Yeni bir yolculuğa başlıyoruz!
Tarlabaşı Sahne açılıyor!
15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’nin mücadeleci mirasını, bugünün genç işçilerine selamlayarak Tarlabaşı’nda yeni bir sahnenin perdesini açıyoruz.
Emeğin, gençliğin, sanatın ve dayanışmanın sesi bu kez Tarlabaşı Sahne’den yükselecek.
🗓️ 16 Haziran Salı
🕰️ 19.30
📍 Tarlabaşı Semt Evi
Gençliğin enerjisiyle, işçi sınıfının direnciyle, sanatın birleştirici gücüyle buluşuyoruz.
Tüm halkımız davetlidir.
Aklınızdan bile geçirmeyin!
Ülkemizin içine bir ur gibi yerleşip yayılan dünyanın en büyük terör örgütü NATO’nun 36. Zirvesi 7-8 Temmuz’da başkent Ankara’da düzenlenecek.
Lafa gelince “vatan, millet, sakarya” diyenlerin ülkemizin bağımsızlığı ve egemenliğine yönelik en büyük tehditlerin başında gelen emperyalist ABD’nin ve onun liderlik ettiği NATO’nun emir eri gibi davranmaya ne kadar hevesli olduklarını bu vesileyle bir kez daha görüyoruz.
Tam da bu kapsamda, Ankara’da NATO karşıtı bir miting düzenlenecek diye kenti açık hava hapishanesine çevirme niyetlerini yakından takip ediyoruz.
Partimizin çağrısını yaptığı, 5 Temmuz'da Tandoğan'da gerçekleşecek mitingin yasaklanacağı haberlerini üstü kapalı olarak servis etmeye çalışanları uyarıyoruz: Aklınızdan bile geçirmeyin!
Daha geçtiğimiz aylarda Filistin ve Lübnan halkının üzerine, komşumuz İran halkının üzerine yağdırılan ABD menşeli bombalar tüm dünyanın ve tabii ki halkımızın hafızasında ve vicdanında yakıcılığını koruyor.
Bu düzenin ev sahibi olan patronlar, AKP iktidarı ve buldukları her fırsatta NATO övücülüğü yapan düzen muhalefeti tüm bu katliamların bir numaralı sorumlularından Trump’ın, ülkemize gelecek olmasından mutlu olabilir.
Yeni anlaşmalar ve yeni görevlerle kendi servetlerini, koltuklarını sağlama alacaklarını düşünüyor olabilirler.
Ancak bu ülke onlardan, işbirlikçilerden ibaret değil.
Memleketimizin bağımsızlığını ayaklar altına alacak, halkımızı kendi çıkarları doğrultusunda ölüme gönderecek ABD’nin planları önünde boyun eğecek bir halk yok bu ülkede!
Kalbi İsrail ve ABD caniliğinin karşısında, sonuna kadar Filistin ve İran halkının yanında atan milyonlar var bu ülkede.
Memleket toprağındaki ABD ve NATO üslerinden utanç duyan bir halk var bu ülkede.
Bunları aklınıza kazıyın ve asla unutmayın.
Ankara’da NATO’yu hak ettiği gibi karşılamak, on binlerce kişiyle bu emperyalist haydutluğun karşısına dikilmek bu ülkenin yurtseverlerinin, cumhuriyetçilerinin, devrimcilerinin, komünistlerinin boynunun borcudur.
Bu miting bu anlamıyla sadece TKP’nin değil, ülkemizin tüm onurlu yurttaşlarının ve emperyalizme karşı samimi olarak mücadele yürütenlerin mitingidir.
Çağrımız onlaradır, gelin memleketimizin bağımsızlık bayrağını hep birlikte yükseltelim, gelin işbirlikçilerin ve emperyalist haydutların karşısına hep birlikte dikilelim.
BU MEMLEKET BİZİM!
100 yıllık hırsızlığın, Koç’un karşısına dikildik!
