CHP Kurultayı hakkında verilen "mutlak butlan" kararı, Türk siyasi tarihine geçecek kara bir lekedir. Ana muhalefet partisinin yönetimini yargı eliyle değiştirme teşebbüsü, en baskıcı rejimlerde dahi görülmeyen bir uygulamadır. İktidara gelirken meydanları "milli irade" nidalarıyla inletenler, vesayete karşı mücadele edeceklerini söyleyenler bugün demokrasiyi rafa kaldırmaya teşebbüs ediyorlar.
Bu hazin manzara karşısında elimizdeki tüm imkanlarla demokrasimizi ve cumhuriyetimizi savunmak her Türk vatandaşının vazifesidir.
Hürriyet Partisi olarak bu mücadeleyi vereceğimizi, CHP'ye kayyum olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu yönetimini meşru görmediğimizi, Kılıçdaroğlu yönetimini hiçbir koşulda tanımayacağımızı, bu yönetimle hiçbir ilişki kurmayacağımızı ilan ediyoruz. Tüm siyasi partileri bu yönetimi tanımamaya ve bunu ilan etmeye davet ediyoruz.
26 yaşındaki gencecik bir avukatın yaşam hakkı elinden alındı. Failin bunu gündüz vakti sokak ortasında yapması çok şey anlatıyor. Çok üzgünüm. Adalet Bakanı üzerine vazife olmayan işlerle uğraşmak yerine vatandaşların ve avukatların emniyetini sağlamakla uğraşmalı.
Hürriyet Partisi İzmir İl Teşkilatımız, Akbelen’de süregelen talana karşı direnen vatandaşlarımızı geçtiğimiz haftalarda ziyaret ederek yaşanan korkunç talanı yerinde inceledi ve kapsamlı şekilde kayıt altına aldı.
Akbelen’de bir avuç zengin şirket sahibine rant sağlamak amacıyla sürdürülen ve doğal varlıklarımızı geri döndürülmesi zor biçimde tahrip eden maden faaliyetlerine karşı direnen vatandaşlarımız ile dayanışmak için gerçekleştirdiğimiz bu ziyaretimiz esnasında gördüklerimiz ve duyduklarımızı derleyerek kısa bir belgesel haline getirdik.
Ulusal belleğimize bir katkı olmasını ve konu hakkında farkındalık yaratmasınu umduğumuz belgeselimizde Akbelen’de mücadele eden köylüler yaşadıkları süreci, karşı karşıya kaldıkları baskıları ve gelecek kaygılarını açıkça dile getirdi.
Bu korkunç talana direndiği için 31 Mart’te tutuklanan Esra Işık’ın annesi ve aynı zamanda İkizköy Muhtarı olan Nejla Işık ile yaptığımız ve belgeselimizde yer alan görüşme, bölgede yaşanan yıkımın çevresel etkilerinin yanı sıra hukuki ve toplumsal yanlarını da tekrar ortaya koyuyor.
Bu kısa belgeseli, bizlere emanet edilmiş doğal varlıkların nasıl vahim bir süreçle yok edildiğini gözler önüne sermek amacıyla kamuoyuyla paylaşıyoruz. Unutulmaması, unutturulmaması ve gerçeklerin görünür olması için çalışmaya devam edeceğiz.
Hürriyet Partisi olarak ormanlarımızın, su kaynaklarımızın, tarım arazilerimizin ve yaşam alanlarımızın talan edilmesine karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
https://t.co/69Ba5gHNX0
Hürriyet Partisi İstanbul İl Teşkilatı olarak aylık buluşmamızı gerçekleştirdik.
Hürriyet, çok yakında sizin şehrinize de gelecek! Bizi takipte kalınız!
FATMANUR ÇELİK VE KIZI HİFA İKRA'NIN ÖLÜMÜ AYDINLATILSIN.
Fatmanur Çelik ve kızı Hifa İkra’nın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olay, toplumda derin bir üzüntü yaratmıştır. Olayın başlangıcından itibaren yetkililerin ihmaline dair çeşitli iddialar ve yargı süreçleri kamuoyunun gündeminde yer almıştır.
Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre 2023 yılında başlatılan şikayet ve dava süreci kapsamında olayla ilgili yargılamalar devam etmiş, Fatmanur Çelik bu süreçte yaşadıklarını kamuoyuyla paylaşarak adalet talebini dile getirmiştir. Anne Fatmanur Çelik ve kızının henüz dava sonuçlanmadan hayatını kaybetmiş olması, olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasının önemini daha da artırmaktadır.
Bu kapsamda olayın en kısa sürede açıklığa kavuşturulması, sorumluluğu bulunan kişi ya da kişilerin hukuk önünde gerekli cezaları alması ve adaletin eksiksiz şekilde tecelli etmesi toplumsal vicdanın ortak beklentisidir.
