Ben bu cumhuriyeti niye kürtçülere islamcılara falan beğendirmek zorundayım amk..Ben bin yıl önce bu anadoluya girdiğimde sen zagros dağlarında ağan için koyun otlatıyodun, aradan bin yıl geçti ben cumhuriyeti ilan edecek seviyeye geldim sen hala zagros dağlarında ağanın koyunlarını otlatıyodun. 100 kilometre aşağıda doğsan hayatında göremeyeceğin medeniyeti, çağdaş hakları, Allah yüzüne baktı 100 km yukarda doğdun piyango vurdu kucağında buldun, yatıp kalkıp şükredeceğin yerde daha hâla yüzsüz yüzsüz “ya bu cumhuriyetin üst kimlik tanımı niye türklük cart curt”..sanane yarram sana mı soracaz amk..velev ki Atatürkün canı öyle istedi öyle koydu sanane amk sen kimsin?. ben fransızlara gidip de “ya bu ihtilalin adı niye fransız?”diye soruyor muyum..sorsam adam bana demeyecek mi “lan hıyar ağası ihtilali yapan benim, o ihtilali yapacak tarihsel ilerlemeyi kat eden benim, senin faydalanıp, çağdaş seviyeye çıktığın o fikirleri geliştiren benim, kanıyla canıyla ihtilali yapan benim sen kimsin de sana bu ihtilali beğendireceğim amk”. Senin bu cumhuriyete isyan etmekten başka ne katkın oldu ki bir de paye istiyorsun amk son bin yıldaki tüm gelişimini son 100 yılda yaşadın, onu da cumhuriyet sayesinde yaşadın..sen kimsin ben sana cumhuriyeti beğendireceğim amk asıl sen kendini cumhuriyete beğendirmek zorundasın.
çocukların geleceğe dair umutsuzluğu, ülkede yükselen şiddet, suçun cezasız kalması, yok olan adalet duygusu, 20 küsur yıldır -mış gibi yaparak eğitimde çığ gibi büyüyen sorunları görmezden gelen meb, fakirlik ve eşitsizlik… hepsi birbirine bağlı, hepsi bugün yaşananlarda etkili
genclerin 4 sene cektikleri stresten sonra eglenmek ve okullarina veda etmek icin duzenledikleri balolari bile sorun haline getirip "milli ve kulturel degerlere uygun" olmasini isteyen yusuf tekin 13 yasindaki bi picin okulu taramasini milli ve kulturel degerlere uygun bulmus mu?
Eskiden hemen her konuda muhalif tivitler paylaşıyormuşum, güzel memleketimde o kadar arttı ki saçmalıklar kötülükler yetişemez oldum artık sadece gördüğüm haberlere sövüp geçiyorum.
Burası bizim ülkemiz. Bunu kendinize sık sık tekrarlayın. Buralar hep bizim, bu milletvekilleri, bu meclis bizim. Buradaki her şey bizim. Yerdeki böcek bizim, gökteki güneş bizim, denizde yosun bizim.
Smokinle inekleri inceleyen Cumhurbaşkanı. Daha bu ne ki?
Savaş kahramanı olmuşsun. Gazisin. Ve Cumhurbaşkanı olmuşsun. Otur makamında; artık biraz dinlen, biraz tadını çıkar ama yok.
Gitmiş Amasya'ya, Tokat'a; farelerin tahrip ettiği ekinlerle uğraşıyor. Çekirgelerle, sığır vebasıyla mücadele edilmesi için talimat veriyor.
Neymiş; Hatay'da portakal ağaçları hastaymış da bunun için bilimsel çalışmalar yapılmalıymış.
Koskoca Cumhurbaşkanısın, bırak çiftçi düşünsün. Ama yok!
Neymiş; tütüncüler fabrika istiyormuş, hububat piyasası sallantıdaymış, çiftçilerin yeterli arazisi yokmuş da acil tedbirler alınmalıdır diye talimat veriyor.
Yahu Amerika'ya aç telefonu, tütün yarın yolda. Yunanistan dibinde, emret pirinç yollasın? Bosna'dan getir sığır etini. Ayakta alkışlanırsın...
Ama yok! İlla Türk çiftçisi üretecekmiş!
Bununla kalsa yine iyi...
