🇹🇷Diplomat/ Hariciye - ESBL'19 -
Alumni @IU_Siyasal / @iuiktisatedu -
International Law LLM at @TilburgU Law School - Jean Monnet Scholar @jeanmonnetbursu
Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde kenetlenen Türk Milletinin, istiklal iradesini tüm dünyaya ilan ettiği Büyük Taarruz Zaferi’nin 104. yıldönümünü gururla idrak ediyoruz.
Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, kahraman silah arkadaşlarını ve tüm şehitlerimizi sonsuz saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun!
Yunanistan Tarafından İlan Edilen Yenilenebilir Enerji Kaynakları Özel Mekansal Çerçevesi Hakkında:
Yunanistan tarafından Ege Denizi'ni de kapsayacak şekilde bugün (19 Ağustos) ilan edilen Yenilenebilir Enerji Kaynakları Özel Mekansal Çerçevesi, Yunanistan'ın diğer benzer girişimlerinde olduğu üzere, aidiyeti uluslararası antlaşmalarla Yunanistan'a devredilmemiş coğrafi formasyonlar dahil, iki ülke arasındaki birbiriyle bağlantılı Ege sorunları bağlamında ülkemiz açısından herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacaktır.
Geçmişte çeşitli vesilelerle vurguladığımız gibi, bu ve benzeri girişimler Türkiye'nin Ege meselelerine ilişkin hukuki pozisyonunu etkilemeyecektir.
Ege Denizi ve Akdeniz gibi kapalı ya da yarı kapalı denizlerde tek taraflı tasarruflardan kaçınılması gerektiğini ve uluslararası deniz hukukunun söz konusu denizlerde kıyıdaş devletler arasında iş birliğini teşvik ettiğini hatırlatıyor, Türkiye'nin Ege Denizi'nin iki kıyıdaş devletinden biri olarak Yunanistan'la iş birliğine her zaman hazır olduğunun bir kez daha altını çiziyoruz.
Türkiye, 7 Aralık 2023 tarihli Dostane İlişkiler ve İyi Komşuluk Hakkında Atina Bildirgesi çerçevesinde, sorunların uluslararası hukuk, hakkaniyet ve iyi komşuluk temelinde çözümü için samimi ve kapsamlı bir yaklaşım benimsenmesi gerektiği yönündeki tutumunu muhafaza etmektedir.
Bölgemizde yaşanan gerilimleri fırsata çevirmeye çalışan, Kıbrıs’ı yeni askerî yapılanmaların ve jeopolitik hesapların parçası haline getirmek isteyen çevrelerin attığı her adımı dikkatle takip ediyoruz.
Burada yanlış hesap yapanlara şu gerçeği tekrar hatırlatıyorum:
Türkiye, tarih boyunca olduğu gibi, 52 sene önce olduğu gibi bugün de yarın da Kıbrıs Türkü kardeşlerini asla yalnız bırakmayacak, eski acıların yaşanmasına ne pahasına olursa olsun bir daha asla izin vermeyecektir.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin turizmde, yükseköğretimde, teknolojide ve dijital dönüşüm alanlarında bölgesinin öncü ülkelerinden biri haline gelmesi, bütün sektörleriyle kalkınması ve Doğu Akdeniz’de istikrar ile refahın merkezi olması için iş birliğimizi yıldan yıla güçlendiriyoruz.
Geçmişte Asrın Projesi ile Kıbrıs Türkü’nün su ihtiyacını nasıl kalıcı şekilde çözdüysek önümüzdeki dönemde denizin altından doğal gaz hattı başta olmak üzere farklı projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan:
"Türkiye; tarih boyunca olduğu gibi, 52 sene önce olduğu gibi, bugün de, yarın da Kıbrıs Türkü kardeşlerini yalnız asla bırakmayacak, eski acıların yaşanmasına ne pahasına olursa olsun bir daha asla izin vermeyecektir.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin turizmde, yükseköğretimde, teknolojide ve dijital dönüşüm alanlarında bölgesinin öncü ülkelerinden biri hâline gelmesi, bütün sektörleriyle kalkınması ve Doğu Akdeniz'de istikrar ile refahın merkezi olması için iş birliğimizi yıldan yıla güçlendiriyoruz.
