Siyasi rakiplerimiz gece gündüz koltuk kavgası verirken biz iktidar ve ittifak olarak Türkiye’yi geleceğe hazırlamanın mücadelesini veriyoruz.
Biz işimize bakıyor, asli gündemimize odaklanıyor, milletin çizdiği rotada ilerlemeye devam ediyoruz.
AK Parti olarak bizim siyaset anlayışımız, eser ve hizmet üzerine bina edilmiştir.
Bu anlayışla Ankara’ya toplam 4 trilyon 280 milyar liralık yatırım yaptık.
Bu yıl AK Parti’mizin kuruluşunun 25’inci yılını idrak ediyoruz.
Ağustos ortasında inşallah bize, hareketimize ve mücadelemize yakışır bir programla 25’inci yaşımızı büyük bir coşkuyla kutlayacağız.
Partimizi kurarken hemen hiç kimse ülkemizin bu kadar kısa sürede büyük mesafeler alacağını düşünmüyordu; Türkiye’nin eğitim, sağlık, adalet, emniyet, ulaşım, ekonomi, dış politika, turizm gibi alanlarda bu kadar kısa sürede büyük hamleler yapabileceğine ihtimal vermiyordu.
Ankara’nın lokomotifliğini üstlendiği savunma sanayisinde ülkemizin başarı hikâyesi yazabileceğine çok az kimse inanıyordu.
İhracatımızı 36 milyar dolardan 275 milyar dolar seviyesine…
Turizm gelirimizi 12,4 milyar dolardan 65 milyar dolar seviyesine…
Savunma ihracatımızı 248 milyon dolardan 11 milyar dolar seviyesine…
Millî gelirimizi 236 milyar dolardan 1,6 trilyon dolara çıkaracağız desek hayal tacirliği yapmakla itham edilirdik.
Türkiye’yi önce bölgesel bir güç, sonra da küresel siyasetin oyun kurucusu yapacağımızı söylesek hayalperest olmakla suçlanırdık.
Ama biz bundan 25 sene önce tahayyül dahi edilemeyen, tasavvur dahi edilemeyen büyük bir kalkınma hamlesine imza attık.
Hayalleri hedeflere, hedefleri de tek tek gerçeklere dönüştürdük.
Köklü reformlarımızla, sessiz devrimlerimizle, merhum Özal’ın o meşhur ifadesiyle “Türkiye’ye çağ atlattık.”
“Bu Sevdanın Adı: Ankara” programında AK Parti Ankara İl Teşkilatımızın kıymetli mensuplarıyla, değerli yol ve dava arkadaşlarımla beraber olmaktan büyük bahtiyarlık duydum.
Ankara’mızın 25 ilçesindeki, 1.427 mahallesindeki vatandaşlarıma selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum.
İktidarlarımız döneminde ülkemizin pek çok sorununu çözdük lakin muhalefetin kronikleşmiş vizyon sorununu bir türlü çözemedik.
Rahata alışmış muhalefet aktörlerine çalışmayı, proje geliştirmeyi, hizmet etmeyi maalesef öğretemedik.
Dış politika, savunma, vesayete ve teröre karşı mücadele gibi konularda yerli ve millî duruş sergilemeyi öğretemedik.
Şunu da ifade etmek isterim ki Türkiye’nin muhalefet açığı, kapanmak bir yana, giderek daha fazla büyüyor.
Siyaset kurumunun koltuk ve kariyer sevdalılarının elinde düşürüldüğü içler acısı hali gördükçe inanın ülkemiz adına biz üzülüyoruz.
Rakibimiz de olsa muhalefet de olsa Türkiye’nin ikinci büyük partisinin kavgayla, gerilimle anılmasını biz doğru bulmuyoruz.
Biz karşımızda iç karışıklıkla malul bir muhalefet değil; hizmette, vizyonda, eserde, fikirde yarışacağımız bir muhalefet görmek istiyoruz.
Kalitemize ve kalibremize uygun bir muhalefet arayışımız, dün olduğu gibi bugün de devam etmektedir.
Bugün dünyanın göz bebeği İstanbul’da denizciliğimizin, mühendisliğimizin ve Türkiye-Romanya dostluğunun yeni bir nişanesine tanıklık ettik.
CAm. Roman korvetini Romanya Deniz Kuvvetlerine teslim ederken Koçhisar açık deniz karakol gemimizi envantere katmanın gururunu yaşadık.
Aynı tezgâhtan çıkan, aynı mühendislik aklının ürünü olan bu iki kardeş geminin donanmalarımıza hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.
Her iki platformun ülkelerimize, Karadeniz’in güvenliğine, NATO ittifakına ve bölgemizin huzuruna büyük katkılar yapacağına inanıyorum.
Bugün vefat haberini aldığımız, Türk halk müziğimizin değerli sanatçısı, akademisyen, derlemeci ve koro şefi Yücel Paşmakçı'ya Allah'tan rahmet; ailesine, sevenlerine, talebelerine ve sanat camiamıza başsağlığı diliyorum.
Mekânı cennet olsun.
TÜRGEV’imizin 30’uncu kuruluş yıl dönümünün ülkemiz, milletimiz, sivil toplum camiamız için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Aşkla ve adanmışlıkla görev yapan, şuurlu bir gençliğin yetişmesi için fedakârca çalışan tüm vakıf insanlarımıza tebrik ve teşekkürlerimi iletiyorum.
