Müsaadenizle Çocuklar”
Okul öğrenci korosunda, öğrencileriyle birlikte sahneye çıkan Kozlu Ortaokulu Okul Müdürümüz İbrahim Uğur Metin, seslendirdiği “Müsaadenizle Çocuklar” şarkısıyla izleyenleri adeta yıllar öncesine götürdü. Ses tonu ve sahne enerjisiyle Barış Manço’ya benzetilirken performansı kısa sürede binlerce kişiye ulaştı.
Okul müdürümüzün öğrencileriyle ortaya koyduğu bu performans, eğitimin sadece derslerden ibaret olmayan farklı bir boyutunu da ortay koydu. Bu özel anlar, sosyal medyada defalarca paylaşılırken örnek oldu. Sevgili öğrencilerimizi, okul müdürümüzü ve koro şefimizi tebrik ediyoruz.
@tcmeb@Yusuf__Tekin@mebtegm@ebubekirsavasci@uygarkeskin
#MüsaadenizleÇocuklar
#BarışManço
Kahramanmaraş’ta saldırıda hayatını kaybeden 11 yaşındaki Furkan Sancak Balal’ın gittiği dershanedeki matematik öğretmeni, gözyaşlarıyla öğrencisini anlattı.
🗣 Öğretmen Muhammet Barış Akdağ:
Furkan yaşının çok üzerinde bir çocuktu. Bambaşka bir çocuktu. Ben hayatımda böyle bir çocuk tanımadım.
Öyle bir çocuk ki ben ödevini verdiğim zaman ödevini yapmadan evine gitmezdi.
Furkan'a 'Bunu da evde yap' derdim. Eve göndermeye çalışırdım. O gün orada işini bitirir. 'Hocam yaptım' derdi.
Gerçek olan gerçek dünyada da meclis bombaladılar hanfendi. Gerçi orda da yine sizin hatanız yoktu, bu sefer overdose maneviyattan yakmışlardı beyni. Onların hiç biri oyun biliyor olamaz çünkü bir zamanlar sizlerdendiler..
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin: "Oyunlar ve ailelerin kontrol edemediği sosyal mecralar, onları (çocukları) gerçek olmayan sanal bir dünyada yaşar hale getiriyor."
Amına kodumun oğlu Kırşehir Kaman'da yaşıyor; balistik, hipersonic, supersonic her füzeyi ve çalışma prensiplerini biliyor ama yapay zeka ve gerçek videoyu ayıramıyor. sikimin kurma kollu savaş stratejisti.
Olm siz hangi ara hayattan tüm tatları alıp kokaine yönelecek kadar "derinleştiniz"? Salvador Dali değilsiniz, Kurt Cobain değilsiniz. Biriniz din kültürü hocası, biriniz Diyanet görevlisisiniz lan siz. Çocukluğu kok kömürü yakılan sobaların etrafında geçmiş tiplersiniz.
Biraz uzun yazacağım ama artık YETTİ. Ben artık Cumhurbaşkanı'nın halkı bu denli ayrıştırmasına, nefret ve öfke kusmasına, sürekli hakaretler etmesine ciddi anlamda tiksinir ve rahatsızlık duyar oldum. Sürekli bir ötekileştirme ve hedef gösterme. Yahu gençler mutsuz, umutsuz; sebebi de bilin bakalım kim? Kendilerine iki eğlence çıkardılar diye ülkenin cumhurbaşkanı gencecik çocuklara ağıza alınmayacak çirkin ithamlarda bulunuyor. Oylarına muhtaç olduğunuz genç kesime keşke biraz edep ve saygı çerçevesinde yaklaşsanız, keşke yaşını başını almış birisi olarak biraz hoşgörü ve anlayış sahibi olsanız. Üstelik burası laik Türkiye Cumhuriyeti; herkesin alnı secdeye değecek diye bir şey yok. Her görüş ve inanca saygı duymak zorundasınız çünkü siz bu ülkeyi birlik ve dirlik içinde tutmakla yükümlüsünüz.