Fatmanur Çelik ve kızı Hifa İkra’ya Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz.
KAZIK SEPETİ'NE GİR, NE KADAR KAZIKLANDIĞINI GÖR!
30 Euroluk gümrük muafiyetinin kaldırılmasıyla beraber yurt dışından bireysel alışveriş fiilen yasaklandı. Şimdi ithalatçılar zam yapmak için kolları sıvıyor çünkü rekabet ortadan kalktı.
Vatandaşlar ne kadar kazıklanacaklarını merak ediyor. Merak etmeyin, biz sizin için öğrendik ve sizlerle paylaşıyoruz. Karşınızda Kazık Sepeti!
Kazık Sepeti’nde bir ürünün yurt dışındaki fiyatını ve Türkiye’deki satış fiyatını tüm detaylarıyla yan yana görebilirsiniz. İnternet sitemizde ne kadar kazıklandığınızı detaylarıyla görebileceksiniz.
Bir grup sermaye grubunun fahiş kazanç sağlaması için verilmiş bu kararın bedelini yine vatandaş ödüyor.
Kazık Sepeti’ne gir, ne kadar kazıklandığını gör. Yediğin kazığın farkına var.
🔗 https://t.co/SRpJm8wesq
YURT DIŞI ALIŞVERİŞ YASAĞINA DANIŞTAYDA DAVA AÇTIK!
Cumhurbaşkanı Kararı ile yurt dışından çevrim içi al��şverişe getirilen ve gümrük muafiyetini tamamen ortadan kaldıran düzenleme, vatandaşların temel ekonomik özgürlüklerini fiilen ortadan kaldırmıştır.
Bu karar, bireylerin mülkiyet hakkına ve serbest tasarruf alanına ağır ve orantısız bir müdahale niteliği taşımaktadır.
Türkiye, bu uygulamayla dünyadan koparılan, içe kapatılmış bir piyasa düzenine sürüklenmektedir.
Söz konusu düzenleme ne ekonomik akılla ne de kamu yararıyla açıklanabilir.
Cari açık bahanesiyle meşrulaştırılmaya çalışılan bu adım, gerçekte belirli ithalatçı grupların korunması ve vatandaşların alternatiflere erişiminin engellenmesi anlamına gelmektedir.
Bu karar genç girişimcilerin, üreticilerin ve araştırmacıların ihtiyaç duyduğu ürünlere ulaşmasını zorlaştırarak Türkiye’de inovasyonu ve girişimciliği doğrudan baltalamaktadır.
Hürriyet Partisi olarak Anayasa’ya aykırı olan bu düzenlemeye karşı bugün itibariyle Danıştay nezdinde dava açtığımızı kamuoyuna duyuruyoruz.
Gençlerin kurduğu Hürriyet Partisi, sınırlı imkânlarına rağmen hakkı yok sayılan ve çıkarları görmezden gelinen yurttaşların yanında durmaya ve haklarını savunmaya daima devam edecektir.
Danıştay daha önce çeşitli kararlarında, tümüyle hatalı bir tahlille siyasi partilerin düzenleyici işlemlere karşı dava açma ehliyetinin bulunmadığını değerlendirmiştir. Söz konusu davayla, Danıştayı bu yanlış ve yanlı değerlendirmesinden de vazgeçirmeyi amaçlıyoruz.
Davanın Danıştay nezdinde reddedilmesi halinde AYM ve AİHM yollarına başvuracağımızı, tüm bu süreçlerde yurttaşlarımızı bilgilendireceğimizi ilan ediyoruz.
YURT DIŞINDAN ALIŞVERİŞİ İMKANSIZ HALE GETİREN CUMHURBAŞKANI KARARI’NA DAVA AÇIYORUZ.
Geçtiğimiz günlerde yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile daha önce 30 Euro’ya indirilen gümrük muafiyeti tümüyle kaldırılmıştır.
Bu kararla vatandaşların yurt dışından çevrim içi alışveriş yapması fiilen imkansız hale getirilmiştir.
Bu şekilde Türkiye bir kapalı ekonomi haline getirilmektedir.
Söz konusu karar vatandaşların mülkiyet hakkına ölçüsüz şekilde müdahale etmektedir. Aynı zamanda bu karar, eşitlik ilkesini ihlal etmektedir.
Yurt dışından çevrim içi alışverişin fiilen imkansız hale getirilmesi, cari açığın azaltılması amacıyla açıklanamaz.
Bu karar bir avuç ithalatçının vatandaşların sırtından fahiş kârlar elde edilmesi için alınmıştır.
Bu karar Türkiye’deki girişimcilik ve üretim faaliyetlerine çok ciddi zarar verecektir. Türkiye’de bulunmayan, AR-GE faaliyetleri ve girişimcilik için gerekli olan ürünler girişimciler tarafından tedarik edilemeyecektir.
