Gavs Hazretlerinin ziyareti var dediler. Günlerden pazardı. Benim ise bir abiye çok önceden verilmiş bir sözüm vardı. Abiye ayıp olmasın diye ziyarete gitmedim. Sonra bu hayatta belki de ciğerden sevdiğim o güzel insan Rabbine kavuştu. Ben tabutunun pesınde köye gittim.
Baba sen beni hiç anlamadın. İki tavsiyem var size
1. Türkçe imlasında parantez içi ünlem kullanımının manası
2. Halidiye kolunda irşada devam eden şeyhler kim ?
Bu arada anlamıyor oluşunuzun sebebi medrese sosyolojisi. Dikkat edin.
Abi yarın gelip Halidiye koluna şeyh olabilir misiniz ? Halidiye kolunun sahsiniza çok ihtiyacı var(!) Allah bizi bu mollalarin, medrese eğitimli insanların bu dilinden muhafaza etsin. Medrese sosyolojisi sizleri bu hale getiriyor ama burası tweet abi. Dikkat et
Nakşibendi Tarikatı'nın Hâlidiyye kolunun son mürşid-i kâmili ve şeyhi, Mahmud Ustaosmanoğlu (Mahmud Efendi) Hazretleri'dir.
Mahmud Efendi Hazretleri'nin irtihalinden sonra zuhur eden çeşitli şeyhlik iddialarının ve makam tevcihi teşebbüslerinin hiçbir sahici icazete, mesnete ve usule dayanmadığı, o süreçleri yakından takip eden hizmet ekibi, yakındaki hocaefendiler, talebeleri ve hakikatin şahitleri tarafından apaçık bir şekilde müşahede edilmiştir.
Bu hakikatten hareketle; tarikatın temel kaidelerine ve silsile usulüne aykırı olarak sonradan ortaya atılan bu tür şeyhlik iddialarını kesinlikle kabul etmiyor, bu yapıların Nakşibendi-Hâlidiyye silsilesinin hakiki birer devamı olmadığını net ve sarih bir lisanla ifade ediyoruz.
Mahmud Efendi Hazretleri "Vekillerimle devam edecek" buyurmuşsa, mesele o an kapanmış ve hükmünü almıştır.
Bu açık ve kati iradeden sonra hâlâ kendi heva ve heveslerine göre laf kalabalığı yapanlar, fitne çıkaranlar ve makam peşinde koşanlar açıkça hadsizlik etmektedir.
Silsilenin usulü ve ehli belli olduktan sonra, bu hakikatin etrafında bulananlar için söz bitmiş, ittba dönemi başlamıştır.
Bizim duruşumuz ve çizgimiz netir: Reis-i tarik ne dediyse o, yol kiminle devam edecek dediyse odur.
Memleketin CHP ve Necip Fazıl Kısakürek'ten başka derdi yokmuş gibi davrananlara kulak asmayın. Asıl mesele Teşrik Tekbirleridir, unutmayın erenler. Dördüncü günün ikindisine kadar. ☝️
Olağan Şiir; poetik hattını, eleştirel yönünü ve yayın omurgasını birlikte kuran Genel Yayın Yönetmeni M. Hüseyin Özer, Yayın Yönetmeni Kadir Tepe ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü M. Burak Çelik ile yoluna devam ediyor
(@m_huseyinozer,@irfancalisan59@burakcelikyada,@kadirefsuntepe)
BAHADIR DADAK
"Çoğunlukla düzyazının imkânlarından beslenen bir üslupla yazılmış olmaları; büyük ufukları büyük sözlerle değil; gündeliğin çınlamalarıyla, sıradan hayatın düşük frekanslı uğultusuyla, dolaylı yoldan şiirin merkezine taşımaları."
https://t.co/xWezJuqMuU
Yeni şiir kitabım "Prime Time Ölecek" yayımlandı... 😇
Kitap son 3 yılda yazdığım şiirlerden oluşuyor.
Emeği geçen herkese, özellikle Furkan Çalışkan, Rıdvan Tulum ve Ali Oturaklı'ya çok teşekkür ediyorum... 🌿
Sayfa sayısı önemli değil diyorlar, elbette asıl mesele sayılar değil. Ama tezi sadece “ana fikir” için yazmayız, o süreçte araştırma yapmayı ve yazıya aktarmayı da öğreniriz. Amaç biraz da akademisyen olmaya hazırlık, usül öğrenme, pratik yapma.. Çok uzun tezler gibi çok kısa tezler de amaca hizmet etmiyor. Özellikle sosyal bilimlerde biraz olsun uğraşmak gerekiyor. Tez ile makalenin bir farkı olmalı.
Kendi kitaplarını basıp satmak durumunda bırakıldı.57 yaşında ancak trt'ye çıkabildi. Geçim derdi hep yanıbaşında durdu. Onun metinlerini okuyup makam imkan elde edenler geri dönüp,biz bu müktesebatı kimden öğrendik demedi.Oysa şimdi "Bülent Abi" paylaşımları havada uçuşuyor. Boş
Abi neye seviniyor. Dedim Galatasaray gol attı. Dedi hee bende sandım cennetle mujdelendi. Dünyalık olana bu kadar sevinilmez dedi. Koruma abi bana sordu ne dedi molla diye dedim sana laf soktu. Dedi molladir boş ver :)
O günden bugüne mollalarda değişen bir şey yok :)
Bu maç oynanırken menzilde hizmetteydim. Ezan okunmuş. Sofiler saadetli gavsimizi bekliyordu. Bir fanatik koruma abi de maçı dinliyordu ya da takip ediyordu. Tabii herkes ara ara abiye bakıyor maçı soruyordu. Gol oldu abimiz gol be. Bir tane molla bana sordu+
Son zamanlarda modernlik olsun diye evlerde halı serilmiyor. Üst kattaki komşunun gürültüsü alt kata iniyor. Evin ısınması da engelleniyor. Ev, büro değildir. Evinizde halı ve paspas kullanınız. Kimse sizin terliğinizin sesine, sandalye gıcırtınıza tahammül etmek zorunda değil.
İsmet Özel’den nefret ediyorum… Ayrıca geçen hafta bir şiir yazdım tüm şiirlerine beş çeker. Çünkü metafor kasmayıp sadece duygularımla yazdım. Ama tabii ki burada paylaşamam.
ülke tarihinin en boktan dizisiydi. magandalığa güzelleme yaptı, devlete tapınmayı normalleştirdi, mafyayı romantize etti, şiddeti özendirdi, kaba kuvveti teşvik etti, suç ortamlarını allayıp pulladı, ipsiz sapsız tiplemeleri rol model olarak gösterdi, leş gibi bir nesil yarattı.