Halkımız büyük bir yoksulluk içindeyken Koç Holding’in 100. yılı dolayısıyla Ankara’da kutlama yapan sömürücüler, karşılarında bu ülkenin komünistlerini, yurtseverlerini buldular.
AKP, CHP ve MHP dahil tüm patron partilerinin liderleri, cumhuriyet ve emekçi düşmanı bu düzenin sahiplerinden Koç’un kutlamasında önlerini ilikleyerek yer aldı.
O "kutlamaların" önünden seslendik: Bu ülkede karşınızda önünü iliklemeyenler var. Sözümüz söz: Halktan çaldığınız her şeyi devletleştireceğiz!
🚩Özel İtalyan Lisesi öğretmenlerinin grevi 123. gününde kazanımla sonuçlandı.
Hakları için anlaşmaya varıp, bugün iş başı yaparak öğrencilerine, okuluna kavuşan öğretmenlerimizi tebrik ediyoruz.
Örgütlü mücadele kazandırır!
Aramızdan ayrılışının 63. yılında Nâzım Hikmet, eşit, aydınlık ve bağımsız bir ülke için mücadele edenlerin yolunu aydınlatmaya devam ediyor.
Büyük Usta Nâzım Hikmet 63 yıl önce bugün aramızdan ayrıldı. Yaşamı boyunca insanlığın kurtuluşu için verilen mücadelenin parçası oldu. Hayatındaki en önemli iki şey memleketi ve partisiydi. Sanatını ve kişiliğini komünist kimliğinden ayırmak isteyenler hiçbir zaman başaramadı.
Sömürünün ve emperyalist saldırganlığın yoğunlaştığı bugün de, Nâzım’ın partisi, kendi çıkarları uğruna tüm kaynaklarımıza çöken, ülkemizi NATO’nun kanlı planlarının ortağı haline getirmeye çalışan asalak patron sınıfı ve onların siyasi temsilcilerinden kurtulmak için, hep birlikte mücadeleye çağırıyor.
Gezi’nin 13. yılında TKP'den kaçınılmaz hesaplaşmaya çağrı: 'Sahte hesaplaşmalardan kurtulmalıyız'
“Bu halk zorbalara boyun eğmez” pankartıyla Abbasağa Parkı'ndan Beşiktaş Meydanı’na yapılan yürüyüşün ardından konuşan TKP İstanbul İl Başkanı Dincel “Bu böyle süremez ve bir hesaplaşma kaçınılmaz" dedi.
Bu hesaplaşmanın işçilerin hesap sormasına dönüşmesi gerektiğini kaydeden Dincel "İşte bu hesaplaşmanın hazırlık üssü, toplumda hayal kırıklığından başka bir işe yaramayan partilerinin gölgesinden çıkınca kurulabilir, onun dışında kurulmalıdır" diye konuştu.
https://t.co/k2YIJRbXRg
Bu halk zorbalara boyun eğmez!
13 yıl önce tüm onuru, öfkesi ve kararlılığıyla ayağa kalkan emekçi halkımız, halk düşmanlarına en güzel cevabı Haziran Direnişi ile vermişti.
Haziran Direnişi'ne, ve tüm boyun eğmeyenlere selam olsun.
#Gezi13Yaşında
Bu akşam #KomünistBakış'ta:
📌CHP’de ne oldu… Şimdi ne olacak?
TKP Genel Sekretreri Kemal Okuyan, gündemdeki konulara ilişkin Gazeteci İrem Yıldırım'ın sorularını yanıtlayacak. Programı soLTV Youtube kanalına abone olarak takip edebilir, bildirimleri açabilirsiniz.
Eğitim Sermaye Sınıfının İnsafına Bırakılamaz!
Bilgi Üniversitesinde eğitim alan binlerce öğrencinin geleceği , iktidar çevresinde süren gerilimlerin gölgesinde büyük bir belirsizliğe sürüklenmiş, süreç üniversitenin kapatılması ile sonuçlanmıştı. Bu kararı takip eden 3 gün boyunca boyun eğmeyen, eğitim hakkı için mücadele eden "Bilgili" sıra arkadaşlarımızı selamlıyoruz.