Ayrıca; "ayakları vatan topraklarına sağlam basan, eğitimli, donanımlı, ahlaklı bir nesil var" diyorsunuz. Bu bile korkunç bir saygısızlık ve ayrıştırma örneği. Çünkü muhafazakar kesimden olmayanları eğitimsizlikle, ahlaksızlıkla ve bu vatana saygı duymamakla, ayakları yere sağlam basmamakla itham ediyorsunuz. Hâlbuki bu eğlenceyi düzenleyenlerin büyük bir çoğunluğunun, onun bunun torpiliyle değil de kendi başarıları ve alınlarının teriyle ülkenin en prestijli üniversitelerine giden gençlerinin yaptığı bir eğlence olduğundan bile habersiz, hor görüp ötekileştirdiğiniz o gençler, emin olun vatan topraklarına ayaklarının ne kadar sağlam bastıklarını seçim zamanı oy pusulasına bastıkları damga ile gösterecekler sizlere.
Siz seçilmiş bir cumhurbaşkanı olarak her görüşe, her inanca ve her düşünceye saygı duyarak bu ülkeye bağlı kalıp görevinizi tarafsız bir şekilde yerine getirmelisiniz. 71 yaşına gelmiş biri olarak torununuz yaşındaki kişileri o kürsüde arkanızdaki şakşakçı eşliğinde tezahüratlarla hedef gösterip hakaret etmeniz kabul edilemez. En ufak bir eleştiriye dahi tahammülünüz olmadığı için "bana hakaret etti" diye herkesi hapse atıyorsunuz ama söz konusu kendiniz olunca bizlere en ağır ithamlarda, en kaba ve en ağza alınmayacak söylemlerde bulunuyorsunuz. Biz artık siyasette bu sokak ağzından çok bıktık. Bizleri ayrıştırıp birbirimize kırdırmanızdan yıldık, yorulduk, yıprandık. O kürsüde adeta insan kıyımına dönüşmüş cinayetleri konuşun, ekonomiyi konuşun. Ama yok, siz bunun yerine gırtlağına kadar mutsuzluğa batan ve her şeye rağmen kendilerine tek bir gün ayırıp birkaç saatliğine eğlenen gençleri hedef gösteriyorsunuz ve yamyamların önüne atıyorsunuz. Onlar bu ülkenin geleceği, onlar ana baba evladı. Bu ne biçim bir düşüncesizliktir?
Siz Recep Bey, Türkiye Cumhuriyeti'nin evlatlarına, gençlerine "kimliksiz, şarlatan, eğitimsiz, donanımsız, ayakları yere sağlam basmayan, vatanına sahip çıkmayan, saygısız" gibi söylemlerle yerden yere vuramazsınız. Mustafa Kemal Atatürk gençlere bayram armağan etti, gençlere Gençliğe Hitabe'yi armağan etti, gençlere bu ülkenin geleceğini emanet etti. Bu ülkenin kurucusu genç nesile bu kadar saygı duyup bu kadar el üstünde tutarken siz onları aşağılayamazsınız. Siz onlara hakaret edemezsiniz. Hiçbir makam, hiçbir mevki Türkiye Cumhuriyeti'nin gençlerinden daha kıymetli ve daha üstün değildir. Bu da böyle bilinsin.
Siz Mustafa Kemal Atatürk'ün "Ey Türk Gençliği" diye seslendiği nesile, "kimliksizler" , "şarlatanlar" diyemezsiniz. Umarım bir an önce sirkelenip, kendinize gelir ve bu Türk gençliğinden af dilersiniz. Dilemezseniz de kendiniz bilirsiniz. Elbet o hor görüp aşağıladığınız gençlik size gereken cevabı, gerektiği şekilde sandıkta verecektir.