Saraydaki danışman sabah “suyun ısınmaya başladı” diyerek hedef gösteriyor, seyyar giyotin harekete geçiyor, akşamına gazeteci Fatih Altaylı gözaltına alınıyor.
Tarihi olayları hatırlatan bir cümle kuran Fatih Altaylı, sözde Cumhurbaşkanı’nı tehdit etmiş!
Gazeteciden korkan, gençlerden korkan, kadınlardan korkan, milletten korkan bir iktidarla karşı karşıyayız.
Ama artık hiç kimseyi baskıyla sindiremezsiniz.
Fatih Altaylı gazetecidir, bir an önce serbest bırakılmalıdır.
Korkunun ecele faydası yok!
Öyle de yenileceksin! Böyle de yenileceksin.
Haklılığımıza, cesaretimize, tevazumuza, güler yüzümüze yenileceksin!
Aziz Milletim;
Asla üzülmeyin, mahzun olmayın, umudunuzu yitirmeyin.
Demokrasimize yapılan bu darbeyi, bu kara lekeyi el birliğiyle söküp atacağız.
Bu süreci yöneten insanların, hem bu dünyada hem de ahirette yüce Yaradan huzurunda hesap vereceği günler yakındır.
86 milyon vatandaşımı sandığa koşmaya, demokrasi ve adalet mücadelesini tüm dünyaya duyurmaya davet ediyorum.
Dimdik ayaktayım, asla eğilmeyeceğim.
Her şey çok güzel olacak…
Babala TV’de Sinan Oğan’a sorulan soru:
"Şu an Devlet Bahçeli karşınızda olsa ona ne söylemek istersiniz?"
Sinan Oğan:
“Türk bayrağındaki ‘Türk’ ifadesini çıkarmayı talep eden HÜDA-PAR’la Türk milliyetçileri nasıl yan yana gelebilir?"
Bugün, televizyon tarihine kara bir gün olarak geçecek…
Türkiye’de ilk kez bir diziye ‘sözde’ şiddet iddiasıyla 5 kez yayın durdurma cezası verildi.
Kim ne derse desin, Kızılcık Şerbeti, bir Türkiye gerçeğidir…
Yıllar evvel Fatih Altaylı sırtına bıçak saplanmış bir kadın fotoğrafını sürmanşetten basmıştı…
Ortalık ayağa kalkmıştı...
Ve Altaylı kendini şöyle savunmuştu…
“O fotoğrafı niye bastım biliyor musunuz? Sizin içinizi acıtmak için, yüreğinizi dağlamak için, kızmanız için, köpürmeniz için…”
#KızılcıkŞerbeti dizisinde izlediğimiz her şey ama istisnasız her şey, Türkiye’de kadınların birebir yaşadığı gerçekler…
Acıta acıta, kanata kanata doğrularla yüzleşmek zorunuza gitti değil mi?
Tokat gibi çarpan sahnelerden rahatsız oldunuz…
Olmayın efendiler olmayın…
Görün!
Yüzleşin!
İçiniz acısın!
Dağlansın yürekleriniz...
Dağlansın ki çözümünüz engellemek olmasın…
Bu kadar zavallı olmayın…
Kadınlara ‘susma, boyun eğme, kimseye muhtaç değilsin, kurtarıcıya ihtiyacın yok’ diye bas bas bağıran bir yapım, sizi rahatsız etse kaç yazar?
Engelleseniz, durdursanız ne olur…
Bu mu sizin çözümünüz?
Sansürünüz batsın!
Sözde korumacı tavrınızın altında ezilin…
Ekran karartınca ispatlanmıyor, hassaslığınız…
Sıkıysa kadın cinayetlerini durdurun…
Şiddeti, tecavüzü, baskıyı durdurun…
Yüreğiniz yetiyorsa kadınların sesine ses olun…
Olun da o zaman alkışlayalım sizi…
Duralım arkanızda dağ gibi…
Şu an tek hissettiğim büyük bir utanç…
Kan kusturup, #KızılcıkŞerbeti bile içtirmediniz…
Yazıklar olsun…
Erdoğan: Yangın olur da ormanda canlılar yanmaz mı? Hemen tedbirlerimizi aldık. 'Bütün bu canlıların defnini yapın' dedik. Canlıların sahiplerine bu canlılar kadar ödeme yapacağız. Büyükbaşsa büyük baş, koyun, beyaz et hepsinin ödemelerini yapacağız
https://t.co/a5cNvoZVBL