Geçmişte Asrın Projesi ile Kıbrıs Türkünün su ihtiyacını nasıl kalıcı şekilde çözdüysek; önümüzdeki dönemde denizin altından doğalgaz hattı başta olmak üzere, farklı projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz."
BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Adası’nda Liderlerle Gerçekleştirdiği Üçlü Görüşmenin Ardından Yaptığı Açıklama Hakkında:
BM Genel Sekreteri António Guterres’in, görevinin başından bu yana Kıbrıs meselesiyle ilgili ortaya koyduğu çabaları takdirle karşılıyoruz.
Ada’daki iki taraf arasında çözüme yönelik ortak zeminin halen mevcut olmadığı bu dönemde, Genel Sekreter Guterres’in 2025 yılında başlattığı süreç kapsamında önemli iş birliği alanlarında ilerleme sağlanmasına odaklanılmasının, güvenin inşasına hizmet edeceğine inanıyoruz.
Diğer taraftan, Kıbrıs Rum tarafının uzlaşmaz tutumu değişmedikçe ve bölge güvenliğini de olumsuz etkileyen eylemleri sona ermedikçe çözüm perspektifinin somutlaşmayacağını bir kez daha vurguluyoruz.
On yıllar boyunca denenmiş ve tükenmiş çözüm modellerinin geçmişte kaldığına bu vesileyle bir kez daha dikkat çekiyoruz.
Anavatan ve Garantör devlet olarak, Kıbrıs meselesinin adil, kapsamlı ve sürdürülebilir çözümüne Ada’daki gerçekler esas alınarak, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü temelinde varılabileceğini yineliyoruz. Her zaman olduğu gibi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Kıbrıs Türk halkına desteğimizin tam olduğunu teyit ediyoruz.
Batı Trakya Türklerinin lideri ve hak mücadelelerinin unutulmaz ismi, Dostluk Eşitlik Barış Partisi’nin kurucusu Dr. Sadık Ahmet’i, vefatının 31. yıldönümünde rahmet ve saygı ile anıyoruz.
Dr. Sadık Ahmet’in uğruna fedakârca mücadele ettiği Batı Trakya Türk Azınlığı’nı desteklemeye ve meşru haklarına sahip çıkmaya devam edeceğiz.
Vatanımızın bağımsızlığını ve egemenliğini tescil eden Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş senedi Lozan Barış Antlaşması’nın 103. yıldönümü kutlu olsun!
Antlaşmaya ilişkin detaylı bilgiye erişmek için ⬇
https://t.co/QeJXQSZmiS
Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52’nci yıl dönümünde kahraman şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi şükranla yâd ediyorum.
Kıbrıs Türk halkının 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı en kalbî duygularımla tebrik ediyor, Kıbrıs Türkü kardeşlerime selamlarımı iletiyorum.
Ana vatan ve garantör ülke olarak Kıbrıs Türk halkını haklı mücadelesinde asla yalnız bırakmayacağız.
Kıbrıs Türk halkının özgürlüğünü, güvenliğini ve geleceğini güvence altına alan Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünü gurur ve coşkuyla kutluyoruz.
52 yıl önce bugün Türkiye, 1960 Garanti Antlaşması’ndan doğan hak ve yükümlülükleri doğrultusunda gerçekleştirdiği Kıbrıs Barış Harekatı'nda kahraman Mücahitlerimizle omuz omuza, yok olma tehdidiyle karşı karşıya kalmış olan Kıbrıslı Türk kardeşlerimizin can güvenliğini sağlamış; Ada’daki varlıklarını teminat altına almıştır.
Şanlı Türk Ordusu, Kıbrıs’ta yarım asrı aşkın süredir devam eden barış, huzur ve istikrarın da temelini atmıştır.
Bugün Kıbrıslı Türkler, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti çatısı altında özgür, onurlu ve güven içinde yaşamlarını sürdürmektedir.
