GAÜN, ULUSLARARASI IDEAL 2026 KONFERANSI’NA EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Eğitim Fakültesi, 9-11 Ekim 2026 tarihlerinde uluslararası çok lokasyonlu bir akademik etkinlik olan IDEAL 2026’ya (International Development in Education and Learning Conference) ev sahipliği yapacak.
Konferans; araştırmacılara yönelik Akademik Platform ile öğretmen, okul yöneticisi ve lise öğrencilerini kapsayan K-12 Platformu olmak üzere iki ana yapıdan oluşacak. Her iki platform için de bağımsız ISBN numaralı uluslararası bildiri kitabı yayımlanması planlanıyor.
IDEAL 2026’nın, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından tanınan uluslararası kongre statüsünde düzenleneceği, bildirilerin ise 20’den fazla ülkeden 58 akademisyenin yer aldığı Uluslararası Bilim Kurulu denetiminde kör hakem sistemiyle değerlendirileceği belirtildi.
Konferansın akademik koordinasyonu, Gaziantep Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi ve Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nden öğretim üyelerinin yer aldığı düzenleme kurulu tarafından yürütülüyor. GAÜN öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Başaran konferans direktörlüğü ve IB Coordinator görevini üstlenirken, GAÜN öğretim üyesi Prof. Dr. Veli Batdı da konferansın bilimsel çerçevesine katkı sağlıyor.
Onursal Kurul’da Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan ve Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bayram Çetin’in yanı sıra University of Minnesota’dan Prof. Dr. Gillian Roehrig, Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Dilek Altun, National Taiwan Normal University’den Prof. Dr. Nian-Shing Chen ve Middle Tennessee State University’den Assoc. Prof. Dr. Michael A. Erskine yer alıyor.
K-12 Platformu Düzenleme Kurulu’nda ise Türkiye’nin uluslararası akreditasyonlu özel okul kurumlarının yöneticileri ile Gaziantep, Sakarya ve Hasan Kalyoncu üniversitelerinden araştırmacılar ve öğretim üyeleri görev alıyor.
Konferans kapsamında oluşturulan Genç Araştırmacı Platformu ile lise öğrencilerine uluslararası akran değerlendirmeli bildiri kitabında (ISBN) yayın yapma ve kongrede sunum gerçekleştirme imkânı sunulması hedefleniyor.
Gaziantep’teki ana konferansın ardından IDEAL’in 2027 yılında Antalya, Roma ve Bakü’de de düzenlenmesi planlanıyor.
https://t.co/SY1J4AIlhX
#ParlayanYıldız #GaziantepÜniversitesi
Üniversitemiz Mimarlık Fakültesi öğrencilerimizden Abdulkader İsmail ile kardeşinin vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyorum.
Merhumlara Allah’tan rahmet; ailelerine, yakınlarına ve üniversite camiamıza başsağlığı diliyorum. Mekânları cennet olsun.
üniversitelerde “dersi dinle-not al-sınavda not aldığın bilgileri ne derece iyi öğrendiğini göster” döngüsü artık devrini tamamlamak üzere...yeni yaklaşımda öğrencinin yeteneklerini geliştiren, öğrenciye uluslararası deneyim kazanmasını teşvik eden, öğrenmeyi öğreten yapı hakim
Karanlık Akademi: Üniversiteler Nasıl Ölür?
Yazar Peter Fleming, Dark Academia kitabında üniversitelerde yaşanan değişimi sorguluyor.
Fleming'e göre üniversiteler birer bilim yuvası olmaktan çıkıp ruh emici birer şirkete dönüşüyor.
O'na göre üniversiteler artık kamu yararını düşünen kurumlar değil.
Tıpkı birer şirket gibi kâr, büyüme ve verimlilik takıntılı hale geldiler.
Bu yeni modelin adı "Eğitim Fabrikası" (Edu-Factory).
Bu fabrikada öğrenciler "müşteri", akademisyenler ise "işçi" olarak görülüyor.
Adına "karanlıkokrasi" (darkocracy) denilen boğucu bir bürokrasi ve akademisyenleri canından bezdiren tonlarca anlamsız "angarya iş" üretiyor.
Öğrenci memnuniyet anketleri, dergi sıralamaları, atıf sayıları.... Bu "metrik tiranlığı", "yayın yap ya da yok ol" kültürünü körüklüyor.
Bu baskı o kadar yoğun ki, bazı akademisyenler sırf "prestijli" bir dergide yayın yapmak için verileriyle oynamaya veya hile yapmaya yönelebiliyor.
Müşteriyi, yani öğrenciyi memnun etmek için notların şişirilmesi de cabası!
Fleming'e göre nu yeni düzen "hasarlı insanlar" yaratıyor.
