Rock Tarihinden Hikâyeler podcast serisinin bu haftaki bölümünde; 25 sene önce dağılan The Stone Roses’ı anıyoruz. #yüzdeyüzmüzik
Gülşah Turgut ve Güven Yıldız’ın hazırladığı Rock Tarihinden Hikâyeler’in yeni bölümü yayında: https://t.co/4m94KNX25U
Bu amına kodumun evladı da alevi düşmanlığı için fırsat kolluyor. Bu adamı İmamoğlu aday yaptı, oğlunun adını Özgür özel koydu. Birincisi Kılıçdaroğlu döneminin adamı değil, ikincisi onursal’ın akrabası değil, üçüncüsü onursal kim ki belediye başkanı adayı belirlesin.
türkiye’de işlerin sürekli daha kötüye gitmesi, nostalji kurma eşiğini de şizofrenik bir noktaya çekti. 10 yıl sonra bilal erdoğan iktidarında 2020-2026 türkiyesi editleri izleyeceğiz….
"Günlerdir Haluk Levent ve ona güvenenlerle dalga geçiliyor, espriler havada uçuşuyor. Hak ettiler. O kadar örgütlü, o kadar güvenmiş ve ikna olmuşlardı ki, uyaranlara kulak asmadılar, farklı düşüneni linç ettiler. Sanatçısı, sepetçisi, siyasetçisi, hepsi oradaydı ve hepsi milyarların bir dolandırıcının hesabına akmasını teşvik ettiler.
Güldük, eğlendik tamam da, neden böyle oluyor?
Bir kere mevzubahis kitle çok kibirli. Her şeyin en iyisini en iyi onlar biliyorlar. Bilgileri çok okumaktan kaynaklanmıyor. Doğuştan aydınlanmış görüyorlar kendilerini. Hele bir de ODTÜ, Bilkent, Boğaziçi gibi iyi okullarda formatlanmışlarsa, mesela fizik bile okumuşlarsa, kendilerini siyasetten sosyolojiye, psikolojiden ilahiyata, spordan sanata her konuda, her meselede yetkin ve otorite görüyorlar. Örneğin bir yabancı dil biliyorlarsa otomatik sınıf atladıklarını, sosyal katmanın en üst mertebesine atandıklarını zannediyorlar. Cehaletin tek başına formel tahsille yok olmayacağını idrak edemeyecek kadar cahiller. Cahile söz anlatırsınız, eğitir, öğretirsiniz ama kendisini allame-i cihan sayan kibirli cahile tak harf öğretemezsiniz. Nato kafa nato mermer. Her şeyi bildiklerini sandıkları için hiçbir şey öğrenemiyorlar.
Gülüyoruz, eğleniyoruz. Hatta biz bunları yeterince aşağılamıyoruz. Ama bir yandan da üzülüyoruz. Memleketimizin insanları nihayetinde bunlar. Cumhuriyet’in defolu ürünleri..
Bakın buraya yazıyorum: Haluk Levent dolandırıcılığından da ibret almayacaklar. İzmir Marşı’nı yanık yanık okuyan bir üçkağıtçının arkasına takılacak, aynı delikten yine ısırılacak, aynı formülleri kullanıp farklı sonuç çıkmadığı için yine gözleri iki çeşme ağlayacaklar"
Solcu mizahı:
Diktatör katil oğlunu yurtdışına kaçırdı ve olayın üstünü örttü bunu mizah üstünden konuşim
Siyasal islamcı faşist mizahı:
Devlet işbirliğiyle masum insanların evlerini işaretledik ve hepsini öldürdük sorumluları gizledik şimdi de öldürdüğüm insanlarla dalga geçim
Recep Tayyip Erdoğan, 1991 yılında henüz Refah Partisi il başkanıyken Taksim Cami Kültür ve Sanat Vakfı'nın kuruluşuna ön ayak olur. Vakfın kuruluş gayesi Taksim'e bir cami yapılmasıdır. Çok sayıda iş insanı vakfın kurucusu sıfatını üstlenir.
Henüz bir partinin il başkanıyken Erdoğan’ın gözüne girmek için hevesle vakfın kurucusu olan isimlerin arasında Vehbi Koç, Rahmi Koç, Sakıp Sabancı, Şarık Tara, Osman Boyner, Asım Kocabıyık gibi isimler vardır.
9 Eylül 2021 tarihli Resmi Gazete'de vakfın lağv edildiği ilan edilir. Taksim'e cami yapıldığı için vakfın bir işlevi kalmamıştır.
Allah’tan üst araması yapan ortalama bir polisin, “benim babam emniyet müdürü” diyen ortalama bir çocuğa karşı nasıl bir görev azmiyle işini yaptığını bilecek kadar tanıyoruz bu teşkilatı da yemiyoruz şu demagojiyi.
başakcığımın kaynanasını evden kovması, ata sözütokun koltuğu, puccanın sünepe kocası, Kevin durantin İstanbul'da kaybolması.. işte gerçek twitter dili ve edebiyatı buydu.. twitter dili testi dediğiniz şey ne yazık ki sadece bir pandemi sonrası güldürüden fazlası değil..
Bu çocuklarlar para ne demek hala hiçbir sikim anlamamışlar. Ama üzücü de bir taraftan, o kadar fakirleşmek ki orospu çocukluğu terazisini açlık sınırının 1 adım ötesine koymak.
Türkiye gibi otomobil fakiri bir ülkede şu lafın dillere sakız edilmesi cidden büyük bir algı başarısı. Türkiye'deki yıllık araç satışı kadar Almanya'da premium araç satışı var. Türkiye, Avrupa'nın sonuncusu ama lafa gelince "Kriz yok herkesin arabası var" deniyor.