Kazandığın parayı hiç harcamadan biriktirebilmek zaten başlı başına ait olduğun sınıfı gösteriyor abla ne anlatıyorsun sen ?İnsanlar üniversite yıllarından itibaren kazandığıyla ev geçindirmeye çalışıyor.
25 yaşında kendi birikimiyle ev alan kadın, sürecini paylaştı:
• 2000 doğumluyum. İTÜ Ekonomi mezunuyum.
• Üniversite 3. sınıftayken bir sene boyunca tam zamanlı olarak çalışıyordum ve bu süreçte kazandığım bütün parayı biriktirmeye başladım.
• Yani bu ev alımı sadece 2 yıllık bir iş geçmişiyle gerçekleşen bir şey değil; benim 21 yaşından beri sahip olduğum vizyonla alakalı.
• Bunların dışında, 2019 yılında bir YouTube kanalı açtım ve o zamandan beri içerik üretiyorum, iş birlikleri yapıyorum. Instagram’da ise son 2,5 senedir düzenli içerik üretiyorum ve orada da link paylaşarak gelir elde ediyorum.
• Kazandığım bu paraların bir kuruşunu bile harcamadım, hepsini biriktirdim.
• Kendinizi benimle kıyaslamanızı hiç istemem. Bütün bu birikimlerime rağmen ben de evi tamamen borçsuz bir şekilde alamadım; mevcut ekonomik şartları hepimiz görüyoruz.
• Benim birikim yöntemim şu şekildeydi:
• Harcamalarımı her gün not ettiğim bir defterim var, bunu son 4 senedir aksatmadan yapıyorum.
• Ne kadar para harcadığımı ve ne kadar biriktirdiğimi net bir şekilde takip ediyorum.
• Aldığım maaşın en az %70’ini doğrudan birikime ayırdım. Bu yüzden gelen o kötü yorumların hepsini sahiplerine geri iade ediyorum.
• Ben kendimi bildim bileli ev alabilmek amacıyla para biriktiriyorum. Yakın arkadaşlarım ve iş arkadaşlarım da bu çabamı yakından bilir.
• Gerçekten kimsenin kendini yetersiz hissetmesini istemem; hele ki benim videolarımı izleyip böyle hissediyorsanız, gerekiyorsa beni engelleyin.
• Benim amacım kimseyi üzmek değil, sadece ilham olabilmektir.
• Bence en önemlisi doğru zamanda doğru yatırımları yapabilmek.
İnsanlar içgüdüsel olarak ölümsüz olmak ister ve bir gün öleceğini bildiği için de çocuk yapar. Çok basit bir denklem aslında. Dünyaya kendinden bir parça bırakma arzusu, öldükten sonra bir süre de olsa hatırlanmak…
Babaların eski eşiyle yaşadığı sinir harbinden bunalıp çocuklarıyla iletişimi kesmesi gibi dertlerinin konuşulması lazım. Yazık babalara, ne yapsın babalar :(
Boşanan babaların bazıları öküz, çocuklarını arayıp sormuyorlar. Ama bazıları da artık sürekli sinir harbinden bunaldıkları için iletişimi toptan kesiyor. Çocuğu görmek için boşandığı kadınla iletişim kurmalı, bu da ciddi psikolojik yük. Bu baba dertleri pek konuşulmaz ama.
Aynen bizimki bir aylıkken küsmeye başladı, 3 aylıkken falan sohbet ediyorduk karşılıklı.5’inci ayında da ilgisiz kalınca evi terk ediyordu. Apaşırı güvenli bağlandı yani mükemmel her şey :))
Olur mu Teflon hayatların iktidarındayız.
Kötü olan ne varsa muhalefete, iyi olan ne varsa muktedire aittir.
Yapışmaz hiçbir kötülük; suç, hata, kusur…
Bu öyle bir ululuktur işte…
Mahşerde günahsızlıkta sırattan kuşlar gibi geçeceklerin 25 yıldır yönettiği ülkede, şükürsüzler bunun bedelini ödeyecek.
