Mersin Silifke’de şezlong kiralayan işletme çalışanı, halka açık alanda oturan vatandaşlardan plajı terk etmelerini isteyerek üzerlerine kum fırlattı;
🔹Kalk baba! Kalkacaksın bu kadar basit ilerle.
🔹Tamam, kalkacağız, sakin ol.
🔹3 dakikanız var.
Yine bir anne ve kız çocuğu, uyuşturucu ve kumar bağımlısı bir baba tarafından düzenli olarak şiddet görüyor. Evde henüz 3 aylık bir çocuk daha var, bu anne hamileyken de bu şiddete maruz kalıyor. Bu videodaki iğrenç adam, kadının annesine tehditlerle krediler çektiriyor, onları da hayat kadınlarıyla yiyor. Dilara’nın babası vefat ettiği için onu koruyup kollayacak kimsesi de yok… Boşanma davası açacak fakat şu süreçte maddi imkanı yok ve bu iğrenç insanın ailesi tarafından sürekli tehdit altında. Kadın yalnız ve kimsesiz. Dilara’yı yalnız ve kimsesiz bırakmayalım, sesini duyuralım…
Bugün bir arkadaşımın başına geldi.
Telefonla arayıp, "Bankadan arıyoruz. Eşinizin hesabına yanlışlıkla 85 bin TL gönderildi. Lütfen şu IBAN'a geri gönderin." dediler.
Hesabını kontrol etti. Gerçekten de 110 bin TL vardı.
Şüphelenip bankanın resmi müşteri hizmetlerinden aranmayı istedi. Kabul etmeyince bankaya gitti.
Meğer hesabına kredi kullandırılmış!
Eğer söylenen IBAN'a parayı gönderseydi, dolandırıcılar parayı alacak, kredi borcu ise onun üzerinde kalacaktı.
Hesabınıza beklemediğiniz bir para gelirse, sizi arayan kişilere değil, mutlaka bankanızın resmî kanallarına ulaşın.
Dikkatli olun, çevrenizi de uyarın.
Denizin dalgasının kıyıya vurduğu noktadan itibaren 50 metre içeriye kadar olan bölümü, yani kumsalı; hiç bir otel veya işletme şezlong, şemsiye, platform ve benzeri şeyler koyarak işgal edemez.
Bu bölüm, Anayasa ve Kıyı kanunu gereği, ücretsiz olarak tüm vatandaşların kullanımına açıktır.
İşletmeler, ancak bu bölümün dışında mülkiyetleri altındaki veya kiraladıkları alanda; duş alma yeri, şemsiye, şezlong, havlu vb denize girmek için gerekli eşya ve levazımatı bulundurabilir ve kiraya verebilirler.
Kamunun kullanımına açık 50 metrelik alanda denize girmek üzere; isteyen herkes kendi şezlongunu, şemsiyesini, koyarak veya havlusunu sererek güneşlenebilir ve denize girebilir.
İşletme adı altında sahili işgal eden şebekelerin, belediyeye veya herhangi bir merciye “işgaliye bedeli” ödemiş olmaları;
-Yaptıkları işgali yasal hale getirmez ve “işgallerinin devamına dair izin almış oldukları” anlamına gelmez.
-Vatandaşların kamuya açık ve ücretsiz kullanma hakları olduğu bu bölümden faydalanma haklarını ortadan kaldırmaz.
-Kendilerine vatandaşları oraya sokmama veya oradan faydalanmalarına engel olma hakkı vermez.
Mevzuat böyle olduğu halde; Deli Dumrul gibi gelen kişileri bu alana sokmayan, yolunu kesen, tehdit eden veya para ödemeye mecbur bırakan işletmeler veya kişiler düpedüz eşkıyadır, haramidir ve hayduttur.
Bunu yapanlar hakkında;
-İnsanları hürriyetlerinden yoksun bırakma,
-Kamuya açık alanları işgal etme,
-Haydutluk ve eşkıyalık yapma suçlarından işlem yapılması gerekir.
Bu konuda kendilerine suç ihbarında bulunulan emniyet makamları ve savcılıklar; işgalci ve yol kesenler hakkında gereken işlemi yapmadıkları ve bunların çıkardıkları engelleri kaldırmadıkları takdirde, kanuni görevlerini yerine getirmemiş olur ve “görevi ihmal” suçunu işlemiş olurlar.
Eğer resmi yetkililer, kendilerine ihbar geldiği halde işgalciler ve vatandaşları engelleyenler hakkında suç takibatı yapmaz ve işgali kaldırmazlarsa; bu defa onlar hakkında, görevlerini ihmal ettiklerine dair üst mercilerine suç duyurusunda bulunulması gerekir.
Yargıtay özel plajlarla ilgili son sözünü söyledi, vatandaşı içeri sokmayana 5 yıl hapis var!
Sizleri plaja sokmayan kim varsa ifşa edin ve ceza almasını hep beraber sağlayalım…
Engelli bir kadına, üstelik sokak ortasında topluca saldırmak ne güçtür ne de cesaret. Beş kişi bir araya gelip kendini savunmakta zorlanacak bir insana şiddet uygulamak, insanlığa sığmayacak bir davranıştır.
"Kendine erkek diyen" olmak, güçsüze el kaldırmak değildir. Gerçek güç; saygı göstermek, kendini kontrol edebilmek ve zayıf olana sahip çıkabilmektir. Bir engelli kadına şiddet uygulayanlar ne cesur ne de güçlüdür; yaptıkları yalnızca vicdansızlık ve korkaklıktır.
