@tahkiki_iman@KopekTehlikesi@aslihan_ercan Niye? Her gün yüzbinlerce koyun keçi tavuk öldürüyoruz hayta bir kısmını it yemi yapıyoruz it tapındığınız kutsal tanrılarınız mı.
@tipgenelmerkez Dünyada işçi partileri devrimciler komünistler solcular burjuva ya karşı halkı savunur. Tr de tam tersi, burjuva adeti köpek veslemeyi özendiren ucube solcular bunlar. Hangi gecekonduda içşi lojmanında köpek var, kim besleme yapıyor.
@sonceneviz Senin ben zihniyetini ......, ulan millete ülkeye reva gördüğün bu mu, siz nasıl bu kadar aşağılık olabiliyorsunuz, daha dün oldu.. daha binlercesi var bu vakaların.. ite tapan maynaklar
Başıboş sokak köpekleri için 'çözüm' çağrısı: 'Topluca itlaf edilmeliler'
Van’ın Saray ilçesinde 5 yaşındaki bir çocuğun başıboş sokak köpeklerinin saldırısında hayatını kaybetmesinin ardından, araştırmacı yazar Taha Kılınç sokak köpeklerinin topluca itlaf edilmesini savundu.
https://t.co/iDOMrKB81q
@memetsimsek@gibsosyalmedya@HmbSosyalMedya nın haberi var mı bu durumdan, sanmıyorum. belediyeler milayrlarca it bokuna yatırım yapıyor, devlet önüne gelene ceza kesiyor bunları finanse etmek için. Bu devlet yönetmek değil, devleti batırmak
Millî gelirimizi, köpekler yiyor!
📌 Dr.Abdullah Karadağ,
“Türkiye’de 8,6 milyon başıboş köpek olduğu tahmin ediliyor (DSÖ verilerine göre nüfusun %10’u).
Peki, tüm köpekler toplatılsa ne olur?
Sadece en düşük fiyatlı mama ve zorunlu kuduz aşısı hesabıyla:
· Yıllık mama maliyeti: 62,8 MİLYAR TL
· Yıllık kuduz aşısı: 4,3 MİLYAR TL
· TOPLAM YILLIK: 70 MİLYAR TL
Bu rakamın içinde personel, elektrik, su, barınak inşası, diğer aşılar YOK. Gerçek maliyet yıllık 100 milyar TL’yi aşar.
12 yıllık köpek ömrü boyunca sadece cari giderler: 820 MİLYAR TL.
Toplama, kısırlaştırma, çip takma gibi sabit giderlerle birlikte 1 TRİLYON TL’yi geçiyor.
Peki bu paranın ülkeye getirisi ne? SIFIR.
Köpeğin ne eti yenir, ne gübresi kullanılır, ne sütü olur. Tamamen çöp.
Aynı parayla her yıl şunları yapabiliriz:
648 bin süt ineği → 4,7 milyar litre süt → kişi başı 55 litre süt
648 bin et ineği → 160 milyon kg dana eti → kişi başı 2 kg et
56 milyon yumurta tavuğu → 17 milyar yumurta → kişi başı 120 yumurta
5,8 milyon küçükbaş → 98 milyon kg kuzu eti → kişi başı 1,15 kg kuzu
304 milyon et tavuğu → kişi başı 5 kg tavuk eti
Üstelik bu hayvancılık yatırımları, yıllık 60-95 milyar TL arasında GELİR getiriyor.
Köpekler ise sadece zarar.
Yöneticiler köpekçi teröründen korktuğu için bu çılgınlık sürüyor.
Artık sessiz çoğunluğun sesi duyulmalı. 70 milyar TL her yıl çöpe gitmesin.”
@Dr_Akaradag23
🔗https://t.co/WL9bap4zQI
Gökyüzünü çelik kubbe ile ören Türkiye Sokak köpeklerine karşı çaresiz kaldı! Savunmada destan yazdık, sokakta sınıfta kaldık
📌Savunma sanayiinde yerli jet motorlarından İHA ve SİHA teknolojilerine kadar küresel ölçekte bir başarı hikayesi yazan TÜRKİYE, sokaklardaki başıboş köpek sorununa henüz kalıcı bir çözüm üretemedi. Yerel yönetimler uzman...
