Moleküler Biyoloji ve Genetik, Kimya, Fizik ve Matematik Bölümlerinden oluşan ve bu bölümlerinde birçok liyakatli profesörün bulunduğu Boğaziçi Üniversitesi Fen Fakültesinin başına bir edebiyat hocası atanmış durumda.
📢 Gazeteci Fatih Ergin:
⭕ “Evli bir kadına mesajlar atan MHP Sinop İl Başkanı Hikmet Çınar, reddedilince kadının aracının sileceklerini kırıyor.
⭕ Kadının emniyete giderek şikayetçi olması üzerine yapılan incelemelerde şahsın MHP İl Başkanı olduğu anlaşınca olay kapatılıyor. İl Başkanı Çınar, Yönter'e yakın...”
Rojin Kabaiş'in babası Nizamettin Kabaiş: “Van Baro Başkanı beni azarladı, barodan ağlayarak ayrıldım"
🔸 “Rektör bir numara örtbasçıdır Van Baro Başkanı da onun destekçisidir!"
🔸 “Van Barosu Başkanı dosya için hiçbir çalışma yapmadı. Tam tersine delilleri karartmaya çalıştı.”
🔸 “Defalarca ‘gerçeklerin peşine düşün’ dedim. Sonunda vekâletimi geri çektim. Baro dosyadan ayrıldı, ben de rahatladım.”
🎙️ Rojin Kabaiş'in babası Nizamettin Kabaiş, Van Barosu'nun dosyadan çekilmesi sonrası yaşanan süreci ve soruşturmayı Radyo Sputnik'te Gazeteci Mustafa Hoş'a (@mustafahos) anlattı.
hello Venezuelan friends, we're very heartbroken about the earthquake.
3 years ago we had a similar earthquake in Turkey where we lost 50.000 souls. to help people out we built a "needs map" where we scraped posts online and put address and name and what the person needs (food, water, saving) so others could help and we managed to get to people. we'd love to help you out, but actually work with local Venezuelan folk in ML, and at HF we are happy to cover inference. please respond to this post if you are interested 🙏🏼 the project is outdated so it would take a bit and you would need people to label a dataset shortly but other than that it should work
3 yaşındaki kanser hastası bebek için acil!!!!
Durumu ciddi!!!!
Dünya’da zor bulunan B Rh- kan ihtiyacı var.
Ankara Etlik Şehir Hastanesi
0553 942 64 82
KAAN ARTIK YOK!
Vasiyeti üzerine mektubunu herkese
iletelim. Kaan, bu mektubu yazmış,
sadece annesine vermiş.
(Neden sadece annesine olduğunu okuduğunuzda anlayacaksınız.)
“Bu mektup adresine ulaşmalı”
dedim kendi kendime..
Buyurun siz de okuyun.
Sağlık bürokrasisindeki herkes okusun. Noktasına, virgülüne dokunmadan aktarıyorum..
"Ben bundan 6 sene önce lösemi hastalığına yakalandım. Ankara’da LÖSEV’in LÖSANTE Hastanesi’nde çok zor olan tedavim başladı, 2 sene sürdü. Tam “İyileştim” derken hastalığım tekrarladı.
Tekrar başa döndük ve 3 yıllık tedaviye başladık. Hiç yıkılmadım, “Ben bu hastalığı yeneceğim” diye anneme, kardeşlerime söz verdim. Ama lösemi canavarı beni 3’üncü kez pençesine alıp lösemi tekrarlayınca tam umudum kırılmak üzereyken LÖSEV’in doktorları yine imdadıma yetişti
ve “Artık sana kemik iliği nakli yapacağız ve yaşatacağız” dediler.
3’üncü defa uzunca bir kemoterapi aldım, yine saçlarım döküldü, ateşler içinde yandım ama sonunda Kemik İliği Nakli Servisi’ne geçmeyi başardım. LÖSEV LÖSANTE Hastanesi’nin Kemik İliği Nakli Servisi tıpkı bir uzay üssü. Her tarafı havadaki gözle görülmeyen en küçük tozları, mikropları süzen hepafiltrelerle kaplı.
Doktorlar, hemşireler içeri girerken özel solüsyonlarla yıkanıyorlar, çok özel kıyafetler giyiyorlar.
