"Emdiği süt burnundan geldi! "
sözünün çıkışı;
Osmanlı padişahı III. Mehmed’in tahta çıktığı 1595 gecesi 19 şehzade kardeşini boğdurup öldürttü, ölen 19' kardeşten 15 tanesi henüz çok küçük yaşta çocuk ve süt emen bebeklerdi.
Cellatlar odaya girip bebekleri annelerinin kucağından kopararak boğmaya başladıklarında, bebeklerin bazıları o esnada bazılarıda çok kısa süre önce emmiş oldukları anne sütü, boğulmanın yarattığı fiziksel baskıyla burunlarından fışkırmıştır!
Bu olay, kamuoyunda ve saray çevresinde büyük bir derin üzüntüye neden olmuş ve vicdanları derinden yaralamıştır.
III. Mehmed’in oğlu I. Ahmed, babasının bu uygulamasının yarattığı büyük tepki nedeniyle kardeş katli geleneğine son vermiştir.
I. Ahmed dönemiyle birlikte, tahta hanedanın en yaşlı ve aklı başında üyesinin geçmesini öngören Ekber ve Erşed sistemine geçilmiştir.
Bu yeni sistemle birlikte şehzadelerin sancağa çıkma usulü kaldırılmış ve sarayda Kafes hayatı dönemi başlamıştır.
Ekber ve Erşed, hanedanın en yaşlı (ekber) ve en olgun/aklı başında (erşed) üyesinin tahta geçmesini kurallaştıran sistemdir.
I. Ahmed tarafından 1603 yılında padişah olduğunda taht kavgalarını ve kardeş katlini bitirmek amacıyla yürürlüğe konmuştur.
Bu sistem, Osmanlı'da belirsiz olan veraset hukukunu ilk kez kesin ve net bir kurala bağlayan düzendir.
Sistemle birlikte şehzadelerin halkı tanıması ve yönetim tecrübesi kazanması için uygulanan sancağa çıkma usulü tamamen kaldırılmıştır.
Sancağa gitmeyen şehzadeler, sarayda Kafes (Şimşirlik) adı verilen özel korunaklı odalarda dış dünyadan izole yaşamaya başlamıştır.
Kafes hayatı taht kavgalarını önlemiş ancak devlet yönetiminden uzak, psikolojisi bozuk ve tecrübesiz padişahların tahta çıkmasına yol açmıştır.
Kafes hayatı, sancağa gönderilmeyen şehzadelerin Topkapı Sarayı'ndaki Şimşirlik adı verilen özel dairelerde gözetim altında tutulduğu düzendir.
Şehzadelerin dış dünya ile bağları tamamen koparılmış, saray dışına çıkmaları ve halkla temas kurmaları kesinlikle yasaklanmıştır.
Yanlarına hizmet etmeleri için verilen kişilerin şehzadeden çocuk sahibi olmaması için kısırlaştırılmış olmalarına dikkat edilmiştir.
Şehzadeler her an öldürülme korkusuyla yaşadıkları için bu tecrit hayatı birçoğunda çok ağır psikolojik travmalara yol açmıştır.
I. Mustafa ve Sultan İbrahim (Deli İbrahim) gibi padişahlar, uzun yıllar bu odalarda hapis kaldıktan sonra tahta akli dengeleri bozuk şekilde çıkmışlardır.
Sistem taht kavgalarını ve iç savaşları tamamen bitirmiş ancak devletin başına vizyonsuz, korkak ve tecrübesiz liderlerin geçmesine neden olmuştur.
Saray Entrikaları (Kadınlar Saltanatı ve Ağalar Tahakkümü) Valide Sultanların Gücü:
Tecrübesiz padişahların tahta çıkmasıyla Kösem Sultan ve Turhan Hatice Sultan gibi valide sultanlar devlet yönetimini fiilen ele geçirmiştir.
Saray Ağalarının Yükselişi:
Padişahların zafiyetinden yararlanan Darüssaade (Harem) Ağaları ve Enderun bürokratları, rüşvetle devlet makamlarını satmaya başlamıştır.
Sık Yaşanan Taht Değişiklikleri:
Akli dengesi bozuk veya çocuk yaştaki padişahlar, saraydaki farklı kliklerin (Yeniçeriler, ulema, Harem) çıkarları doğrultusunda sık sık tahttan indirilmiştir.
Yeniçeri İsyanları:
Saraydaki entrikacılar, kendi güçlerini korumak için Yeniçeri Ocağı'nı kışkırtmış; bu durum Genç Osman'ın katledilmesi ve Çınar Vakası (Vaka-i Vakvakiye) gibi trajedilere yol açmıştır.
