Mahpusları çoğu zaman sadece bir araştırma nesnesi olarak gören akademiye ve akademik çalışmalara karşı bu tezi cezaevlerinde tutulan yoldaşlarımıza ithafen yazdım. En yakın zamanda hepsiyle kucaklaşmak dileği ile; varlıkları ve mücadeleleri herşeye layıktır.
IRKÇILIK VE KADIN DÜŞMANLIĞI MİZAH DEĞİLDİR
Rahmi Koç tarafından bir hastane açılışında dile getirilen ve kamuoyuna yansıyan ifadeler; kadınları ve Kürtleri aşağılayan, ayrımcı kalıp yargıları yeniden üreten niteliktedir.
Kadın düşmanlığının ve ırkçılığın "mizah" adı altında meşrulaştırılmasını kabul etmiyoruz. Özellikle Kürt kadınlarını hedef alan bu söylemler, toplumdaki eşitsizlikleri ve ayrımcılığı yeniden üretmektedir.
Toplumsal etkisi yüksek kişilerin kullandıkları dil konusunda sorumluluk taşıdıklarını hatırlatıyor; insan onuruna, eşitliğe ve ayrımcılık yasağına aykırı bu ifadeleri kınıyoruz.
İSTANBUL BAROSU
Hiçbir sermaye gücü ve eril iktidar odağı Kürt kadınlarının onurunu hedef alamaz.
Kadınlara yönelik bu aşağılamayı "mizah", ırkçılığı ise "şaka" diye sunan zihniyete karşı yaşamın her alanında örgütlü mücadelemizi büyüteceğiz.
#RahmiKoçÖzürDile
İzmir’de bir hastane açılışında, mizah kisvesi altında Kürt kadınların dilini, kimliğini ve bedenini hedef alan cinsiyetçi söylemler, erkek egemen iktidarın ayrımcı politikalarının bir sonucudur.
İktidar ve sermayenin Kürt düşmanlığının, kadın düşmanlığı üzerinden nasıl beslendiğinin bir göstergesidir.
Irkçılığın ve cinsiyetçiliğin mizah adı altında meşrulaştırılmasına asla izin vermeyeceğiz. Haddinizi bilin!
#RahmiKoçÖzürDile
KADIN DÜŞMANI, IRKÇI VE AYRIMCI SÖYLEMLER MİZAH DEĞİLDİR!
Rahmi Koç’un bir hastane açılışında ‘fıkra’ olarak anlattığı kadın düşmanı ve ırkçı söylemler kabul edilemez.
"Dünyadaki hiçbir kurtuluş hareketi ya da siyasi yapı, muhatabıyla müzakere yürüttüğü için “işbirlikçi” olarak adlandırılmamıştır. Bu saçma yaklaşım maalesef bizim coğrafyamıza özgüdür. Bilinçaltında Kürtleri eşit birer siyasi özne olarak görmeyen üstenci bir yaklaşımla doğrudan ilişkilidir."
🖊️İdris Baluken yazdı:
Sığ ezberler ve demokratik siyaset
"Demirtaş’ın o mağrur gülümsemesinin soğuk bir hücre köşesinden dışarıya gönderilmesini sağlayan tarihsel süreci hatırlamak elzemdir. Onu ve binlerce yoldaşımızı orada tutan zemin, zamanında sergilenen o meşhur 'Anayasaya aykırı ama evet' tavrıdır"
https://t.co/qBZ6jUrPsT
“Cezaevindeyken arkadaşlar bana söyledi.Sen çıktığında demeç falan verdiğinde ben üzgünüm deme.Çünkü sevinçli ol dediler. Hani sen üzgün olursan biz de üzgün oluruz dediler.Fakat öyle de olsa yani arkadaşlar hakkında ben üzgünüm demiyorum ama hüzünlüyüm yani diyeyim.Bir yanım hüzün,bir yanım da sevinçlidir.”Yoldaşlık💜
🔴31 yıl sonra tahliye edilen Erhan Kaya: "Süreç umarım başarıya ulaşır. Bütün arkadaşların özgür olduğu bir ortamda buluşursak, o zaman hepimiz için, halkımız ve halklar için özgürlük bayramı olur"
📌"Elimizden geldiğince dışarıdan kopmamaya çalıştık. Zaten ister içeride olalım ister dışarıda, önemli olan o yaşamı anlamlandırabilmek, özgürlüğün de bu yoldan geçtiğine inanıyoruz"
https://t.co/fFPrOnIZSX
Cumhuriyet Halk Partisinin 38. Seçimli Olağan Kurultayının iptali konulu davada, ilk derece mahkemesinin ret kararının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından kaldırılarak Kurultayın iptaline karar verilmesine ilişkin kararın yetkisiz yargı mercince verilmesi anayasaya ve hukukun temel ilkelerine aykırıdır.
Siyasi partilerde, partililer ve özelde delegelerin iradesi ile seçimin demokrasinin gereği olmasına rağmen konunun yargı konusu haline getirilmesi, CHP’nin daha sonraki süreçte 3 defa daha kurultay yapmış olması ve demokratik iradenin ortaya çıkmış olmasına rağmen bu iradenin tanınmaması ise anti demokratik bir müdahaledir.
