Deniz Göktaş’ın avukatı Metin Aslan ile konuştum. İki özel bilgi paylaştı…
Bir: Deniz tutuklama sonrası avukatlarına “neşemizi çalamayacaklar” demiş.
İki: Kendisiyle görüşen Kılıçdaroğlu’na “CHP’yi salın” demiş.
Sanırım siz oyun sektörü denilince 3-5 göbekli sakallı adam oyun yapıyor, biz de onları oynuyoruz zannediyorsunuz. Ancak şu anda oyun sektörü, eğlence sektörleri içerisindeki en büyük sektör (dizi, film, müzik endüstrisinin toplam değerinden bile büyük).
Haliyle bu kadar büyük bir sektörde bahsettiğiniz yaş sınırlaması gibi basit düzenlemelerin yıllardır yürürlükte olduğunu tahmin edebilirsiniz.
Yine aynı şekilde ebeveyn kontrol araçları da bu platformlarda mevcut durumda.
SMS atmak gibi lokal ç��zümlerin teknik anlamda mantığı yok. Çünkü çok daha basit çözümler halihazırda var.
* "Oyun yazılımcıları dernek başkanı ben ve bir grup milletvekiline “Oyun çocukları en fazla asosyal ve içine kapanık olur” dedi. Ben de o çocuklar sonra felakete yol açıyor dedim” sustu."
Susmasının sebebi bu açıklamayı trajik bulmasıdır diye düşünüyorum. Zira farklı şekillerde yapılan bir ton bilimsel araştırma, bireylerin şiddete yönelmesiyle oyunların bir alakası olmadığını kanıtlandı. 100 milyonlarca insanın dünya genelinde oynadığı bir şeyden bahsediyoruz. Sizse o insanlar arasından biri vahşice bir şey yaptığında suçu oyuna atıyorsunuz. Bu aynı marka peynir yiyen 1 milyon kişiden biri vahşi davranış gösterince suçu peynir üreticisine atmak gibi garip bir şey.
Bu mantığına göre dünya tarinin en kanlı dönemi olan 2. Dünya Savaşı da oyunlar yüzünden gaza gelinip yapılmış olabilir. Ancak mevzunun politik olduğu aşikar. Ben şimdi çıkıp "politik kişiler insanları şiddete yöneltiyor" desem kulağa nasıl gelir? Bu örneği çoğaltabiliriz. "Arka Sokaklar izleyenler şiddete yöneliyor", "Fenerbahçe maçı izleyenler şiddete yöneliyor" "Meclis konuşması izleyenler şiddete yöneliyor" "Tiktok'ta 1 saat üstü takılanlar şiddete yöneliyor" bakın böyle sabaha kadar bir sürü uydurma örnekleme yaparım.
Oyun dediğiniz şey derya deniz, tıpkı filmler ve dizilerde olduğu gibi daha ağır dram konularını işleyen yapımlar var, daha çocuk dostu olan yapımlar var. Ve yaş etiketleriyle tıpkı film ve diziler gibi bunların sınırları çizilmiş durumda. Sizse burada bir genelleme yapıp tüm oyunlar kötüdüre getiriyorsunuz işi. Maalesef bu durum kulağa komik geliyor.
Eminim ki bugüne kadar başardıklarınızla olsun, bilgi birikiminizle olsun benim fersah fersah ötemde birisinizdir. Fakat üzülerek söylüyorum yazdıklarınızla oyun sektörüyle alakalı 5 yaşındaki bir çocuk kadar bilginiz olmadığı izlenimini ediniyorum.
Söylemlerinize itiraz edenlere de "oyun lobisi" falan gibi garip yakıştırmalar da bulunuyorsunuz. Düz birer insanız hepimiz. Maalesef lobi yapacak bir gücümüz yok. Bizim gücümüz ortak bir kültürü paylaşmamız. Ve bu kültürü yasaklamak isteyenlere karşı birlikte ses çıkarmamız.
Kısaca özetlemek gerekirse şöyle hayal edin: Tüm filmleri yasaklamak istiyormuş gibi hayal edin kendinizi. Çocukların hiçbiri çocuk filmi dahil hiçbir filmi, diziyi izleyemeyecekmiş gibi hayal edin. Yapmaya çalıştığınız şey bu.
