Bir memuriyet bir maaş karşılığında karakterini, düşüncelerini değiştirmeyecek insan sayısı hayli az bu topraklarda.
( Retoriği zayıf hakikati yüksek sosyolojik bir tespit. Alın üzerine düşünün)
Konjonktüre uygun konuşayım diye fikirsel kusmuk bırakmış ortaya.
- Ulusun tanımı/kapsamı gören gözler için Lozan'da belirlenmiş...
-Milletin neliğini, vatandaşlık tanımındaki olması gereken esneklikle karıştırıp safsata üretmiş.
- ... iradi karar verilmiş bir... miş. Yahu sizin gibilerin iradesine kalsak;
senin meşreptekiler kapı kulu olmak iyidir,
büyük çoğunluk reaya olmak güzeldir,
bazıları da derebeyi ırgatı olmak hoştur diyecektiniz ve bir türlü vatandaş olmak istemeyecektiniz.
Mümtazer Türköne:
• Ulus devletin ulusunu yeniden tanımlamamız lazım.
• Millet dediğimiz şey ırk değildir, dil değildir, din değildir, etnik köken değildir.
• Millet dediğimiz şey; iradi karar verilmiş bir beraberliktir, birlikte var olma, geleceği birlikte yaşama, kader birliği etme kararıdır.
Türk milliyetçiliği devletin kurucu fikir sistemidir. Lakin devlet milliyetçilikten 1940'ların sonu itibariyle uluslararası konjonktürün dayatmasıyla vazgeçmiştir.
Sonraki süreçte devlet eliyle Türk milliyetçiliğinin içi boşaltılıp istenen-bugünkü- kıvama getirilmiştir.
Ve bunda da hiç zorlanılmamıştır!
Çünkü bir şekilde kendini milliyetçi camianın içinde bulmuşların kahir ekserisi; milliyetçi olabilecek sosyal, ruhsal ve zihinsel şartlardan mahrumdur.
Türkler Kurgulayıcı(teorik), Kurucu( kurumsal), Kılıç Hakkı(eylemsel) değerleri sağlayan olarak millet-i hakimedir. Millet-i hakime de ülkeye isim verici, temel konularda karar verici-dil, başkent vb- ana unsurdur. Bunlara helal getirmeyi gözen alan ölmeyi de göze almalıdır!
Bu değerleri savunma yolunda şehit düşenlerin katillerini affetmek 600 milletvekilinin hakkı da haddi de değildir.
Temel derdi "Türk milliyetçisi" olmadığını söylemek. Diğer fikir yönelimlerini perde kabilinden sos olarak kullanmış😊
Hocamız gençlere asla olmamaları gereken şeyi en kutsalımızı kullanarak anlatıyor...
Siyasal İslamcı tayfanın esas derdi Türklükledir; gurme zekalar bilir!
"İslamcı olduğumu söylediğimde ne olmadığım ortaya çıkıyor"
Prof. Dr. Mehmet Ali Büyükkara: Mesela benim Türk milliyetçisi, seküler, Kemalist, sosyalist ya da Batıcı olmadığım ortaya çıkıyor.
@Yaziyor@malibuyukkara#BaşkaŞeyler
Türk milliyetçisi kadroların Türkiye’yi yönetmesi artık bir tercih değil, tarihi bir mecburiyettir.
...
Türk milliyetçileri,Türkiye’nin adalet terazisini dengeleyecek yegâne "itidal noktası"dır. Kemalizm ile İslamcılık arasına sıkışan ve kutuplaşmanın pençesinde kıvranan Türkiye için Türk milliyetçiliği, hem çağdaş hem de geleneği önemseyen yapısıyla eşsiz bir sentez sunar...
Messi, saygılar reis...
Ronaldo mu Messi mi diye soru cümlesi bile oluşturdular ya la 😊😊
Messi karşısında Ronaldo desteklemek: Mozart karşısında Salieri desteklemek gibi...
😊😉
15 Temmuz geldiğinde Tulekâ sınıfından olanların ahkam kesmeleri yok mu; bak işte ona hiç dayanamıyorum.
Siz konuşmayın, mahcubiyetle başınızı öne eğin ve susun!
