İsrail askerlerinin Sumud Filosu'ndan alıkoyduğu Alman aktivist, yaşadığı zulmü anlattı:
''Beni her gün dövdüler. Yiyecek ve içecek vermediler. Temizlenmek için mendilimiz bile yoktu.
Ben bir Alman vatandaşıyım. Filistin halkına nasıl davrandıklarını hayal bile etmek istemiyorum.''
Hocalı Soykırımını itiraf etti.
Gürcü blog yazarı ile Ermeni General Levon Minasyan arasındaki konuşmalar kan dondurdu.
▪Hocalı’da bulundunuz mu?
▪Levon Minasyan: "Hocalı benim elimin eseri. Sayısız Azerbaycan Türkü kestim. Kaç tanesini katlettiğimi ben bile hatırlamıyorum. Azerbaycanlılar şu an beni arıyor. Sen şu an bir general ile konuşmanın ayrıcalığını yaşıyorsun…"
Azerbaycan'ın ilgili kişi hakkında hukuki işlem başlatmıştı.
Not: Generalin sarhoş olduğu ve oturduğu evi pislik götürdüğü görülüyor.
Hocalı Soykırımı, Karabağ Savaşı sırasında 26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında yaşanan ve sivillerin Ermenistan'a bağlı kuvvetler tarafından toplu şekilde öldürülmesi olayıdır. Hocalı'da kadın, çocuk ve yaşlı 613 sivil katledilmiştir. Katliamdan 487 kişi ağır yaralı kurtuldu, Ermeni güçleri 1275 kişiyi esir aldı, bunların 150'sinden hala haber alınamadı.
Katliamın kurbanları arasında boynu vurularak, yakılarak katledilenlerin yanı sıra karnı süngülenen hamile kadınlar da var.
#XocalıSoyqırımı #Xocalı #Hocalı
İskoçya'nın başkenti Edinburgh'un merkezinde düzenlenen etkinlikte, Gazze'de katledilen 6 yaşındaki Filistinli çocuk Hind Rajab'ın saldırıya uğrayan aracı sergilendi.
İsrail tankının ve askerlerinin Rajab ve ailesinin içinde bulunduğu araca 335 mermi sıktığı tespit edildi.
Along with Israel's constant bombing of Gaza, 97% of Gaza's livestock has been killed through the bombing, sniping, and looting of animals by Israeli forces.
ISRAELI OCCUPATION OF GAZA = NO PROPERTY RIGHTS = NO LIVESTOCK = STARVATION.
İran-İsfahan'ı hedef alan ABD/İsrail bombardımanlarında İsfahan'da Dünya Mirası Listesinde yer alan Selçuklu Veziri Nizamülmülk Kubbesi çöktü. Bu yapı İsfahan'daki en önemli Selçuklu devri yapısıydı. Kubbede ünlü Vezir Nizamülmülk'ün Kuşak Kitabeleri duruyordu
Dubai merkezli Al Habtoor Group’un kurucusu ve başkanı Orta Doğu’nun en etkili iş insanlarından biri olarak görülen BAE milyarderi Khalaf Ahmad Al Habtoor, Trump'a X’te açık bir mektup yayınladı. Mektup oldukça sert.
"Bölgemizi İran'la savaşa sürükleme yetkisini size kim verdi? Bölgemizi bir savaş alanına çevirme iznini size kim verdi?"
Al Habtoor önemli bir figür: milyarder, eski diplomat, Körfez'de açık sözlü bir siyasi ses. Konuştuğunda, BAE liderliği onu dinliyor.
Soruları şunlardı:
Bu sizin kararınız mıydı yoksa Netanyahu'nun baskısı mıydı?
* Ateş etmeden önce olası hasarları hesapladınız mı?
* Siz, Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerini kendi seçmedikleri bir tehlikenin merkezine yerleştirdiniz.
* "Barış Kurulu" girişimleriniz Körfez ülkeleri tarafından finanse edildi. Şimdi saldırıya uğruyoruz. O para nereye gitti?
* Savaş çıkmayacağına söz vermiştiniz. 7 ülkede operasyon yürüttünüz: Somali, Irak, Yemen, Nijerya, Suriye, İran, Venezuela
* Göreve geri döndüğünüz ilk yılda 658 hava saldırısı gerçekleşti = Biden'ın tüm görev süresi (ki siz bunu eleştirmiştiniz)
* Savaş operasyonlarının maliyeti 40-65 milyar dolar, toplam maliyeti ise muhtemelen 210 milyar doları bulacaktır.
* Onay oranınız 400 günde %9 düştü
Amerikalılara barış sözü verilmişti. Şimdi ise vergileriyle finanse edilen bir savaşla karşı karşıyalar.
En çarpıcı cümle: "Barış Kurulu girişiminizin mürekkebi kurumadan, tüm bölgeyi tehlikeye atan askeri bir tırmanışla karşı karşıya kaldık. Peki bu girişimler nereye gitti?"
Al Habtoor sıradan bir eleştirmen değil. O, kurulu düzenin bir parçası. Bağlantıları var. Birleşik Arap Emirlikleri elitleri Trump'ın karar alma süreçlerini alenen sorgulamaya başladığında, bu Amerika'nın en yakın Arap müttefiklerinin "biz buna razı olmadık" demesi anlamına geliyor.
Mektup şu cümleyle sona eriyor: "Gerçek liderlik, savaş kararlarıyla değil, bilgelikle, başkalarına saygıyla ve barışı sağlamaya yönelik çabalarla ölçülür."
Sayın Başkan,
kurumunuzda görev yapan mühendis-mimar-şehir plancısı-peyzaj mimarı-iç mimar ve tüm THS personeliniz başta olmak üzere çalışanlarınızın, saydığınız bu vizyon projelerimizde üstün emek harcadıklarının ve fedakarlık gösterdiklerinin sizin de dikkatinizden kaçmadığına eminiz.
Özveri ile mesleğini icra eden Teknik Hizmet Sınıfı personellerinize emeklerinin karşılığı olan gerek SDS gerekse toplu sözleşmede kazanılmış hakları olan ikramiyelerin güncel ekonomik şartlara uygun olarak güncelleneceğini üyelerimiz adına umuyor ve bekliyoruz.
Bu vesile ile diğer kariyer mesleklerin özlük haklarında yapılan iyiliştirmelerin esirgendiği Teknik Hizmet Sınıfının mağduriyetini gidermede de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı olarak öncü olmanızı diliyoruz.
OMG!
Jewish-American doctor recounts how Israeli soldiers took two Palestinian children, tied their hands behind their backs, and buried them alive.
"Their cries being muffled by the dirt as it was poured upon them while they were being buried alive."
These were children!