Öğrenciler, ağır borç yükü , barınma sorunları ve korkunç bir başarı baskısı altındalar.
Kampüslerde anksiyete, depresyon ve hatta intihar vakaları rekor seviyede.
Yazar bu durumu "Öğrenci Cehennemleri" olarak adlandırıyor.
Akademisyenler, aşırı çalışmaktan tükenmiş, güvencesiz sözleşmelerle çalıştırılan ve sürekli endişe içinde olan bir meslek grubu haline geldiler.
Kitap, bu baskıya dayanamayıp hayatına son veren akademisyenlerin trajik hikayelerine de yer veriyor.
Fleming'e göre akademisyenler de tamamen masum değil.
Birçoğu bu rekabetçi kariyer oyununa kendini kaptırmış durumda.
Üniversite, birkaç "yıldız akademisyen" yaratıp onları ödüllendirirken, geri kalanların iş yükünü artırıyor.
Bu "akademik yıldız kompleksi", kıskançlığı ve dedikoduyu körükleyerek meslektaşlık ruhunu yok ediyor.
Sonuç olarak, üniversiteler büyük bir patlamayla değil, amacını unutarak yavaş yavaş, içten içe ölüyor.
Fleming'in kitabında hepimiz için üzerinde düşünmemiz gereken, rahatsız edici argümanlar var.
Kitap, Türkçeye de tercüme edilmiş durumda.
Türk Yükseköğretimini bölgesel ve küresel düzeyde odak noktası hâline getirmek istiyoruz. Bu hedefe ulaşmada bize yol haritası olacak "2024-2028 Yükseköğretimde Uluslararasılaşma Strateji Belgesi" hazırladık. Belgede yer alan bazı önemli başlıkları sizlerle paylaşıyorum.
12. Kalkınma Planı başta olmak üzere devletimizin üst politika belgeleri ışığında hazırladığımız, yükseköğretim sisteminin uluslararasılaşması için benimsenen politikalara rehberlik edecek belgenin ülkemize ve yükseköğretim sistemimize hayırlı olmasını dilerim.
"Narsist kişiliğin en belirgin ayırt edici özellikleri yücelik hissi, aşırı benmerkezcilik, takdir ve onay alma düşkünlüğüne rağmen başkalarına karşı tam bir empati yoksunluğudur."
Otto Kernberg, s.154
Ara ara kendine bir aferin de. Kimsenin bilmediği sorunlara rağmen hayatına devam ediyorsun diye kendini tebrik et. Koşmaya mecalin olmasa da hala yoldasın, yürüyorsun diye kendini takdir et. Tebriği, takdiri kendine çok görme çünkü senden başka bir sen yok..
Öfke sırasında çocuğunuza söylediğiniz sözler, çocukken size söylenen sözlerden başka bir şey değildir.
Çocukluğunuzu çocuğunuza yaşatmak istemiyorsanız, bilinçaltınızı onarın...
6. Uluslararası Yükseköğretim Çalışmaları Konferansı (IHEC 2023), YÖÇAD (@yocad2) ve Fenerbahçe Üniversitesi (@fbuniversitesi) iş birliğinde 19-21 Ekim 2023 tarihlerinde yüz yüze olarak gerçekleştirilecektir. Gönderilerinizi ve katılımınızı bekliyoruz: https://t.co/0CcZ9q7B16
Okumuş cahil çok tehlikelidir. Bir de hırslıysa, çok daha tehlikelidir. Hem okumuş, hem cahil, hem hırslı, hem de ahlaksızsa; Onu insan suretinde şeytan sayabilirsiniz.
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK) tarafından hazırlanan, #GaziantepÜniversitesi (GAÜN) ev sahipliğinde düzenlenen “Yükseköğretimde Uluslararasılaşma İstişare Toplantısı – 4″ YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. Haldun Göktaş’ın katılıyla gerçekleşti.
🔗https://t.co/jZnxroCpF1
Yükseköğretim Kurulu olarak uluslararası etkileşimi, yükseköğretim açısından kritik bir konu olarak görüyor, uluslararası öğrenci ve akademisyen hareketliliğine büyük önem veriyoruz.
“Scopus verilerine göre, Türkiye’nin 2001 yılında 9 bin 969 yayınının dünya içerisindeki payı %0,7’dir. 2021 yılında ise 67 bin 150 yayınının dünya içerisindeki payı ise %1,8’e yükselmiştir”
Çocuğunuzu ihmal etmenin huzursuzluğundan kurtulmak için ona oyucak almak duygularınızı yanıltmaktan başka bir şey değildir. Aldığınız oyuncak içinizi rahatlatır, görevinizi yapmış gibi hissettirir, bu doğru, fakat bu rahatlama bir sonraki ihmalin zeminini hazırlar.