@gurseltekin34 Gürsel çık bakalım herhangi bir şehir meydanında miting yap, bir kasaba kahvehanesine el sıkmaya git… Sana küfür etmeden kendini dinletebileceğin on kişi bulabilecek misin?
Hull City olarak Premier Lig’e çıkmamız için bizi tebrik eden III. Charles’a, Prens Henry’e, İngiltere Başbakanı Cart Curt’a, Adalet bakanı Thomas Johns’a, Aile ve Sosyal Politikalar bakanı Elizabeth Green’e, Hull City belediyesi fen işleri müdürü George Chirits’e…
Teşekkür
Ziraat Türkiye Kupası şampiyonluğumuzun ardından camiamızı tebrik eden; başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye, Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’a, Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek’e, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın Mahinur Özdemir Göktaş’a, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sayın Vedat Işıkhan’a, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum’a, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Sayın Alparslan Bayraktar’a, Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Osman Aşkın Bak’a, İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi’ye, Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy’a, Milli Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin’e, Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır’a, Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat’a, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdulkadir Uraloğlu’na, milletvekillerimize, Trabzon Valisi Sayın Tahir Şahin’e, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Metin Genç’e ve tüm ilçe belediye başkanlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz.
Ayrıca bizleri tebrik ederek sevincimizi paylaşan tüm spor kulüplerine ve spor camiasının değerli temsilcilerine gönülden teşekkür ederiz.
Bunun çevremizdeki insanlar için de geçerli olduğunu fark ettiğimizde ise büyülü bir farkındalık penceresi açılıyor zihnimizde. İnsanlara karşı daha şefkatli ve anlayışlı oluyoruz. İşte kırklı yaşlar.
“Gelsin hayat bildiği gibi gelsin…”
İnsan yaşamı zannımca bir hatalar manzumesi. Sürekli hata yapıyor ve buna rağmen bir şekilde ilerlemeye devam ediyoruz. Bu durum bebekken sıcak bir şeye dokunup sonra da sakınmayı öğrenmek gibi basit denklemlerle başlıyor mesela.
Yenileri de mutlaka gelecek ve biz daha güçlü üstesinden geleceğiz. Aklımdakilerle ve insanlarla kavgamı bir yana bırakıp dönüp kendime sarılıyorum. Eksikliklerimi kabullenip onlarla yaşamayı öğreniyorum.
“Benim güzel hatalarım var.”
Dün akşam rakı sofrasında “Kırk iki yaşına geldim. Artık epey bir görüp geçirmiş sayılırım sanırım” deyince bana sordular: “Kırklı yaşlara gelince neyin farkına vardın?”
Ne cevap verdiğimi burada da yazayım.