Arkadaşlar ben bir hisse alırken genelde baktığım şey şudur bu tahtacı bu hisseyi kaç maliyetle toplamıştır, hisse ne kadar yükselmis bazıları çarpı 4 çarpı 5 yapmışken bir yılda ben gidip böle hisseler de risk almıyorum çünkü 2 tl den 10 TL ye gitmiş 10 TL den belki 20 tl olur+
Kalede Mert Gunok
sol bek Brown
sol stoper Ake
sağ stoper Skriniar
sağ bek mert müldür
On libero kante
on libero guendouzi
sağ açık Greenwood
sol açık kerem akturk
forvet arkası talisca
forvet lukaku
semedo yolladım
fred yolladım
Ederson yolladım
diego Carlos şut
cheriff kalsın
Birileri polislere mesai doluluğu kavramını anlatmalı.Radar kuran ya da olay olmayınca karakolda 12 saat oturan polis ile okulda etkin bir şekilde 6 saat sürekli ders anlatan bir öğretmen aynı çalışmış olmuyor.Öğretmenin 40 dakikası ile diğer meslekleri 40 dakikası aynı değil..!
@Yusuf__Tekin yönetmelk böyle dio bende böyle istiyorum dio Türkiyede bizim kadar detaylı evrak yapan yoktur,o zaman yönetmelğe göreyse herşey sizden ricam gelin bizim okulda müdürümüzn amiri kimse 8 17 okulda mı bekliyr diye teftiş edin biz karışmzmisz amiri gelsn başnda dursun @Yusuf__Tekin
@Yusuf__Tekin yönetmelik atıyor buna göre yapacaksınız diyor ona göre yapıyoruz gelecek sene için birşey yazamazsin ya tayini çıkarsa okuldan birinin dio seneye şunu daha iyi yapsak die yazıyoruz o da olmaz diyor biz bu adamların egosunu tatmin edene kadar rezil mi olacağız @Yusuf__Tekin Adana
Yeter artık bıktık usandık egosunu tatmin etmek için idareci olmuş kişilere öğretmenlri yedirtmeyin kendisi 8 17 çalışması gerekirken kafasına göre gelir gider benim amirim değilsiniz der bizden evrakın her türlüsünü ister emir verir ne ya bu yeter ya @Yusuf__Tekin bıktım bakanım
Sayin bakanım @Yusuf__Tekin idareciler okullar da bulunması gereken saatte bulunmaz,egosunu tatmin etmek için evrak hazırlayın der hazırlarız beğenmez yeniden hazırla der biz öğretmenler olarak idareciyi mutlu etmeye egosunu tatmin etmeye mi çalışacağız yoksa işimizi mı yapacağız
Ümit Özdağ'ın Yavuz Ağıralioğlu sözleri:
• Suriyeliler hakkında da biraz konuş dedim, ‘benim Suriyelilerle sorunum yok ki, gelsinler mutlu oluyorum’ demişti.
• “PKK müslüman olsun, görüşelim” de demişti. Ne bekliyorsun PKK’nın müslüman olmasını, bölücü Kürtçü müslüman örgütler de var.
• Git HÜDA-PAR’la can ciğer ol diyeceğim de belki de öyledir zaten.
Dünden itibaren Galatasaraylı bir taraftarın ve kızının yaşadığı bir olayın haberlerini takip ediyoruz.
Yaşananlar için üzgünüz, geçmiş olsun diyoruz.
Ancak bu konuyu Fenerbahçe ile bağdaştıran mesnetsizliğe ve tüm yazılanlara karşı hukuki süreçleri başlatacağız.
Kimse kimseyi haksız sebepsiz yere suçlayamaz.
NEDEN AGRESİFLER
Yıllardır ilmek ilmek işlenen ve toplum hafızasında yer eden bazı algılar vardır. Bunları inşaa etmek zordur ama yıkılmaları uzun sürmez. Örnek vermeye gerek var mı bilmiyorum ama şunun bilinmesi gerekir ki hepsi Galatasaray'ı sempatik, mağdur ve mağrur göstermeye çalışırken Fenerbahçe’yi tam tersi antipatik göstermeye çalışıyordur.