Annemden başka kimse içeri giremiyor, o da dışarı çıkamıyor.
Adeta fanusta yaşıyordum. Kapıların birisi kapanmadan diğeri açılmıyor. Anlayacağınız, sağlığımız için dünyanın en steril Kemik İliği Nakil Merkezi’ndeydim. Bir gün hematoloji uzmanı profesör doktor odamıza geldi ve “Artık radyoterapi (ışın tedavisi) alacaksın, sonra da sonra da kemik iliği naklini gerçekleştireceğiz. Ama radyoterapi için başka hastaneye gideceksin” dedi. Hemen,
- Bizim hastanemizde yok mu, dedim.
- Var, hem de dünyanın en iyi radyoterapi cihazları var ama kullanamıyoruz, dedi
- Neden, diye sordum.
- Çünkü Sağlık Bakanlığı ruhsat vermiyor, yani çalıştırmamız yasak.
- Neden, kötü bir şey mi yaptınız?
- Hayır, her şey yönetmeliklere uygun. Hatta Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’ndan (TAEK) ruhsat da alındı ama kullanamıyoruz
Bağışıklık sistemim çökmüşken ve bu servisten dışarı adım atmamam gerekirken hem sabah hem de akşam (günde 2 defa) başka bir hastanede radyoterapi almak için dışarı çıktım ve ışın aldım.
Düşünebiliyor musunuz, hem milletin tuğla bağışlarıyla satın alınmış dünyanın en mükemmel
5 milyon dolarlık aleti LÖSANTE Hastanesi’nde çürüyor hem de ben aynı hastanede 2 kat aşağıdaki bu özel merkezde ışın tedavisi alabilecekken dışarıya yani mikrop dolu ortama çıkıp hayatımı tehlikeye atıyorum. En son olarak size şunu itiraf etmek istiyorum:
“Beni lösemi hastalığı öldüremedi ama bürokrasi canavarı öldürebilecek.” Belki de sayılı günlerim kaldı. Ben görmedim ama bu mektubu herkese iletirseniz, sizin sayenizde başka lösemili çocuklar bu cihazın çalıştığını görebilirler.
Saygı ve sevgilerimle..
(Kaan Özelçam)
Sabah işe giden anne ve babaları, kızlarının evden ayrıldıktan sonra kendilerine ulaşamadığını belirterek kayıp başvurusunda bulundu. Aile, çocuklarını gören veya yerlerini bilen vatandaşlardan yardım istedi.
Kız kardeşleri gören ya da haklarında bilgi sahibi olanların babaları Hasan Merşal ile 0555 204 13 14 numaralı telefondan iletişime geçmeleri rica edildi.
Tutuklu İbb imar müdürü Ramazan Gülten (kaçak yapıları yıktırırken dayak yemişti hatırlarsanız)
Hiç gelirleri yokmuş.
Bir çocuk kitabı yazmış eşi resimlerini çizmiş. Kitabın adı Müjde Kuşu. Kitap 113 TL.
Fatma Nur ve Hifa öldü. Onların tecavüzcüsü pedofil Ayhan Şengüler serbest, korunuyor? Kim koruyor? Bir tek bilen yokmu? Nedir bu sessizlik, vurdumduymazlık?
BU POSTU GÖREN HERKESİN PAYLAŞMASINI RİCA EDİYORUZ — Bir annenin yardım çığlığına destek olalım.
Fail Alper Hisar, Selime Balcı’yı zorla uy*turucuya başlattı, fuh*şa zorladı, darp etti, t*vüz etti ve kasten uçurumdan attı.
Ardından olay basit bir trafik kazası gibi gösterilmeye çalışıldı; ancak hiçbir fren izine rastlanılmadı, emniyet kemerlerinin koltuk arkasından bağlandığı ve kamera kayıtlarıyla aracı failin kullandığı kesin olarak tespit edildi.
Somut deliller olmasına rağmen Selime’nin cenazesi Adli Tıp Kurumu’na gönderilmedi ve hiçbir otopsi işlemi yaptırılmadı; deliller karartılarak cinayet örtbas edilmeye çalışılıyor!
Somut delillere rağmen Fail Alper Hisar hakkında ‘taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.
ÖDÜL GİBİ CEZA OLMAZ!
Olay: Mersin’de geçiyor.