Şiddetin hiçbir bahanesi olamaz. Böyle olaylar karşısında sessiz kalmamak, hukukun gereğini istemek ve mağdurun yanında durmak hepimizin sorumluluğudur. Bir toplumu ayakta tutan şey kaba kuvvet değil; vicdan, adalet ve insanlıktır.
Bu videoda eşi tarafından şiddete uğradığını gördüğünüz kişinin ismi “Derin Deniz”. Kendisi 2,5 yıldır eşi tarafından düzenli olarak dövülüyor. Hamileliği boyunca dahi bu şiddet devam ediyor. Küçücük kız çocuğu, babası annesini döverken kanlı ellerine ve yüzlerine şahit oluyor…Ankara'da yaşayan Derin'in tek isteği sesini duyurabilmek..El birliğiyle, Derin hayattayken hep birlikte sesi olalım, kardeşimizi yalnız bırakmayalım.
⏩️Kıyı kanununa göre Deniz kıyısından itibaren ilk 50 metrelik şerit üzerinde hiçbir yapı yapılamaz ve bu alanlara çit, duvar veya tel örgü gibi fiziki engeller konulamaz.
⏩️İşletmeler, 50 metrelik kamusal alana havlu serip oturmak veya sadece denize girmek isteyen vatandaşları hiçbir şekilde uzaklaştıramaz.
📌Şimdi hem aşağıdaki videoda hem alıntıladığım videoda kıyı kanununa açıkça tecavüz edildiği kamusal alanın işletmeler tarafından açıkça gasp edildiği görülüyor.
‼️Denizin kumsalla buluştuğu noktaya kadar platform inşa edilip üzerine "loca" tabir edilen yerler yapılmış.
Vatandaşa havlusunu serebileceği bir alan dahi bırakılmamış.
👉Sahillerde yerleşim alanlarında tüm denetim belediyelere, mücavir alan dışında denetim ise valiliklere aittir.
Açıkça görülüyor ki hem belediyeler, hem valilikler bu vandallığa ve gaspa göz yummaktadır.
Tüm vatandaşlarımızı birleşip bu kıyı hırsızlığına ve hukuksuzluğa direnmeye, işgal edilmiş sahilleri kanunun emrettiği şekilde işgalcilerden geri almaya davet ediyorum.
5000 kişi şu sahile gitsek ve yaptığınız o locaları yıksak ne yapabilirler ki???
#KıyılarHalkındır #kıyıişgalinedurde #Hırtişgali #hırtsorununuçözün #hırttehciri
🚢Bandırma Limanı’na yine binlerce angus geldi, ta Brezilya’dan.
➖21 gün yolculuk yapan angusların vücutları tamamen dışkıyla kaplanmış.
➖Yaz sıcağında şehir ağır bir koku altında ve her yeri sinekler istila etti.
🇹🇷Türk hayvan yetiştiricisini yok ederken, yabancıyı destekleyen, yandaşları zengin eden ve çevreyi perişan eden bu anlayıştan,
👉Bir an önce kurtulmak şart!
Fethiye'de bir vatandaş ile beach çalışanı arasında tartışma çıktı...
Vatandaş: Ben atalarımın savaştığı denizin kenarına giriyorum.
Çalışan: Haklısın ama burayı bize bakanlıklar kiraya veriyor.
Vatandaş: Kiraya vermiyor, siz ceza ödüyorsunuz.
Sahillerimiz işgal altında!
Türk milleti bu toprakları kanıyla canıyla elde etti ama denize giremiyor!
➖"Ben öğrenciyken, ders kitaplarını kırtasiyeye sipariş ediyorduk. 3-5 ay sonra geliyordu. Birinci yarıyıl bitmiş oluyordu.
➖"Ben öğrenciyken sınıflar 70 kişiydi. Sınıflarda soba bile yoktu."
💡Demiş Bakan Tekin.
👉Söylediklerin doğru değil Sayın Bakan @Yusuf__Tekin ve sen ilkokula benden beş yıl sonra başladın.
➖Ben öğrenciyken ders kitaplarımız okul açılmadan hazır olurdu.
➖Ben öğrenciyken sınıfımızda 20-25 kişi olurdu.
➖Ben öğrenciyken öğretmenlerimiz bize Cumhuriyet'i, Atatürk’ü öğretirdi.
➖Hayatı öğretirdi, ağaç dikmeyi, halı dokumayı, ahşap işlerini öğretirdi.
➖Ben öğrenciyken köyümüzde ilkokul vardı, o okulun öğretmenleri vardı, o öğretmenlerin lojmanları vardı.
➖Artık benim köyümde ilkokul yok, öğrenci yok, öğretmen yok.
➖Benim okuduğum okul harabeye döndü, lojmanlar yıkıldı.
Timur Soykan:
*Haluk Levent devasa kara para ağının içine girmiş
*Adam ifade vermek istiyor almıyorlar, belki ortağını açıklayacak
*Süleyman Soylu dediği an ifadeye ara veriyorlar, adam belli ki Akp içindeki çürümüşlüğü anlatacak
*CHP deseydi davul zurnayla ifadesi alınırdı
Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ'dan Göç İdaresi Başkanlığı'na:
"Resmi rakamlara göre izah edemediğiniz 1 milyon 75 bin 996 Suriyeli var, bunlara ne yaptınız? Vatandaş mı yaptınız?
Sizce kaç milyon Suriyeli vatandaş yapıldı?
Selçuk Tepeli :
"Ne kadar film, dizi çekerseniz çekin o hikaye padişahın İngiliz gemisine binip kaçmasıyla bitiyor."‼️
Tarihi silmeye kalkanlara şak diye kapak yapılır‼️