Anavatan ve Garantör Türkiye, geçmişte olduğu gibi bundan sonra da Kıbrıs Türk halkının hak ve menfaatlerini kararlılıkla savunmaya devam edecektir.
Kıbrıs Barış Harekatı’nda şehit olan Mehmetçik ve Mücahitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, Gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz.
Kıbrıs Türk halkının özgürlük mücadelesini taçlandıran Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52. yıldönümünü gururla kutluyoruz!
Bundan tam 52 yıl önce Türkiye, 1960 Garanti Antlaşması’ndan kaynaklanan hak ve yükümlülükleri çerçevesinde harekete geçerek Kıbrıs Türkü’nün can güvenliğini ve Ada’daki varlığını teminat altına almıştır. Bugün Kıbrıs Türk halkı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin çatısı altında, özgürce dalgalanan bayrağının altında başı dik, huzur ve emniyet içinde yaşamaktadır.
Anavatan ve Garantör Türkiye, dün olduğu gibi bugün ve gelecekte de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin menfaatlerini korumaya, Kıbrıslı Türklerin özden gelen hakkı olan egemen eşitlik ve eşit uluslararası statülerinin tanınması için tüm gücüyle çalışmaya devam edecektir.
Kıbrıs’ta barışı tesis eden, milli davamız uğruna gözünü kırpmadan şehadet mertebesine erişen Mehmetçiklerimizi ve Mücahitlerimizi rahmetle anıyor; Gazilerimize minnetlerimizi sunuyoruz.
“Had Türkiye not intervened, I would not have only proclaimed Enosis, I would have annihilated the Turks of Cyprus.” - Nikos Sampson, 1981
The Greek junta made him president of Cyprus on 15 July 1974.
Five days later, Türkiye responded.
Rum terör örgütü EOKA’nın Kıbrıs Türkü’ne yönelik katliamları öylesine acımasızdı ki, küçük çocukların bile vahşice öldürüldüğünü gören Birleşmiş Milletlerin o dönemki en yüksek rütbeli askeri bile “Ben daha önce böyle bir vahşet görmedim” demişti.
Rum vahşetini anlatan videomuzun bu bölümünde Rum teröristlerin okul çağındaki soydaşlarımızı nasıl toplu halde katlettiklerini şahitlerin anlatımıyla yayınlıyoruz.
Kıbrıs Türkü’ne yapılanları unutmayacağız, unutturmayacağız! 🇹🇷
#MillîSavunmaBakanlığı
Avrupa Birliği Tarafından 15 Temmuz 2026 Tarihinde Yayımlanan “Ortak Anlayış” Belgesi Hakkında:
Avrupa Birliği (AB) tarafından 15 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan “Ortak Anlayış” belgesindeki ülkemize yönelik atıflar stratejik ve hakkaniyetli bir yaklaşımdan yoksundur.
Türkiye’nin adaylık statüsünü görmezden gelen belge, AB’nin ülkemizle ortak bir gelecek vizyonu geliştirmedeki yetersizliğini ortaya koymaktadır.
Bahse konu belgenin, Avrupalı Müttefiklerin NATO bünyesinde kayda değer ilave sorumluluklar üstlendikleri yeni dönemin temellerinin atıldığı ve Türkiye’nin vazgeçilmez rolünün teyit edildiği tarihi NATO Ankara Zirvesi akabinde, bu gerçeği gölgelemeye çalışan bir üslupla kaleme alındığı görülmektedir.
Belgede Doğu Akdeniz bağlamında dile getirilen asılsız iddialar, AB’nin ön yargılı ve çarpık bir anlayışın etkisinden kurtulamadığına işaret etmektedir.
Kıbrıs meselesi açısından ise çözümün, 2004 yılında Kıbrıs Türk tarafının kabul ettiği BM Kapsamlı Çözüm Planı’nı reddeden ve 2017 yılındaki Kıbrıs Konferansı’nda uzlaşmaz bir tutum benimseyerek sürecin sonuçsuz kalmasına sebebiyet veren Kıbrıs Rum tarafınca engellendiğini bir kez daha hatırlatırız.
