Duygularını anlayıp bunları anlamdırabilen insanların sürekli acı çekmesi fazla ironik,
Sonuçta benim anlatacaklarım,senin anlama kapasitene bağlı tıpkı benim sana değer verme kapasitemin,senin anlama kapasitene bağlı olduğu gibi.
Bilgi Üniversitesi tekrar açıldığına göre bize de anı olarak koskoca ülkenin Erdoğan’ın elinde oyuncak haline geldiği, tek bir imzayla her şeyin bir anda değişebileceği gerçeğiyle bir kez daha yüzleşmiş olmak kaldı.
Ne yapmış Bosch'un o süpürgesi? Gülistan'ın, Rojin'in cinayetlerinin izlerini mi yok etmiş? Çocuk tecavüzcüsü Vakıfları Meclis'te tertemiz mi yapmış? Kadın cinayetlerinin üzerini mi süpürmüş? Devletin kaynaklarını üstün emiş gücüyle hüpletip, binlerce aileyi ekonomik sıkıntıya sokarak çocuk yapmaktan korkar hale mi getirmiş? Kirli vicdanlarınızı temizleyememiş o kadar...
Günlerdir açlık grevinde direnen madenciler isyan ederek konuşuyor;
“Maaşımı vermedi, haklarımı vermedi, dava açtım onu da kazandım hala hakkımı alamadım!”
“Kim bu Sebahattin Yıldız denen patron kim?
Devletten büyük mü?
Enerji Bakanından büyük mü?
Çalışma Bakanından büyük mü?
Biz size niye yetki verdik?”
“Bi tane polis de gitsin bizim değil hırsız Sabahattin’in önünde dursun!”
Size diyorlar, duyuyor musunuz?
@csgbakanligi@TCEnerji@TC_icisleri
#HakkımıVerDorukMadencilik
A101 “Z kuşağı neden bizi tercih etmiyor” diye büyük bir araştırma yaptırmış. CarrefourSA’nın alımı da işte bu araştırmanın ürünüymüş. Satışın ve devrin kesinleşmesi aylar sürermiş. Carrefour’un yeni sahibi olan “muhafazakârlar” alkollü içkileri hemen raflardan indirmeyecekmiş. Yavaş yavaş kaybolacakmış o şaraplar; asıl belirleyici ise gelecek yıl olması beklenen seçimlermiş. Peki, neden? O seçimlerin sonucunda, Türkiye’de alkollü içkileri tüketmek için Dubai modeli mi getirilecek? Yani, özel ruhsatlı alanlarda daha çok turistlere hitap eden bir yaşam biçimi mi arzulanıyor? Madem hedef Z kuşağı, yasaklarla mı onları tavlayacaklar, muamma. Hadi bir tez daha öne süreyim: Carrefour’dan sonra alkollü içki satan o tek zincir market de bir gün başka bir üç harfli muhafazakâr şirkete satılır mı? Olmaz, demeyin.
Okuduğunuz çeyrek yüzyılın özeti aslında. AKP’nin yasak tarihi, küçük tavizlerle başlayıp büyük kayıplara dönüşen bir sürecin hikâyesi... İçki kadehinin ekranlarda flulaşmasından konser yasaklarına, heykel yıkımından sanatçıların kara listeye alınmasına kadar uzanan bir çizginin devamı olarak, artık günlük yaşam da dönüşecek. Farkında mısın?
Cumhuriyet’te, Arka Bahçe’de yazdım 👇🏼
https://t.co/N1yedHYZzC
Sorumlu bulunmuş,
sosyal medya ve bilgisayar oyunları!
Vay be!
Bir öğün yemeği bile çok gördüğünüz o çocukların okula aç gitmelerinin, değil canlarının istediğini yemek, karınlarını doyuracak kadar bile yiyememelerinin, ana babalarının baş edemedikleri sefaletini çaresizce seyretmelerinin,
Okulu bitirip bir iş sahibi olsalar bile çalıp çırpmadıkça ya da yüksek mevkilerde teyzeleri olmadıkça bir hayatları olmayacağını bilmenin ufak da olsa bir etkisi oluyor mudur acaba çocukların psikolojisi üzerinde?!
Ya da misal Meclis’te talimatı alınca kürsüdeki hatibe saldırmaya koşa koşa giden göbekli ve anca 200 yandaş arasındayken pek yürekli o dayıların falan hiç bir etkisi olmamıştır diyorsunuz!?
Her nev’i şiddeti yücelten,
kendinden güçsüz olana zulmetmeyi marifet belleten,
kendisini ve cümle sülalesini her türlü hukuk kuralından azade addeden yüce iktidarınızla bu olanlar arasında hiç bir bağlantı yoktur öyle mi?
Ülkeyi yangın yerine çevirmenin, adaleti katledip ahlak diye diye ahlaki tüm değerleri çökertmenin, hırsızlığın, arsızlığın, yolsuzluğun, adaletsizliğin, liyakatsizliğin, eşitsizliğin,
Günde üç kadın katledilirken bir çocuğun bakımını tek başına anneye yükleyip kaçmaya kalkan saçma sapan aile yılı procelerinizin falan ennnnn ufak bir etkisi yoktur diyorsunuz bunca çürümede!?
İnanılmaz ya!
İnanılmaz!
Son zamanlarda izlediğim en iyi filmlerden biri. Hikayenin gerçek olması durumu daha da etkileyici kılıyor. İnsan doğasının matematiğine dair muazzam bir yorumlama. Tek kelimeyle bravo!
Şarkı sözünü beğenmedim, gözaltı. Dizi senaryosunu beğenmedim, gözaltı. Youtube'da yapılan şakayı beğenmedim, gözaltı. Sahne kıyafetini beğenmedim, gözaltı. Sosyal medya paylaşımını beğenmedim, gözaltı. Sokak röportajını beğenmedim, gözaltı. Bu liste nereye kadar uzar?
Siz hala ama şarkının sözleri çok açık ama Manifest’in kıyafetleri şöyle böyle demeye devam edin bugün alkışladığınız sansürler yarın sizin kapınızı çalacak. Yarın kız arkadaşınla parkta sarıldığın için aynı şeyi sen yaşayacaksın. Aile yılı hayırlı olsun.