Hürriyet Partisi olarak Anayasa’ya aykırı ve ulusumuzun menfaatleri aleyhine verilmiş söz konusu karara karşı Danıştay nezdinde dava açacağımızı tüm yurttaşlarımıza duyuruyoruz!
Gençlerin kurduğu Hürriyet Partisi, çok kısıtlı olanaklarıyla da olsa hakkı savunulmayan, çıkarları temsil edilmeyen yurttaşların hakkını savunmaya ve onların sesi olmaya devam edecek.
Tek bir hayat, milyonların kaderini değiştirebilir. Selanikli bir yetimin azmi, inadı, kararlılığı, mücadelesi, sahip olduğumuz en değerli şey olan Cumhuriyetimizi bizlere armağan etti.
Türk ulusuna ahdimizdir: Tarumar edilen cumhuriyeti yeni baştan ihya edeceğiz.
Cumhuriyeti omuzlarımızda yükseltecek ve yeniden hürriyetimizin nişanesi kılacağız.
Cumhuriyetimizin 102. yaşı kutlu olsun!
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Gerekeni yapacağız.” dediği Heybeliada Ruhban Okulu’ndaydık.
1971’den beri kapalı olan Heybeliada Ruhban Okulu’nun, Erdoğan’ın ABD ziyareti sonrasında yeniden açılması gündeme geldi.
🏫 Sizce Ruhban Okulu yeniden açılmalı mı?
Mimar Sinan’ın “ustalık eserim” olarak tanımladığı ve bizden önceki kuşakların yüzyıllardır itina ile koruduğu, Türkiye’nin en önemli kültürel miraslarından olan Selimiye Camii’nin kubbe tezyinatı, büyük bir iş bilmezlik ile karşı karşıya kalmış durumda.
Yapıldığı dönemi yansıtan oldukça muntazam bitkisel süslemeler ve Kur’an-ı Kerim’den ayetler içeren kubbedeki kalem işi süslemeler günümüzde “özgünlük ve bütünlük” adı altında projeyi gerçekleştirecek olan ve kendilerini “Selimiye Tespit ve Tahkik Kurumu” olarak adlandırılan kurum tarafından kelimenin tam anlamı ile kazınıp, yerlerine beyaz bir sıva çekilerek yüzyıllardır aktarılan bu değerli kültürel mirasımız yok edilmek istenmektedir.
Mevzubahis “Selimiye Tespit ve Tahkik Kurumu”, Fatih Sultan Mehmed Vakıf Üniversitesi tarafından bir yetkilendirme yazısı alarak 2024 yılının Şubat ayında iddiaları ile birlikte çeşitli projelerini yetkili bilim kuruluna sunmuş ancak yeterli belge ve bilimsel veri bulunmamasından ötürü Bilim Kurulu projenin reddine karar vermiştir.
Mayıs 2024’te aynı proje Koruma Bölge Kuruluna sunulmuş ve aynı gerekçelerle yine reddedilmiştir. Ancak söz konusu proje en sonunda 29.07.2025 tarihinde Edirne Koruma Bölge Kurulu tarafından onay almıştır.
Proje; gerek uluslararası, gerek ülkemizde bulunan pek çok madde, tüzük, rehber ve kurum kararı ile çelişmektedir.
Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi olarak bilinen ICOMOS tarafından yayınlanan Türkiye Mimari Mirası Koruma Bildirgesi’nin 2. maddesinin 1. bendine göre mimari mirasın korunmasına yönelik müdahalelerde yapının özgünlüğünün tüm boyutlarıyla korunması esastır.
Yine aynı maddenin 2. bendine göre müdahaleler yapıya zarar vermemeli; tarihi belge niteliği olan izlerin yok olmamasına ve değiştirilmemesine dikkat edilmeli; yapının bütünlüğü korunmalıdır.
Söz konusu kurumda dünya miras alanlarının yönetimi ve korunması, koruma bilimi ve arkeolojik katman analizinde uzmanlaşmış disiplinlerarası koruma uzmanlarının yer almamasından dolayı bu maddelerin atlandığı görülüyor.
Hürriyet Partisi, Selimiye Camii’nin tarihi belge niteliğindeki kubbe tezniyatın��n değiştirilmemesini savunmakta ve yapının bütünlüğüne aykırı olarak önerilen projeden derhal vazgeçilmesi çağrısında bulunmaktadır.
Meclis’te bulunan siyasi partileri, Anayasa ve kanunları tanımayan, seçilmiş siyasetçileri tutuklayarak cezaevine gönderen bir baskı rejiminin, kendi ömrünü uzatmak amacıyla kurduğu komisyona katılmamaya davet ediyoruz.