Anne Arife Balcı, aylardır sesini duyurmaya çalışıyor. Sosyal medyada aylardır mücadele ediyor. Lütfen sesi olalım.
#SelimeBalcıİçinAdalet
KAYIP.Merheba, CANSU ŞENLİ SABAH 10 da Yamanlar- Karşıyaka dolmuşuna binmiş. 17 yaşında.O zamandan beri haber alınamıyor. Yamanlarda taşıyor sabah 9 da eve girerken görülmüş. Paylaşır mısınız? Bu numarayı arasınlar gören olursa:05324869832. şehit bersan doğantekin anadolu lisesinde okuyor 12.sınıf İstanbula kaçtığını düşünüyoruz. Gören duyan olursa bize ulaşşın
İstanbul’un en değerli ekolojik koridorlarından biri olan , hepimize ait, ciğerlerimiz ormanımıza, 370 dönümlük mevkimize, ALATON AİLESİNE AİT ALARKO HOLDİNG'E 150 lüks villanın yapımı için fiilen start verildi.
Biz gerçek sahipleri bön bön izliyoruz.. onlar ormanımızı ağacımızı parçalıyor...
17-18-19 Mayıs 2025 tarihlerinde pendik sahil yolunda ceza yiyen varsa lütfen @ozlemelzo10 özlem ablayla iletişime geçsin çok önemli Işıl'ın kaza geçirdiği gün mobese kameraları yok dediler. Eğer ki ceza yiyen varsa lütfen sizden ricam Işıl'ın ailesine ulaşsın teşekkürler 🙏 #IşılÖyküDinç #IşılÖyküDinçİçinAdalet #kazadeğilcinayet
14 yaşındaki kızı Işıl Öykü için adalet arayan baba Yunus Dinç, cinayetin üzerinin nasıl örtüldüğünü anlattı:
“Kızım Pendik sahil yolunda, yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmeye çalışırken yüksek hızla gelen aracın kırmızı ışıkta geçmesi sonucu bütün kemikleri kırılarak, bütün iç organları parçalanarak, kafatası çatlayarak olay yerinde öldürüldü.
Tüm şahitler araç sürücüsü kadın demesine rağmen bir erkek teslim oldu. 15 mobese kamerası 1 buçuk saat boyunca arızalıymış.
Bu erkeğin tuttuğu avukat, 3 günde 3 savcı değiştirtiyor. Yeni savcı 1 günde iddianameyi tamamlıyor. Ne tanık ne sanık ifadesi, ne de delil toplama ihtiyacı hissediyor.
14 yaşındaki çocuğun öldürüldüğü bir olayda 1 günde iddianame yazılıyor.
Hakim de bu iddianameyi onaylayıp kızımın katilini 4. günün öğleninde dışarı çıkarıyor. Tutuksuz yargılanıyor.
Biz buna kaza değil, cinayet diyoruz.”
📍VE TUTUKLANDI!
Başlığı okuyunca suçlu, kriminal biri sandınız di mi? O halde dikkatle okuyun:
— AKP Aydın Milletvekili Seda Sarıbaş'ın 12. sınıfta okuyan oğlunun okula silahla geldiği, silahı okul arkadaşlarına doğrultarak fotoğraf çektirdiği iddia edildi.
— Bu iddiayı haberleştiren yerel gazeteci Yelis Ayaz hakkında halkı yanıltıcı bilgiyi yaymak suçlamasıyla soruşturma açıldı, apar topar gözaltına alındı.
— Ancak gazeteci, 4 öğrencinin durumu CİMER'e şikayet ettikleri ortaya çıkarttı ve CİMER şikayetleri savcılık dosyasına sunuldu!
— Peki ne mi oldu? Öğrencilerin CİMER şikayetleri dosyaya sunulmasına rağmen Gazeteci Yelis Ayaz az önce “yalan bilgi yaymaktan” tutuklanarak cezaevine gönderildi! (Aydın Post-Etkili Haber)
Yani şahıs gözaltına alınacağına, olayı haber yapan gazeteci Yelis Ayaz tutuklanmış! Yelis hanımı soğuk betonlarda yalnız mı bırakacağız?
Bu yanlıştan dönülmeli, Yelis Ayaz derhal serbest bırakılmalı!