Bunu yaparsanız Türkiye'nin çok büyük potansiyel gösterdiği bir üretim alanını elinden almış olacaksınız. Oyun sektörü sadece vakit geçirdiğimiz bir alan değil, milyar dolarlık bir sektör haline geldi. Ve her geçen gün güçlenmeye devam ediyor. Dünyada belki de en önde koşabileceğimiz nadir alanlardan biri oyun sektörü. O kadar ciddi bir üretim hacmi var. Potansiyeli var. Siz farkında olarak ya da olmadan burada da bizi dünyanın gerisine itmeye çalışıyorsunuz.
Oyun dışında kalan kısmında bahsettiğiniz şeylerin bir kısmı zaten bizim de yıllardır söylediğimiz şeyler. Çocuklara alan açmak, aileleri dijital dünya hakkında eğitmek, bunlara kimsenin bir itirazı yok. Aksine defalarca kez söylendi bu konu. Çünkü özellikle yaşça büyükler anlamadıkları şeylerden korkuyorlar. Halbuki gerekli bilgilendirmeyle aslında bu işin hiç de sanıldığı gibi olmadığını çok daha iyi anlayacaklar.
Eğtim amaçlı kullanılan oyunlarla tanışacaklar, çocuk gelişimine her yaşta katkı sağlayabilecek, analitik yeteneği arttıracak yapımları bilecekler. Tüm dünyanın bu oyunları nasıl kullandığını görecekler. Bizim de istediğimiz bu, bilimin ışığında ailelere bu konuyla ilgili eğitimler verilmesi.
Çocukları korumanın yolu onları tüm dünyadaki yaşıtlarının faydalandığı bir şeyden alıkoymak değil. Onları nasıl doğru kullanabileceklerini eğitim yolulya gösterebilmek.
İran'ın yakın zamanda herhangi bir ülkeyi işgal ettiğini, savaş başlattığını veya dünya kamuoyunda soykırımcı olarak anılacak işler yaptığını ben hatırlamıyorum. Ama bunlarla anılan bir ülke biliyorum: İsrail. Danimarka'dan toprak isteyen, Kanada'yı kendine bağlamak isteyen yayılmacı bir ABD olduğunu da görüyorum. İran rejimini ve yaptıklarını savunmamakla beraber, sizce Hitler'e Trump ve Netanyahu mu daha çok uyuyor yoksa İran rejimi mi? İran rejimi kendi içinde baskıcı, özgürlük karşıtı bir rejim. Diğerleri ise daha çok Hitler gibi davranıyor, yayılmacı ve işgalciler. Yoksa biz mi farklı bir dünyada yaşıyoruz?
Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcısı Asst. Prof. Bilge İmer hocamızın son kayyum ataması sonrası istifasına dair paylaştığı maili, kendisinin “istediğiniz sosyal medya mecrasında yayabilirsiniz ismimi vererek” ibaresine dayanarak olduğu gibi paylaşıyoruz.
Rektörlüğün tüm yasaklarına ve baskılarına karşı, kendi imkanlarımızla gerçekleştireceğimiz şenliğimizin duyurusudur! Devrimde olacak sembolik sahnemiz ve şenliğimizin geri kalan elementleriyle, direnişimizin bir parçası olacak şenliğimize tüm ODTÜ bileşenlerini davet ediyoruz🧡
Kullanmadığım ürünlerden kurtuluyorum Bir çok ürünü öğrencilere ücretsiz olarak göndereceğim 0,01TL'lik ürünler ücretsizdir
Öğrenci iseniz: Tweeti beğenin, RT edin siparis sırasında adres kısmına twitter adresinizi ekleyin çekiliş yapacağız
https://t.co/d8Bb9W5Mbl
Hayattalar, kurtarılmayı bekliyorlar
Bir arkadaşımdan mesaj geldi:
Adıyaman, Besni ilçesi, Hasan Tütün Mahallesi, Arı Apartmanı... İçerideki çocuktan asansör boşluğundayız hayattayız mesaj gelmiş ama ne gelen ne varmış ne de giden. Bekliyorlar. Emre Er, Hatice Er, Şaban Er.