Bu insanların suçu şerefiyle namusuyla ekmeğini kazanmaya çalışmaları mı?
50 bin insanın katili kokainman kaçakçı narko terör örgütü elebaşı ve üyesi olsalardı 250 metrekare dubleks villa verir miydiniz?
fakirin daha da fakirleştiği zenginin paraya para demediği çağda helalinden para kazanan emekçi babalara ve babalarının yasını tutan bu çocuklara bütün ülkenin kalbi SIZLAMALI
Söyleyecek çok şey var ama tesiri yok…
"Madencinin fıtratında var" deyip geçenler; bu gencecik çocukların ahı, vebali üzerinize olsun inşallah 🤲🥀
#Madenci#Soma
Birileri cebine milyarlar doldururken, çocuklarının karnını doyurmak için madene giren babalar tabutuyla çıkıyor. Allah sizin de kurduğunuz bu düzenin de belasını versin.
Vehbi Koç:
“Ben otomobili lüks olarak görmüyordum. Otomobil benim için ayakkabı gibi bir ihtiyaçtı.”
“Otomobil üretmeyi kafama koydum. Ama bunun için önce gidip Ford’u ikna etmem gerekiyordu.”
“Amerika’ya gidip doğrudan Henry Ford’la görüşmeye karar verdim.“
“Asıl mesele ise Henry Ford’dan randevu alabilmekti.”
“Yanımdakilere, ben Ford’a gideceğim, Henry Ford’la tanışmak istiyorum dedim.”
“Bana bunun çok zor olduğunu söylediler.”
“Yine de Detroit’e kadar gittik ama ilk gidişimde sekreterinden öteye geçemedim.”
“Henry Ford çok meşguldü, görüşme olmadı.”
“Daha sonra Ford bayileri arasında düzenlenen bir yarışmayı kazandık ve Amerika’ya davet edildim.”
“Ben de bu fırsatı değerlendirdim. Bu kez Henry Ford’un karşısına çıkacaktım.”
“Henry Ford’la görüşeceğim gün büyük bir imtihana giriyor gibiydim.”
“Amerika’da berbere gitmek de elbise ütületmek de bana çok pahalı geliyordu.
Normalde bunlara para vermek istemezdim ama o gün paraya kıydım. Elbisemi ütülettim, berbere gidip tıraş oldum.”
“Çünkü karşımdaki adam Henry Ford’du. Türkiye’de otomobil üretme hayalimin önemli bir kısmı o görüşmeye bağlıydı.”
“Henry Ford’la görüştükten sonra da iş hemen bitmedi. Yaklaşık iki ay boyunca New York ile Detroit arasında mekik dokudum.”
“Ford’un yöneticilerine tekrar tekrar hesap verdik. Türkiye’de yatırım yapılır mı, fabrika kaça kurulur, ortaklık nasıl yapılır, hepsini tek tek masaya yatırdık.”
“Sonunda Ford, her türlü teknik yardımı yaparız, sermaye de koyarız dedi. Türkiye’ye büyük bir sevinçle döndüm.”
“Ama bu kez karşıma kendi ülkemde başka bir engel çıktı. Yatırım için yetkililerin onayı gerekiyordu.”
“Yetkililerle görüşmek istedim. Tam 8,5 ay görüşemedim.”
“Bu sırada Ford’un yöneticileri Türkiye’ye gelip gidiyordu. Ortada hâlâ bir sonuç göremiyorlardı.”
“Süreç uzayınca Ford ortak olarak yatırım yapmaktan vazgeçti. Size teknik yardım yaparız ama ortak olarak girmeyiz dediler.”
“Bunun üzerine biz de kendi paramızla bu işi nasıl yapabileceğimizi düşünmeye başladık. Otomobil üretme fikrinden vazgeçmedik.”
“Yıllar boyunca bu işin peşinden koştum. Ford’la görüştüm, kapılarda bekledim ama ilk yerli otomobilin ortaya çıkması yine de yıllar aldı.”
“Sonunda dönemin Sanayi Bakanı Mehmet Turgut’a bir mektup yazdım. Türkiye’de küçük bir otomobil üretebilmek için izin istedim.”
“Mektupta, bu işe sermayemi ve şerefimi koyuyorum dedim. Sonunda izin çıktı.”
“Anadol piyasaya çıktı ve yıllardır kurduğum hayallerden biri gerçekleşti.”
“Bana cimri derlerdi ama ben cimri olduğumu düşünmüyordum. Ben sadece lüzumsuz para harcamaya karşıydım.”
“Mercedes’e binecek param vardı, daha pahalı arabalara da binebilirdim. Ama Ford kullanıyordum.”
“Kendim için gereksiz gördüğüm parayı harcamıyordum. Ama okul, üniversite veya memlekete faydalı bir iş olduğunda milyonlar harcamaktan çekinmiyordum.”
“10 milyon dolar gider, 20 milyon dolar gider, buna üzülmem. Ama gereksiz yere harcanmış 20 lirayı görürsem kıyameti koparırım.”
“Çünkü mesele paranın büyüklüğü değil, nereye harcandığıdır. Benim sistemim buydu.”
“Gençlere vereceğim en önemli öğütlerden biri de ölçüyü kaçırmamalarıdır. Birdenbire zengin olacağım diye karmakarışık işlere girmesinler.”
“Merdivenin basamak basamak çıkıldığını unutmasınlar. Çok dikkatli hareket etsinler.”
“Ben de hayatım boyunca bir anda zengin olmaya çalışmadım. Ağır ağır ilerledim.”
“Benim öğrendiğim şey şu oldu:
Ağır giden kazanır.”