Anlayacaksınız kıymeti ama geç olacak…
Kadınların eğitim görmesinden, çalışmasından, sosyal hayatın içinde olmasından, sezaryenle doğum yapmasından her şeyden rahatsızsınız her şeye bi yorumunuz var. Bizi ilgilendiren ve kendi seçimlerimiz olan konularda siz hiç konuşmasanız keşke.
gönül podcastçiliğine adanmış bir hayat: emrah kabba'dan yeni bölüm geldi
Bir şeyler yolunda gitmediğinde hatta her şey ters gittiğinde de yola devam edebilmek nasıl mümkün olabiliyor diye soranlara, sormayanlara... paylaşın beğenin dinleyin paylaşın
https://t.co/T4OYxDBhdY
Bir kadın, ‘Dehşete düştüğü bilgiyi’ paylaştı:
“Kocanız, ailesinin üzerine olan mallar bölüştürülmeden ölürse size eşi olarak hiçbir pay verilmiyor.
Evlenince kütüğüm direkt kocamın köyüne geçiyor ama o ölürse ona düşecek payı alamıyorum.
Çok sinirlendim.”
Çocuklu, çocuksuz, çalışan, işsiz, bekar ya da evli herkes hayatta yaptığı seçimlerden dolayı yakınır bazen ve hepimizin hayattaki seçimlerinin zor yanları var. Bunlardan bazen yakınmaya da hakları var.
Çocuklu insanların çocuk kendi tercihi değilmiş gibi davranmaları bende sinir krizi yaratıyor ya. Dinlenemiyomuş çok yoruluyolarmış eşiyle başbaşa bakit geçiremiyolarmış... yani arklar insan çocuğu yaparken bunların olacağını bilip yapmıyo mu nasıl büyüyeceğini düşündün ki başka
Bir çift, İstanbul trafiğine yakalanmamak için buldukları çözümü paylaştı:
“05.30 gibi uyanıp giyiniyoruz sonra hemen yola çıkıyoruz.
Ofisin önüne gelince, klimayı sonuna kadar açıp üzerimizi pikelerle örterek mesai saati başlayıncaya kadar arabanın içinde uyuyoruz.”
Teknolojik ve maddi yetersizliklerden dolayı şu maddelerin çoğunu babamla yapamadık ama bunları annem için düşünmek ciddi bir anksiyete yarattı. Çünkü hayatta her şeyi her an kaybedebilirim korkusuyla yaptığınızda ne yaşadığınız andan keyif alırsınız ne de anıların anlamı kalır.
Anne babanız hayattayken mutlaka yapın
1. Seslerini kaydet
2. Videolarını Çek (yemek yaparken bir şey anlatırken)
3. Gülüşlerini yakala(poz verdirerek değil anlık)
4. Size hitap edişlerini kaydedin (adınızı nasıl söylüyorlar o ton daha gelmez)
5. Sıkıca sarıl,dizlerine yat
6. Gitmek isteyip gidemedikleri bir yere götür
7. Benden sonra bunu sakla diyebilecekleri şeyleri sor
8. Birlikte küçük bir yolculuk yapın
9. Birlikte alışverişe yap (sen değil, onlar seçsin)
10. Yazılarını alın (bir not dua mektup)
11. Kokularını sakla (bir eşyasını yıkamadan sakla)
12. Onlar için önemli olan bir yere beraber gidin
13. Özel mi bir günü beklemeden onlara hediye al
14. Sağlık kontrollerine götür, tahlillerini yaptır
15.Birlikte bir yürüyüş videosu çekin
....
1. Bölüm "Millenial Kaygılarla Yeniden Merhaba" by Emrah Kabba Cast
Yeni podcast, yeni konsept, yepyeni içerikler geldi, Eski Müebbet Karantina, yeni Emrah Kabba Cast
paylaşalım, takipte kalalım https://t.co/jzhy2eQDys