Yıllar boyu Fenerbahçe zengin, küstah, mafya babası başkana sahip; oyuncu değirmeni bir takım iken, Galatasaray Türk futbolunu Avrupa’da temsil eden, Türk futbolu gelişsin diye çabalayan fakir ama gururlu bir takım olarak lanse edildi.
Gözlerinizden yaş, burnunuzdan sümük akıyorsa bu taklaya siz de gelmişsiniz demektir.
Bu algılar medyayı ele geçiren malum yapı tarafından incelikle işlendi. Bu yapılırken Fenerbahçe’nin kollandığı algısı da yerleştirilmeye çalışıldı.
‘’Bu sene Fenerbahçe’yi şampiyon yapacaklar!’’
Hakem hataları Fenerbahçe lehine yapıldığında bunu bütün hafta işleyen medya Galatasaray lehine yapılan skandal yanlışları bile bir iki gün içinde hasıraltı etmeyi başarıyordu. Ör; ofsaytımsı!
‘Fenerbahçe hakemi de yenmeli’ korosunun amacı Fenerbahçe taraftarının gücünü kendi takımına yönlendirmekti ve bunda kendilerinin de beklemediği şekilde inanılmaz bir başarı sağlandı.
Bir yandan, hakemler tarafından doğransa bile kendi takımını ve yönetimini topa tutan nobran bir taraftar profili oluşturulmuş, öbür yandan bütün kamuoyunda ‘katli vacip’ bir Fenerbahçe kimliği hafızalara kazınmış. Bundan iyisi Pensilvanya’da kayısı!
3 Temmuz’da ve otobüsü kurşunlandığında yalnız bırakılan, ötekileştirilmiş bir camia olduğunu, ‘Fenerli medya’ safsatasının şehir efsanesinden ibaret olduğunu Fenerbahçeliler geç de olsa anladı.
Kurulu düzenin sac ayakları nasıl işliyor, objektif görünümler altında medya tetiköileri insanları nasıl zehirliyorlar yavaş yavaş farkedildi.
Kamuoyu desteğini sakın hafife almayın. O destekle istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz. Teröristleri kahraman, kahramanları ise terörist gibi lanse etmenin en etkili yolu medya sayesinde kamuoyu yaratmaktır.
İşte malum yapı ya da ‘klikler’ toplumu dizayn etmek isterlerken bu projenin futbol ayağında bir büyük camiayı diğerine kırdırarak kendi taraftarını konsolide etmenin yolunu buldu.
Kandırılmış insanı kandırıldığına ikna etmek, onu kandırmaktan zordur demişti bir dost. Herkes bunca okumuş adamın nasıl bir sümüklünün peşinden gittiğine şaşırıyor ama buna şaşıranların çoğu Galatasaray taraftarı olunca, eğitim seviyesi ne olursa olsun futbolda dönen dolapları görmemek için kafasını kuma gömüyor. Neyse bu başka bir günün konusu olsun. Gelelim kırılan aynaya..
Son iki sene ne oldu?
Ligi bitirtmeyiz çıkışından sonra 30 yılda binbir emeklerle oluşturulmuş ‘sempati’ makyajının bir kısmı dökülmüş oldu. Bu tehdidin lige yansıması ve ofsaytımsı skandalına varan kollanmalara sebep olması makyajın dökülme hızını arttıran etmenler oldular.
Federasyon başkanının bütün uygulamalarda Galatasaray’ı kayırması, İcardi’nin hakaretini, tribünlerin bir ağızdan Lale Orta’ya küfürlerini görmezden gelmesi; Galatasaray’ı hem saha içinde hem saha dışında dokunulmaz yapması ve sonunda şampiyonluk kutlamasında orada kalıp kutlamanın bir parçası olması geçen seneden kalma heybedeki taşlardı.
Bu sene buna bahis mafyasının karışması, yapılan transfer usulsüzlüklerinde Yusuf Günay jokerinin devreye girmesi kamuoyunda infial yarattı. Bu artık şımarıklık kelimesiyle açıklanmayacak kadar ciddi bir durumdu.