#sokakköpekleri̇ #siniftakaldik #yürüyen
Ömer'in 300 koyunu var. Her yıl zarar etse bile beyanname verip vergi veriyor.
Berzan'ın 300 köpeği var. Her yıl bağışlar belediye destekleri milyonlar götürmesine rağmen hiç vergi vermiyor.
Ömer eve traktör ile dönüyor, Berzan eve 4x4 ile dönüyor.
#TürkiyedeHayvancılık
🔴 Taha Kılınç:
Çeteleşmiş saldırgan sokak köpekleri konusunda çok yazdım.
Hatta "Yine mi" dedirtecek kadar yazdım.
Ses çıkarırsak, bu kadar net ve halkın en az yüzde 80'inin çözülmesi noktasında müttefik olduğu böylesine bariz bir problemin halledileceğini umdum.
Ama sonra baktım ki mesele düşündüğümden derin.
Bir yanda "mama lobisi" olarak tanımlanan milyar dolarlık vurguncular, bir yanda "hayvan barınağı" inşası adı altında kamu malını israfta yarışanlar, bir yanda kendi korunaklı rezidanslarından sıradan vatandaşın yaşadığı gerçek acıları gör(e)meyenler, bir yanda tamamen saf duygularla karşımızdaki "biyolojik terör" faaliyetini fark etmeden hayvanseverlik yapanlar, bir yanda meselenin altını sözde islâmi delillerle doldurmaya çalışanlar…
Bu noktaya bir günde gelmedik elbette. İlk adımda, çarpık bir hayvanseverlik anlayışıyla, saldırgan
köpeklerin itlafı kanunla yasaklandı.
Ardından, doğası gereği yırtıcı olan bu hayvanlar, yine kanunla "can" olarak tanımlanıp koruma altına alındı.
Eş zamanlı olarak, İslâmî camianın birçok ünlü ismi "patili dost", "can dostlarımız", "Allah'ın dilsiz kulları" güzellemeleri yaparak kamuoyunu meseleye alıştırıp ısındırdı.
Dini açıdan mahzurlarını hiçe sayarak, kucaklarında köpeklerle pozlar verdi.
Tüm bunlar olurken yaylalardan meralara, çocuk parklarından okullara, hastanelerden restoranlara, her yer köpekle doldu.
Böylesine büyük bir problemin tek çözümü, doğasında yırtıcılık ve çeteleşme bulunan köpeklerin sokaklardan toplanarak kısa süre içinde topluca itlaf edilmesidir.
Aklın, mantığın, modern dünya standartlarının ve İslâm'ın, artık hangisini bağlayıcı görüyorsanız, öngördüğü çözüm budur.
İnsan eşref ve mükerrem bir varlıktır. İnsana zarar veren her canlı, zararsız hale getirilir.
Sivrisineğe nasıl acımıyorsak, köpeğe de acıyamayız. Köpek, kutsal ve dokunulmaz bir canlı türü değildir.
Peki, çözüm olabilecek mi? Uzun uzun yazdım, ama doğrusu zannetmiyorum.
Zira, problemi çözme iradesini elinde bulunduranların kafası karmakarışık ve meseleye maalesef insanın kıymeti zaviyesinden bakmıyorlar.
Hal böyle olunca, 21. yüzyılda çocuklarımızın köpekler tarafından parçalanmasını acı acı seyrediyoruz.
Köpek bokunun, doğayı endüstriyel atık kadar kirlettiği ortaya çıktı.
Belçika’daki Ghent Üniversitesi’nin yaptığı bilimsel araştırmaya göre, köpeklerin doğaya bıraktığı dışkıdaki azot ve fosfor miktarı, endüstriyel kaynaklı kirlilikle neredeyse aynı seviyede.
Bilim insanları, köpek dışkılarının toplanmaması durumunda doğal alanlara ciddi zarar verdiğini açıkladı.