Yıkılış Sürecine Etkileri
Liyakat Sisteminin Çöküşü:
Sancak tecrübesi olmayan padişahlar ordunun başında sefere çıkmayı bırakmış, bu da askeri disiplini ve merkezi otoriteyi tamamen zayıflatmıştır.
Yeniliklerin Önünün Kesilmesi:
Saray içindeki güç odakları, kendi pozisyonlarını kaybetmemek için devletin modernleşmesini ve reform (ıslahat) hareketlerini şiddetle engellemiştir.
Ekonomik Çöküş:
Sürekli değişen padişahlar yüzünden her taht değişiminde askerlere ödenen Cülus bahşişi ve saray lüksü, devlet hazinesini tamamen kurutmuştur.
Dış Politikada Zafiyet: +++
@Turkcell milleti enayi mi sanıyorsunuz? İsminizde Türk var ama Türk milletine zulüm yapıyorsunuz!
@RekabetKurumu lütfen bu durumla ilgilenin!
Malatya Battalgazi depremden beri Baz istasyonu yapmadı! Halen geçici istasyonlar! 5G dünyasındayız iddiası var ama Malatya merkeze 22 km uzaklıktaki EskiMalatya mahallelerinde telefon çekmiyor! Kaçıncıdır arıyoruz talep oluşturuyoruz denilip hiçbir şey yapılmıyor!
Bunca faturayı ne diye ödüyoruz? Diğer operatörler çok iyi halk bu operatörlere geçmek istiyor ancak verilmeyen hizmetin cayma bedeli filan gibi bahanelerle abonelik iptalleri engelleniyor! Şikayetçiyiz!
Hayri Dev sevicilerine .
Bir Fransızın ülkesine vatanına insanına coğrafyasına kültürüne Türklüğe Fransız kalanlara tanıttıgı halk sanatçısıdır Hayrı DEV.
İnanın bana dostlarım Fransız tanıtmasa bugun Hayrı DEV bır dügün çalgıcısı olarak gömülecekti ve kimse hatırlamıyacaktı.
Bakmayın şimdi arkasından yapılan yaldızlı laflara çoğunun daha köyünde ki güzeliklerden ait oldugu kültürün derinliklerinden haberi yok..
Aytunc Altındal: adı Türkiye olan ilk Türkiye, İngiltere adasında kurulmuş, milattan binlerce yıl önceye ait kalıntılar bulundu, adı Türkije. İngiliz devleti sır gibi saklamaya çalışıyor...
Aytunç Altındal: Ülkemize Türkiye ismini verenler Turani Keltlerdi.(MÖ 7. YY) Bunlar İskoçya, Galler, İrlanda'dan, Fransa üzeri Anadolu'ya gelen Türkijelilerdi. (J , Y okunuyor)
Keltler Pagandı,
kadın ve erkek rahipleri vardı o yıllarda pagan dediği kadın ve erkeklerinin "şaman olabildiği" Kamlık inancı idi.
Bunların sembolleri de bir çeşit tören otu denilen Altın_dal idi... 👇🏾
https://t.co/kVPZGeaABJ
Tarihin unutulan halkı
KELTLER 👇🏾
https://t.co/nAUqcGTeqd
Onlar oku, Eros örneğinde olduğu gibi aşk için atar; biz ise oku aşk ile atarız...
Yenisey Kırgızlarına ait ok ucu Kırgızistan Ulusal Tarih Müzesi
Önemli olan sadece bedenini gezdirmek değil; ayrıntıyı görmek ve gösterebilmektir.+👇
@twetterrettewt@TOPRAK_2_ İnşaat kendi selalrini dinlettiler, yardım tırları içeri alınmadı ? Yardımlar nereye giitti? Bebek ve küçük cocouklar kayıp olanlar neredeler? Bunlara da bı cevap verilmeli bence
Tuncay Özkan yıllarca hapis yatmasına neden olan, fetö arşivinin eline nasıl geçtiğini anlatıyor:
"İzmir'de havaalanındayken omuzuma bir el dokundu, döndüm, bir adam, ben futbol hakemiyim size fetö'nün bir belleğini vereceğim dedi. Ama yanında yokmuş.
İstanbul'da bir adres belirledik ve oraya gittim. Avcuma bir bellek koydu.
Direk ofisime geldim, bilgi işlemden anlayan arkadaşla belleği bir açtık: Şok!
Karşımıza çıkan ilk sayfada Türkiye'deki tüm Alevi köyleri teker teker fişlenmişti."
@HseyinKaraktk2@KPehlivano85093 FSM neden İstanbul fethinden sonra esas Türkler yörükler Türkmenleri neden sürdü. Curcan ve talkan nedir? İslma barış dini falan değil özgürlük hiç değil aynı cümlede gecmeis bile gomikkk