Öncelikle, mizah adı altında Deniz Göktaş'ın hedef aldığı; sıra dışı tarzı, akademik çalışmaları ve kitaplarıyla adından sıkça söz ettiren Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan'ı (ESG) tanıyalım.
Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun olduktan sonra yüksek lisansını, efsane tarihçi Halil İnalcık'ın danışmanlığında tamamladı. Doktora derecesini ise ABD'deki Georgetown Üniversitesi'nden aldı. 2021 yılında profesör unvanını kazandı.
Birçok yabancı dile hâkim olan ESG, 2018 yılında TÜBA tarafından Üstün Başarılı Genç Bilim Adamı Ödülü'ne layık görüldü. Sultanın Casusları, Sultanın Korsanları, Bunu Herkes Bilir ve Ezbere Yaşayanlar gibi çok satan kitaplara imza attı.
Deniz Göktaş'ın, "Yalan söylememek için hızlı konuşuyor." diyerek alaya aldığı konu ise, ESG'nin 1915 olayları ve Ermeni meselesine bir siyasetçi ya da aktivist gibi değil, metodolojik bir tarihçi olarak yaklaşmış olması.
Çünkü ESG, bu konunun uluslararası siyasette bir baskı aracı veya diplomatik koz olarak kullanılmasına karşı çıkıyor. Yabancı parlamentoların tarihî olaylar hakkında karar vermesinin tarih metodolojisiyle bağdaşmadığını ifade ediyor.
Çözümün popülist söylemlerde değil; Osmanlı, Rus, Ermeni ve İngiliz arşivlerindeki birinci el kaynaklarda olduğunu savunuyor. Olayların, uzman tarihçilerin yer alacağı ortak komisyonlar ve bilimsel diyalog çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini dile getiriyor.
Ayrıca 1915'i, bugünün değer yargılarıyla değil; I. Dünya Savaşı'nın şartları, imparatorluğun çöküş süreci, Balkanlar'dan gelen büyük göç dalgaları ve dönemin güvenlik kaygıları içinde ele almak gerektiğini söylüyor.
Kısacası, yere göğe sığdıramadığınız, abarttıkça abarttığınız Deniz Göktaş; burada bir tarihçiyi aşağılıyor, yaklaşımını küçümsüyor. Ermenilere soykırım yapıldığını söylüyor ve Ermenilerin Türklere yönelik yaşattığı katliam ve acıları ise alaya alıyor.
Şimdi oturun, bir kez daha gülün.
Asıl acı olan ise, bu konular üzerinden hakkında herhangi bir işlem yapılmaması; özellikle sadece malum kişi üzerinden işlem yapılması...
Ona da değinmese, hatta doğrudan size hakaret etse bile yine güleceksiniz herhâlde.
Bir de şu soruyu sormak gerekiyor: Bu kişi neden bu kadar parlatıldı?
En son 'barış gelecek' diyerek teröristleri muhatap aldığınızda, PKK Doğu'da kontrol noktaları kurup kimlik kontrolü yapıyordu.
Biz bu filmi daha önce izledik.
“700’ün üzerinde şehitle bitiyor.”