Vergide adaletsizlik olduğu izlenimi veren uygulamalar bitmeliymiş. Neymiş vatandaştan mali gücünün üzerinde vergi alınmamalıymış.
Çık de ki "fakirlikle sınanıyoruz, sabredin." Ama yok. İlla düşük vergi!
Osmanlı ailesi 12 çeşit vergi alırdı. Cumhurbaşkanı olunca, o vergileri kaldırdığı yetmezmiş gibi bir de neymiş; hayvan vergilerinin de yarısı alınmamalıymış. Hoppala!
Bunlar yetmezmiş gibi bir de zırt pırt açtığı millî fabrikaları incelemeye gidiyor. Dokuma fabrikasının birinden talimat veriyor; neymiş, yeni makineler alınmalıymış, aksi halde yabancı mallarla rekabet edilemezmiş.
Edilemezse ithal et? Ama yok! İlla halk üretecek!
Koskoca Cumhurbaşkanı, takmış kafaya köylüleri. İlla traktörüne yeterli gaz sağlanmalıymış da, köylülerin yiyecek içecek masrafı olmamalıymış.
İyi ya, bedava mı yaşasın köylüler? Hayır da kendi bahçesinden doyabilmeliymiş, aman koyunu keçisi korunmalıymış, yeterli tohumu olmalıymış, ağaçları aşılayanlardan tapu harcı alınmamalıymış, aman bankalar 20 sene köylülerin arkasında durmalıymış... Başka?
Aman işçilerin hakları, aman balıkçılara düşük kredi, aman şeker fabrikaları koruyup kuvvetlendirilsin, aman madenler işletilsin..
Anlayacağınız smokinle inekleri incelemek ne ki?
Anlayacağınız insan asilse, ne karga kovalamakla ne de saraylarda yaşamakla asaleti eksiliyor.
Ertürk Özel
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Filenin Sultanları'na tüyleri diken diken eden bir videoyla başarılar diledi:
"Atatürk’ün kızları, #Paris2024 'te altın madalya ile tarih yazacak! 🇹🇷
İnancımız ve desteğimiz her zaman sizinle!"
rahim içi dokunun kanla birlikte vajinal yoldan vücut dışına atılmasından söz etmek mahrem değildir. ayıp değildir. saygısızlık hiç değildir. siz kadın bedenine ait her şeyden böyle korkacağınıza neden böyle bir hizmete gerek duyuluyor onu düşünün biraz.
Önce velilerin ve öğrencilerin bizi değerlendirip puan verdiği bir sistem kurdunuz.
Sonra 147 hattıyla velilerin bizi şikayet etmesini söylediniz.
Daha sonra iki sayfalık bizi temsil etmeyen ÖMK yı hazırladınız.
Saygınlığımızı yok ettiniz.
Sonunda da ölüme ittiniz.
#MebTekinDeğil
THY gerici bir şeyhin cenaze töreni için saatte 4 kez uçak kaldırıyor Adıyaman'a. Depremde yerle bir olduğunda iki gün boyunca tek bir uçak kaldırmayıp; göçük altındaki binlerce insana kendi selasını dinlettiler aynı Adıyaman'da.
Depremzedelerin 'yardıma muhtaç insanlar' değil 'hak sahibi' olduğunu unutmadan, alt-üst ilişkisi kurmadan, insanların acılarını, ülkemizdeki felaketleri kendi kişisel gelişim ve 'iyi bir insanım' onay terapisine dönüştürmeden dayanışmak mümkün sanki.
Etimle kemiğimle yaşadığım çağdan tiksindim iyice. En büyük acıları bile hissedemeyen, onu hemen bir temsile dönüştürme yarışına giren, yaşamın çıplak gerçekliğine bir saniye bile katlanamayıp, onu hemen plastik bir estetizmle sembolleştirme telaşına giren insandan tiksindim.
"şimdi bizi iyi dinle:
düşmanımızsın sen bizim
dikeceğiz seni bir duvarın dibine
ama madem bir sürü iyi yönün var
dikeceğiz seni iyi bir duvarın dibine
iyi tüfeklerden çıkan
iyi kurşunlarla vuracağız seni
sonra da gömeceğiz
iyi bir kürekle
iyi bir toprağa."
Brecht.