Anayasa’ya ve evrensel hukuk ilkelerine aykırı olduğu gibi demokratik yaşama ve hukuka müdahale niteliği taşıyan bu kararlarla demokratik siyaset alanını dizayn etme amacı taşıyan bu yaklaşım derhal terk edilmelidir.
📌 Birkaç fotoğraf
▪️ Kafamın içinde bir parantez, sen ona sığamazsın, biliyorum. Sen iki defa hapishaneye girdin, ben senden daha çok. İki defa görüşüme geldin, ben hiç gelemedim çünkü sen bir şehrin bir hapishanesinde, ben başka bir şehrin bir hapishanesindeydim
🖊 Ahmet Güneş
https://t.co/ev43QntLC7
Bugün bir süre de tutuklu kaldığım dosyadan 4 yıl 2 ay hapis cezası verildi. Mahkemede de söyledim yine diyeyim; yaptığım her haberin, söylediğim her sözün arkasındayım. Hakikati verilen cezalar ile örtemezsiniz.
Gazetecilik suç değil; bu ülkeyi, bu halkları birbirine düşman etmek, saldırmak, tutuklamak, doğasını yağmalak, cezaevlerinde insanlık dışı uygulamalar yapmak, bir insanı en temel hakkı olan iletişimini kesip tecrit uygulamak, halkların iradesini gasp etmek, tacizi, tecavüzü cezasız bırakmak suçtur ve buna karşı durmaya, haberini yapmaya, HAKİKAT için bedel veren arkadaşlarımızın izinden gitmeye devam edeceğiz!
Çünkü bizim sonunun muhteşem olacağını bildiğimiz bir HAKİKAT inancımız var!
Bedeni yakılan Afgan işçinin eşi Qamer Nourtani ile konuştuk:
📌Saçlarım döküldü, baş etmeye çalışıyoruz
📌Eşim iyi bir babaydı. Mezarını kendi imkanımla yaptırdım
📌Temizlik, bulaşık işinde çalışıyorum
📌Çocuğumun protez bacağını hala yaptıramadık.
https://t.co/iWZilv2sgp
🔴 Dersim 38’de zorla kaybedilen Sakine ve Şemsi’nin izinde 88 yıl, dört gedik
📌 Karakoç ailesinin mücadelesi, hakikatin ve adaletin önüne örülen ve muhafazası yargıya bırakılan kalın cezasızlık duvarında 88 yılda yalnızca dört gedik açabildi. Bu zor yolda hakikate ulaşmak ve adaleti sağlamak bir yana, Erdal Bey ve ailesinin arayışına şimdi Ahmet Bey ve ailesi katıldı; cevabını aradığımız ilk soru olan “Sakine ve Şemsi nerede?” sorusuna, “Gülter ve Gülseren Hanım kim?” eklendi. Ve ülkede benzer soruların sahibi binler var
✍️ Ayşe Bingöl Demir ve Dr. Saniye Karakaş'ın yazısı...
https://t.co/4MjxzBl1e6
Kolektif bir adalet arayışını sağlamak için bireysel çabaların önemi de hep çok değerli ve gerekli olmuştur.
@Freemazlumicli hesabı da bunlardan biri, onu takip etmek ve büyütmek de hepimize düşer🙏🏼
Bugün şampiyonluk sevincini yaşarken, kalbimizin bir köşesinde derin bir özlem var.
Barışa, insana ve umuda dair sözleriyle hafızalarımıza kazınan Sırrı Süreyya Önder’i saygı, rahmet ve özlemle anıyoruz.
Bu şampiyonluğu; inandığı değerler, hayalini kurduğu barış ve mücadele ettiği güzel yarınlara ithaf ediyoruz.
💚❤️
Îro em kêfxweşiya şampiyoniyê dijîn, lê di quncikekî dilê me de hesreteke kûr heye.
Em Sırrı Süreyya Önder ê ku bi gotinên xwe yên li ser aştî, mirov û hêviyê di hişê me de hatiye neqişandin, bi rêzdarî, dilovanî û hesret bi bîr tînin.
Em vê şampiyoniyê; diyarî nirxên ku wî bawerî pê dianî, aştiya ku wî xeyala wê dikir û pêşerojên xweş ên ku wî ji bo wan têkoşîn dida, dikin.
Uğradığı birçok ırkçı saldırıya rağmen Süper Lig’e yükselmeye hak kazanan Amedspor’u tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyoruz.
Pîroz be Amedspor!
#Amedspor
Hevseroka Şaxa me Prz. Ayşe Özdemir, di hevpeyvîna xwe ya bi Azadiya Welat re; bal kişand ser biryarên DMME’yê, krîza hiqûqî û pêvajoyên demokratîkbûnê.
Özdemir, di nirxandina xwe de girîngiya vê mijarê destnîşan kir.
"Pirsgirêka dadê, di eslê xwe de pirsgirêka demokrasiyê ye. Heta ku pîvanên hiqûqa navneteweyî neyên bicîhanîn û pergaleke demokratîk neyê avakirin, krîza di qada dadê de dê berdewam bike."