AB’yi gerçekçi ve her iki tarafın menfaatlerine uygun bir vizyon ve söylem benimsemeye davet ediyoruz.
Avrupa Komisyonu Tarafından Yeniden Bir “Kıbrıs Özel Temsilcisi” Atanması Hakkında:
Avrupa Komisyonu tarafından yeniden bir “Kıbrıs Özel Temsilcisi” atanması kararını, geçmişteki benzer atamalarda olduğu gibi, Avrupa Birliği'nin (AB) iç meselesi olarak değerlendiriyoruz.
AB’nin, 2004 yılında BM Kapsamlı Çözüm Planı’nı reddetmesine rağmen Kıbrıs Rum tarafını AB üyeliğine kabul ederek Kıbrıs meselesi bağlamında tarafsızlığını yitirdiğini bir kez daha hatırlatıyoruz.
Nitekim Avrupa Parlamentosu başta olmak üzere AB kurumlarının, Kıbrıs meselesi konusundaki tümüyle yanlı yaklaşımının son dönemde perçinlenerek devam ettiğini gözlemliyoruz.
Avrupa Komisyonu tarafından yeni atanan yetkilinin, AB’nin bu tarafgir tutumunun değişmesi ve Kıbrıs meselesinin çözümünün ancak Ada’daki gerçekler temelinde, egemen eşit iki devlet arasında yürütülecek müzakerelerle sağlanabileceğinin artık idrak edilmesi yönünde çaba sarf etmesini bekliyoruz.
Launched in 2022 under the auspices of First Lady Emine Erdoğan, and now in its fifth year with the theme "The Heritage Table," Turkish Cuisine Week highlights the stories, memories, culture, traditions and accumulated knowledge woven into our shared culinary heritage.
This year's theme redefines Turkish cuisine not merely as a collection of dishes, but as a vibrant shared cultural heritage forged over centuries through migrations, rituals, the spirit of cooperation and deeply rooted table traditions.
A product of millennia of culture, tradition, social heritage, storytelling and profound experience, the Turkish cuisine continues to share its rich and unique journey with the world.
This year's selection consists of dishes that reflect both cultural richness and culinary mastery.
5’inci Antalya Diplomasi Forumu’nu yoğun, nitelikli ve verimli bir mesainin ardından bugün başarıyla tamamladık.
Dünyanın dört bir yanından katılımcılara görüşlerini istişare etme imkanı sunan ve uluslararası gündemi şekillendirecek kritik toplantılara ev sahipliği yaptık.
Geniş bir coğrafyadan gelen temsilciler, küresel ve bölgesel meselelere ilişkin perspektiflerini bir kez daha diplomasinin merkezine taşıdılar. Oturumlarımızda, bölgesel krizlerin ancak o coğrafyanın kendi dinamikleriyle ve bölgesel aktörlerin etkin katılımıyla çözüme kavuşturulabileceği görüşü belirgin biçimde öne çıktı. Başka mecralarda çoğu zaman geri planda kalan ya da hiç dile getirilemeyen konuların da sahici biçimde konuşulmasına alan açıldı.
Belirsizliklerin ve çoklu krizlerin uluslararası sistemin baskın karakteri haline geldiği, diyaloğun yerini kutuplaşmanın almaya başladığı böylesine çetin bir dönemde Antalya Diplomasi Forumu, dünyada eşine az rastlanır bir umut, diyalog ve çözüm zemini haline gelmiştir.
Barış ve huzuru küresel ölçekte hakim kılmak için tüm kulvarlarda kararlılıkla çalışmaya, kritik başlıklarda güven inşa etmeye, tarafları birbirine yaklaştırmaya ve gerektiğinde ara buluculuk rolü üstlenmeye aynı azimle devam edeceğiz.
Türkiye'nin diplomasi alanındaki bu çekim gücü, önümüzdeki dönemde de artan bir ivmeyle büyüyecektir. #ADF2026’nın hayata geçirilmesine katkı sağlayan tüm Hariciye teşkilatımıza teşekkür ediyorum.