Dün 2026-2027 Türkiye Futbol Süper Ligi sezonu için fikstür çekimi yapıldı. Kazasız belasız bir sezon olsun ve artık hak edenin şampiyon olacağı bir sezon olsun!
İnsanların fikstür çekiminin adaletine dair birtakım şüpheleri vardı. Şüpheleri de hiç haksız değildi; keza son dört sezonda garip bir şekilde fikstür, tek bir takımın lehine olacak şekilde oluşuyordu. Bu sene de farklı olmadı gerçi... En çok ses çıkaranın en zor fikstüre, malum takımın ise yine en rahat fikstüre sahip olduğu bir tablo çıktı karşımıza. Anlayacağınız, FB yönetimini yine çırak çıkardılar.
Söylediğim şeyin nedenlerini ortaya tek tek koyarım —ilk dört hafta maçları, son üç hafta maçları gibi— lakin ortada beka sorunu olacak, toplum huzurunu etkileyecek daha önemli bir konu var.
Fenerbahçe ligin bitimine 3 maç kala Trabzon deplasmanına gidecek. İki takım arasında yaşananlar herkesin malumu. O denli kritik bir haftada bu maçın olması büyük problem. Ama asıl bir konu var ki, çok tehlikeli şeylere gebe!
Fenerbahçe son hafta Amedspor deplasmanına gidecek. Fenerbahçe’nin duruşu, taraftar sosyolojisi ortada. Malum, Amed’in taraftar sosyolojisi de ortada. Bu iki takımın arasında Diyarbakır’da oynanan maçlarda olanlar da ortada. Son hafta şampiyonluk yarışının yakın geçtiği bir tablo düşünün ve Amedlilerin, FB şampiyon olmasın diye yapacaklarını da... Denizli faciasının katmerlisi bekliyor Fenerbahçelileri.
Peki sonuçlarını tahayyül edebiliyor musunuz? Fenerbahçe’nin son 20 senede başına gelmeyenin kalmadığını, taraftarının 12 seneye çıkan şampiyonluk hasretini düşünün ve FB camiasının psikolojisini öyle hesap edin. Bu işin şakası yok! Allah muhafaza, toplumu iç savaşa kadar götürecek bir mesele bu, hafife alınamaz!
Bu konuya sebep olanları görevden almalı. Algoritmada buna dikkat etmemenin izahı olamaz. Bu işin başındaki kişi zaten tartışmalıdır. Artık işin bu noktalara gelmesi de bardağı taşırmıştır!
- Bağımsızlık Beyannamesi 4 Temmuz 1776,
-Fransız İlhtilali 14 Temmuz 1789,
- II. Meşrutiyetin İlanı 24 Temmuz 1908 (Ya hürriyet ya mevt sloganı)
Teklifim o ki; temmuz ayı özgürlük/hürriyet ayı olarak kutlanmalı.
Her şey kendi bağlamına göre karşılık bulmalı ve söylediklerine de misliyle karşılık verilmişti.
Güç, baskı yolunu kullanmak ne adına yapılıyorsa onu küçültür son tahlilde.
Devlet kararları toplulukların baskısına göre değil; ilkelere, kurallara göre almalıdır.
Eleştiri, tiye alma düşündüğünü söyleme özgürlüğü bağlamında haktır. Malum şahsın söyledikleri de buna girer. Eğer işi keyfiyete dökersek her şeyi hakaret ve aşağılama kapsamına sokabiliriz ki; o zaman bunun cezasını hep beraber çekeriz. Bugün bana yarın sana...
Ayrıca biz Müslümanları mahallede oyun sırasında biraz itildi diye abisini çağıran özgüvensiz, oyun bozan çocuk gibi göstermeye de kimsenin hakkı yok.
- Boris Hessen, Newton’ın Principia’sının Toplumsal ve İktisadi Kökleri (Klasik)
-Michael Allen Gillespie, Modernitenin Teolojik Kaynakları ( Klasik Olma Adayı)
Bakış açınızı genişletecek, değiştirecek kitaplar zümresinden.