15’ten fazlası dost ve müttefik ülkelere ihraç edilmek üzere 50’nin üzerinde savaş gemisini imal ediyoruz.
Yürüttüğümüz projelerin toplam bedeli 25 milyar avro seviyesine ulaştı.
Bay Bay Kemal önceki gün çıkmış, 10 yıl sonra “17-25 Aralık girişimindeki her şey montajdı” diyor.
Şimdi, ben bu itirafçıya soruyorum
Madem montaj olduğunu, iftira olduğunu bal gibi biliyordun; niçin bunları meydan meydan millete dinlettin?
Madem yalan olduğunu, uydurma olduğunu biliyordun; niçin aylarca meclis kürsüsünde o yalanlar üzerinde tepindin?
Madem 17-25 Aralık’ın FETÖ’nün bir kumpası olduğunu biliyordun, bu darbe girişimine neden ortak oldun?
Seni bu yalan ve iftira furyasına öncülük etmeye kim zorladı? Seni bu çamur siyasetine kim, hangi örgüt bulaştırdı?
15 Temmuz destanına “kontrollü darbe” diyerek lekelemeni senden kimler istedi?
Bay Bay Kemal’in artık bu sorulara cevap verme vakti gelmiştir.
Bu millete ve Türk siyasetine bir iyilik yapmak istiyorsa, çıkmalı, üzerindeki şüphe bulutlarını cesaretle kaldırmalıdır.
Şayet gerçekten “helalleşmek” istiyorsa önce buradan başlamalıdır.
Biz, ülkemize ve milletimize sorumluluğumuzun gereği olarak bu meseleyi sonuna kadar takip edeceğiz.
Türkiye’nin gayesi bölgemizde gerilim üretmek değil; barışı, adaleti, huzuru ve istikrarı güçlendirmektir.
Biz kimseyle kriz, kaos, kavga ve çatışma peşinde değiliz; aksine karşılıklı saygıya dayalı güçlü bir iş birliğinden yanayız.
Bizim kimsenin toprağında, egemenliğinde gözümüz yoktur ve olmamıştır.
Bizim kimsenin meşru hak ve çıkarlarında gözümüz yoktur ve olmamıştır.
Bununla birlikte hiç kimsenin de egemenliğimize kastetmesine, ülkemize tehdit oluşturmasına, menfaatlerimize zarar vermesine müsaade etmeyiz.
İlkemiz çok net: Biz ne hak yeriz ne de hakkımızı yediririz.
Açık Deniz Karakol Gemisi CAm. Roman’ın Romanya’ya Teslimi ve Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Platformlarının Hizmete Giriş Töreni https://t.co/ICNPtzhxlH
Yarın Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na girecek tüm gençlerimize yüce Allah’tan zihin açıklığı ve kolaylıklar niyaz ediyorum.
Sevgili genç arkadaşlarım:
Sınavınız nasıl geçerse geçsin, unutmayın; sizler bu ülkenin geleceğisiniz, yarınlarımızın teminatısınız, ailelerinizin ve milletimizin göz bebeğisiniz.
Sizlere güveniyoruz, sizlere inanıyoruz.
Millî Takımımıza Paraguay’la oynayacakları maçta yürekten başarılar diliyorum. 🇹🇷
Vatandaşlarımdan, YKS’ye girecek evlatlarımızı düşünerek maç heyecanını ölçülü yaşamalarını, gençlerimizi sınav öncesinde rahatsız edebilecek eylemlerden uzak durmalarını rica ediyorum.
Bugün açılışını yaptığımız Halkalı-İstanbul Havalimanı Metrosu Halkalı-Arnavutköy kesiminin ülkemize, şehrimize, hat üzerindeki yerleşim yerlerimize ve tüm İstanbul’a hayırlı olmasını diliyorum.
Önceki gün birisi çıkmış, kendi kötü siciline bakmadan sosyal medya hesabından bizi dış politikada şov yapmakla, tribünlere oynamakla, ülkemizi bölgesel krizlerin mezesi yapmakla itham ediyor.
İnanın insan, kurduğu cümlelerin neresini düzelteceğini bilemiyor.
Bir defa Türkiye, bölgesel krizlerin mezesi değil, işte en son İran savaşında olduğu gibi çözüm çabalarının baş aktörüdür.
İkincisi, dış politika şov alanı değil; tecrübe, birikim ve dirayet gerektiren bir uzmanlık alanıdır.
Üçüncüsü, biz ne içeride ne dışarıda hiçbir zaman tribünlere oynamadık; aksine hep gönüller yapmanın, gönüller kazanmanın derdinde olduk.
Siz birbirinizle koltuk kavgası verirken biz yürüttüğümüz ince diplomasiyle bölgemizdeki çatışmaları dindirmenin kavgasını verdik.
Siz birbirinizin kuyusunu kazarken biz elimizde iğneyle kuyu kazar gibi barışa giden yolun önündeki engelleri kazıdık.
Siz kimin hain, kimin iş birlikçi, kimin proje olduğunu tartışırken biz zorlu müzakere masalarında Türkiye’nin hak ve hukukunu savunduk.
Daha kavgasız gürültüsüz tek bir gününüz yok, bir de çıkıp bize diplomasi dersi vermeye kalkıyorsunuz.
Siz gidin kapasitenize, kalibrenize uygun işler kovalayın.
Becerebiliyorsanız önce şaibesiz bir kurultay yapmayı öğrenin.