. Delibaş kuyruğunu götüne sokup kaçtı. Önce Fransızlara sığındı. Bir dönem Yunan Ordusu'nda görev yaptı. Bir sene sonra yeniden isyana girişse de layığını buldu. Kendi adamları tarafından telef edildi. Cesedini Konya'da hükümet konağının önüne bıraktılar. Tıpkı Ali Kemali Efendi'ye yaptığı gibi.
Sevr vs Lozan:
Sevr hazırlanırken Türk temsilcilere söz hakkı verilmedi.
Lozan hazırlanırken Türk temsilciler eşit düzeyde muamele gördü.
Sevr, işgalcilerin topraklarında imzalandı.
Lozan, tarafsız bir ülkede imzalandı.
Sevr'de Trakya sınırı Çatalca'dan geçer.
Lozan'da sınırlar Meriç-Karaağaç'a kadar uzanır.
Sevr'de İzmir çevresi Yunanlara, Antalya ve Konya civarı İtalyanlara, Çukurova ile Malatya-Mardin civarı Fransızlara bırakılır.
Lozan'da bu bölgelerin tamamı Türklerindir.
Sevr'de doğu Anadolu Büyük Ermenistan'a bırakılır.
Lozan'da doğu Anadolu Türklerindir.
Sevr'de Kürtlerin özerklik hakkı bulunur.
Lozan'da özerklik yoktur.
Sevr'de boğazlar silahlı güce sahip bağımsız uluslararası komisyon tarafından idare edilir.
Lozan'da boğazlar Türkiye'nin liderliğindeki komisyon tarafından idare edilir.
Sevr'de İstanbul yoktur. Constantinople vardır ve başkent olmak zorundadır. Osmanlı uslu durmazsa şehir Türklerin egemenliğinden alınabilecektir.
Lozan'da İstanbul vardır. Tüm egemenliği Türkiye'ye aittir.
Sevr'e göre Osmanlı ordusu en fazla 50 bin kişiden oluşabilir. Ordu, yabancılar tarafından denetlenecektir. Orduda uçak bulundurulması yasaklanmıştır.
Lozan'da ordudaki asker sayısı ve silah kısıtlamaları tamamen kaldırılmıştır.
Sevr'de kapitülasyonlar vardır.
Lozan'da kapitülasyonlar kaldırılmıştır.
Sevr'de savaş tazminatı vardır.
Lozan'da savaş tazminatı kaldırılmıştır.
Sevr'de kabotaj hakkı yoktur.
Lozan'da kabotaj hakkı vardır.
Şoray Uzun'dan İbretlik Çoban Hikayesi:
🔷 Çok zengin insanlarla da tanıştık, çok fabrikatörler bizi ağırladı.
🔷 Konya dolaylarında bir çobana adres sorduk biz.
🔷 Çoban bize "Aç mısınız?" dedi.
🔷 "Ya 6 kişiyiz yani, açız" dedim.
🔷 "Buyurun" dedi.
🔷 Bütün ekmekten daha ufak dörtte bir ekmek, kibrit kutusundan biraz daha büyük peynir, biraz domates...
🔷 Biz 6 kişi tıka basa doyduk mu?
🔷 Hayır.
🔷 Ama adam 6 kişiye dönüp "Aç mısınız?" diyor.
🔷 O kadar çok zengin gördüm ki hani 1 liranın hesabını yapan...
🔷 "Gerçek zengin kim?" derseniz, benim hayatımda tanıdığım en zengin adam o çoban.
🔷 Bunu unutamıyorum ben.
🔷 Evet, ona da bir alkış gönderelim.
1965 yılında Kıbrıs Olayları üzerine, Kayseri Yatılı Kız İlköğretmen Okulunda okuyan bir grup kız öğrencimizin, dönemin başbakanı Süleymân Demirel'e mektûbu... Her açıdan muhteşem bir mektûp... Eşsiz bir vatan sevgisi...
Burada ismi olan kızlar, bugün yaşıyorsa, 75-80 yaşında olmalılar... Yaşıyorlarsa ellerinden öperim, vefât etmişlerse de Allah rahmet eylesin.
60 yıllık obeziteyi mounjaro çözdü. reta olsaydı çok daha hızlı olurdu.
bu adam milyonlara sahip.
60 yıldır obezdi.
diyet yapacak imkânı mı yoktu?
spor yapacak zamanı mı yoktu?
dünyanın en iyi doktorlarına ulaşamıyor muydu?
hepsi vardı.
ama olmadı.
mounjaro dual agonist, glp-1 ve gip. reta triple, ekstra glukagon var. glukagon yağ dokusundan direkt yağ yakıyor, kas daha iyi korunuyor. faz 3'te 80 haftada yüzde 28 kilo kaybı çıktı, mounjaro'nun ortalamasından belirgin şekilde yüksek.
türkiye hala obeziteyi karakter kusuru gibi konuşuyor.
dünyanın geri kalanı metabolizmayı yeniden programlıyor.
tebrikler hocam.
bir sonraki nesil artık kendisiyle barışık olucak.
mounjaro bile bu kadar iş görüyorsa reta'nın çözeceği yer bambaşka.
📌Yeşil Burun Adaları'nın namağlup bir şekilde elenmesine çok üzüldüm.
Şu görüntüye bakın, Trabzonspor'un Cabo Verde'li futbolcusu maç sonu karısına ve çocuğuna sarılıp ağlıyor ve bunu 2 milyar kişi izliyor.
Adam ailesi ile beraber ülkesi için bir adım daha atamadığı için kahroluyor adeta.
Bizim eşekler ise özel uçakla yurda dönerken gülüyorlardı. Karıları da Beverly Hills'ten story paylaşıyordu.
Ne diyeyim. Trabzonspor Cabral'ı transfer ederek her şeyden önce karakterli, vatansever ve ahlaklı bir futbolcu almış.
Tüm Onurlu Cabo Verde halkına selam olsun. Namağlupsunuz. Benim gözümde Dünya şampiyonusunuz.
Allah Vatanını sevenlerle beraberdir.
Tebrik ederim, teşekkür ederim...
#CaboVerde #ARGvCPV #ARGCPV #FifaDünyaKupası #Cumartesi