Sonra Fatih Terim fonu patladı. Yıllardır yediği bütün haltlar ve yaptığı terbiyesizlikler medya tarafından eleştirilmeyen; sahaların tatlı cadısı olarak başlayan kariyerinde imparator ünvanı verilen; milli takımı prim, kaos ve skandallar çiftliğine çeviren Terim’in ne kadar paragöz olduğu ortaya çıktı. Şöyle ki vergisiz kazanç elde etmek için nüfuzunu kullanan bu şahsın yıllardır bize lanse edilen milliyetçi kimliğinin, ülkesine vergi ödemeden haksız kazanç elde etmeye çalışan bir kartondan ibaret olması 30 yıllık uykudan uyanılmasını, kamuoyunda milli takım ile özdeşleştirilen Galatasaray ve kahramanlarının ucuz bir romandan ibaret oldukları ortaya çıktı.
Milli takımı ele geçirmeleri de Türk futbolundaki nüfuza sahip olmak için bir hamleydi. O alanı yerli oyuncuları transferde çok iyi kullandılar. Son örnek Emre Akbaba-Ali Dürüst olayıdır..
Şimdi neden agresifler biliyor musunuz? Bütün bu kamuoyu desteğini kaybediyorlar. Avrupa’da zayıf bir rakibe elenerek ligdeki durumlarının da sahte olduğunu, kayrıldıklarını kendi performanslarıyla ispat ettiler.
Geçen seneden başlayan Arda Güler efektinin sempatiyi Fenerbahçe tarafına geçirmesi, Jesus ile başlayan ve İsmail Kartal İle devam eden hem lig hem Avrupa’daki dominasyon saha içinde onları çaresizliğe iterken saha dışı olayları da alıştıklarının aksine cereyan etmeye başladı.
Eskiden hedef gösterdikleri oyuncu birkaç ay içinde Fenerbahçeliler tarafından tukaka ilan edilebiliyordu. Artık edilmiyor.
Ligin ikinci yarıları başlayan teknik direktör yeme çalışmaları da ellerinde patladı.
Objektif görünümlü sözde Fenerbahçe yorumcularına Fenerbahçeli taraftarlardan gelen tepkiler Fenerbahçe camiasının etrafında sağlam bir çember örmeye başladı. İşte bu birliktelik onları deli etti.
İlk defa bir kulübün ana sayfasından rakibin oynanan maçı ile ilgili ayrıntılı örneklemeler, hayal kırıklığı ve nefret dolu gönderiler okuduk. Kompleksli olduğu belli olan bir ergen ağzıyla yazılmış, ağzından tükürükler saçarak yapılan bu açıklamalar şirazelerinin kaydığının bir göstergesidir.
İki sezondur hakemlerin ve bütün kurulların pamuklara sarmaladığı, ligdeki takımların baştan kaybetmiş gibi hiç mücadele etmeden maç vermesine rağmen sadece 2 puan fark açmaları huzurlarını bozuyor.
Zafer ve yenilgi döngüsünde zombileşen, kaybedersek başkanın da kellesini alırız düşüncesiyle böbürlenen taraftarı nasıl teskin edeceklerini bilmiyorlar.
Bu söylediklerime bir sürü örnek ekleyebilirsiniz. Şüphesiz atladığım, unuttuğum bir sürü örnek vardır.
Neden agresif olduklarının en büyük sebebi artık bir inandırıcılıklarının olmaması. Siyasetin ve derin bürokrasinin desteğini sonuna kadar kullanırlarken radara yakalanmaları.
Kazanmak adına ne kadar çirkinleşebileceklerini göstermiş olmaları.
Kamuoyu desteğini ve en önemlisi kalplerde yalan dolandan oluşturdukları o milliyetçilik ve dincilik soslu sempatinin yok olması.
Agresifler çünkü bütün bunlarla elde ettikleri rantlar ve nüfuzların biteceğine inanmaya başlamaları.
Saygılar…
Sinan DEYUP
@sinan_deyup
Bilgilendirme
2023-2024 yapılanmasına devam edilen Futbol A Takımımızda, Futbolcumuz Bartuğ Elmaz sezon sonuna kadar EMS Yapı Sivasspor’a kiralanmıştır. Oyuncumuza ligin geri kalan bölümünde başarılar dileriz.
Kamuoyunun bilgisine sunarız.
Fenerbahçe Spor Kulübü