-Nası yani?
-Sen yoksun lan hiç olmadın.
-Sen?
-Ben kafandayım.
- E ben yoksam sen nası varsın?
-Ben varım. Sen kendini unuttun sorun orda.
- Öyle mi oldu?
-Çok kötü oldu.
-Değmez miydi?
-Elbet değerdi ama sana değil. Sana öyle bakmadı lan işte anla!
-Kabul etmeli miyim?
-Ettin farkında değilsin.
-Canım çok acıyor.
-Aslında acımıyor sen acımasını istiyosun.
-Niye isteyeyim ya?
-Sen sanıyorsun ki o seni düşünüyo, aklına geliyosun.
-Yok mu öyle bişi?
-Yok tabi lan! Sen istiyorsun ki arasın aramaz.
-Neden?
-E yoksun ki sen...
-İstemesen de kabul ediyosun zamanla
-Zaman ilaç mı diyosun?
-Yok lan zaman da bi yara. Sadece bi acı başka acıları unutturabiliyo.
-Hep acı mı diyosun?
-Yok be oğlum sen çektin acını tercih edilmeyerek ya da önemsenmeyerek.
-Geçecek mi?
-Çoktan geçti sadece sen kabul etmiyosun.
-Sırf demden bir çay?
- İçerim valla.
-Ee nası oluyor bu işler?
-Hangi işler?
-Devam etmek filan.
-Her şey geçiyo bi şekilde. Seninki şekilsiz diye takılıyorsun di mi?
-Daha güzel olabilirdi ki çok güzel olabilirdi.
-Olamazdı. Sadece sen istedin.
-Bunu kabul etmek istemiyorum!
Yok be oğlum sana oldu olan da aslında bir şey de olmadı. Her şey kafanda. Gördüğün düşü gerçek sandın ki sen bunu hep yapıyosun. Bırak benim virgülümü, noktamı.. Sen umudunu kaybettin diye böyle yapıyorsun. Yapma! Sigara?
Seni o kadar özledim ki kendimden utanıyorum.. "Özlemek" ne güzel bir kelime dedi, içimdeki boşluğu gösterdim, anlamadı. Anlamamak bir insana ancak bu kadar yakışırdı...
Vahdettin, İngilizlere rahat sığınabilsin diye sabah vakti saray civarındaki yolları kapattılar. İşine giden bir işçiyi tartaklayıp kovdular. Özel araçla rıhtıma götürdüler. Gemiye o şekilde bindi.
FUTBOL FEDERASYONU BAŞKANLIĞINA ADAYIM
TFF’nin 2025-26 bütçesi 8 milyar 525 milyon lira; yani yaklaşık 180 milyon dolar. Kurumda 400’ün üzerinde personel görev yapıyor. Süper Lig, yayın gelirinde Avrupa’nın beşinci, futbolcu varlığı bakımından altıncı büyük turnuvası konumunda. Böylesi dev bir ekonomiye rağmen, ne bu büyüklüğe yakışan sürdürülebilir sportif başarı var ortada, ne de Türk futbolunu geleceğe taşıyacak tutarlı bir vizyon.
Ben bu tabloyu değiştirmek için TFF başkanlığına adayım. Bilimi ve inovasyonu merkeze alan bir anlayışla Türk futbolunu 3 yılda hak etiği yere taşıyacağıma inanıyorum.
2024’te de açıkça yazmıştım, TFF başkanlığına adayım. Daha doğrusu “TFF başkanlığına aday adayıyım”. Bugün TFF başkanlığına aday olmanız için önce 5 kulübün onayını, kongre günü adaylığınızın kesinleşmesi için 64 delegenin imzasını toplamanız gerekiyor. Zaten toplam 320 delege var. Bunların 126 tanesi Süper Lig, 38 tanesi 1.Lig kulübü yöneticileri. Takdir edersiniz ki delege sayısı bu kadar az olunca, siyasi angajmanı bulunmayan benim gibi Atatürkçü sade bir vatandaşın 64 imza toplayıp aday olması mümkün değil.
Eğer bir gün yetki bende olursa değiştireceğim ilk şey şu: TFF kongresindeki delege sayısını 10 bine çıkaracağım. Eski-yeni tüm milli futbolcuları, Süper Lig’de görev yapmış tüm teknik adamları, hakemleri, futbol ailesinin her kategorisinden belli sayıda temsilciyi, gazeteciyi, doktoru, gözlemciyi (elbette uygun oranda) delege yapacağım. Yeni bir TFF seçim modeli yaratacağım. Şu anda Türk futbolunun patronunu seçen 320 delegenin sadece 5’i futbolcu, 4’ü teknik direktör, 4’ü hakem! Geri kalan 300 küsuru inşaatçı, ayakkabıcı, ihaleci, şucu-bucu! Bir teknik direktörseniz, TFF delegesi olmanız için A milli takımı çalıştırmanız gerekiyor şu anda. Hakemseniz Şampiyonlar Ligi’nde maç yönetmiş olmanız gerekiyor. Ama bir ikinci lig kulübü başkanıysanız delegesiniz otomatikman. Futbolun kaderini sahanın içindekilerin, sporcuların, antrenörlerin, hakemlerin belirlememesi tuhaf değil mi sizce de?
TFF Başkanı olduğumda değiştireceğim onlarca şey var aslında. Ancak en hayati gördüğüm 10 tane başlığı paylaşıyorum izninizle.
İsmail Arı'nın 75 gün haksız ve hukuksuz yere içeride tutulması sadece içerideki insanlara gazetecilik öğretmesi anlamında manalıdır. Geri kalan her şey hayattan çalınan zaman, düşman hukuku ve tam 75 gün halkın haber alma özgürlüğüne vurulan darbedir.
İyi ki varsın @ismailari_
Beyefendi siz kimsiniz ve bana hangi hakla hatta yüzle SMS gönderiyorsunuz? Onlarca İBB çalışanı kişisel bilgileri sızdırmak iddiasıyla ve tek 1 kanıt gösterilmeden aylardır hapisteyken bari kendi çıkardığınız KVKK'ya uymaya tenezzül edin. Bu nasıl arsızlık? @fethanbaykoc
UEFA'dan büyük ceza! TFF askıya alınabilir! UEFA'dan bugün Süper Lig takımlarına verilen cezalar ve malum takıma verilecek olan ceza da her şeyin başlangıcı olacak! Sonuna kadar okuyun.
İbrahim Hacıosmanoğlu: "Anayasa Mahkemesi, Tahkim Kurulu kararlarının adil olmadığına hükmetti, meclise yasa değişikliği için 9 ay süre verdi." Çünkü normalde Tahkim Kurulu seçimle geliyordu ama atama usulü gelmeye başladı.
İşte önemli kısım da tam olarak burası: "Tahkim Kurulu, PFDK'da verilen kararların itirazı ile ilgilenir!" Bu da demek oluyor ki: "Galatasaray ne zaman itiraz etse veya edecek olsa red geldi ve cezalar onandı, malum camia itiraz ettiğinde ise ceza indirimi geldi." Sonuç olarak Galatasaray'a verilen cezalar adil değildi! Çünkü atanan kişiler verdi bu cezaları!
Bu konu gerek Galatasaraylı gerekse sözde tarafsız futbol camiası tarafından konuşulmadı, üstünde de durulmadı, kimse farkında bile değildi! TFF başkanı derhal istifa etmelidir. Gönderiyi okuyan herkes bu konunun üstüne düşmelidir, paylaşmalıdır. Tahkim Kurulu özerk, bağımsız olmalıdır! Belki bizim yönetim de bunları görür!