Ancak sorulması gereken soru açıktır: İktidar nasıl oldu da binlerce öğrencinin geleceğini hiçe sayan böylesi bir karara imza atabildi? Ardından neden geri adım attı?
Yaşananlar yalnızca bir “beceriksizlik” örneği değildir. Ortada, sermaye grupları arasındaki çıkar çatışmalarının, kara para düzeninin ve iktidar içi hesaplaşmaların üniversitelere kadar taşması vardır. Öyle ki girişilen kirli hesaplaşmalar, on binlerce öğrencinin eğitim hakkını tehdit edecek bir noktaya ulaşmıştır.
Bilgi Üniversitesi öğrencileri, özel üniversitelerin nasıl bir sermaye zihniyetiyle yönetildiğini çeşitli mecralarda defalarca dile getirmiş ve buna karşı mücadele etmiştir. Yemekhane sorunları, kaldırılan ring seferleri, fahiş zamlar ve öğrencilerin temel ihtiyaçlarının maliyet hesabına indirgenmesi… Tüm bunlar, üniversitelerin birer ticarethane gibi yönetilmesinin sonucudur.
Sermaye sınıfının kendi içindeki kirli para savaşları, öğrencilerin eğitim hakkını gasp edecek ölçüde büyümüştür. Bu tablo bir kez daha göstermiştir ki “özel üniversite” uygulaması, toplum yararına bir eğitim sistemiyle bağdaşmamaktadır.
Eğitim bir haksa patronların insafına bırakılamaz.
Sermaye sınıfı girdiği her alanı çürütmekte; sağlığı, barınmayı ve eğitimi birer rant kapısına dönüştürmektedir. Her yıl farklı biçimlerde karşımıza çıkan krizlerin temelinde yatan şey budur.
Biz kara para düzenine karşı mücadele ediyoruz. Ancak AKP iktidarının yaptığı gibi sermaye grupları arasındaki paylaşım kavgasında taraf olarak değil; bu düzenin kaynağı olan sermaye egemenliğine karşı mücadele ederek.
Binlerce ��ğrencinin eğitim hakkının kirli para ilişkilerine, holding savaşlarına ve iktidar içi pazarlıklara bağlı hâle getirilmesine; eğitimin piyasanın ihtiyaçlarınca düzenlenmesine ve bir kâr alanına dönüştürülmesine izin vermeyeceğiz!
Bugün iktidar içerisinden bazı çevreler “fazla ileri gidildiğini” söylüyor. Doğrudur, fazla ileri gittiniz.
Bu ülkenin bütün temel haklarını sermayeye peşkeş çektiniz. Eğitimi bir kâr kapısı hâline getirdiniz, gençliği geleceksizliğe mahkûm ettiniz, üniversiteleri holdinglerin arka bahçesine çevirdiniz.
Kararnamenin geri çekilmesi yetmez. Eğitiminin üzerindeki sermaye vesayeti kaldırılmalı, bilimsel, laik ve kamusal niteliği tesis edilmelidir.
Türkiye'nin üzerine çöken bir avuç asalağın iktidarı ortadan kaldırılmadıkça, bu ülkenin gençlerinin geleceği sermayeye peşkeş çekilmeye ve tüm kaynakları holdinglere teslim edilmeye devam edilecektir.
Biz bu düzeni değiştireceğiz!
Direnen, mücadele eden ve kazanan arkadaşlarımızı bir kez daha selamlıyor; bu mücadeleyi büyütmeye, sermaye düzenine karşı sosyalizm mücadelesine katılmaya çağırıyoruz!
Protestolar sonuç verdi, Erdoğan Bilgi Üniversitesi'ni kapatma kararını geri çekti
Dört gün önceki kapatma kararını yürürlükten kaldıran karar Resmi Gazete'de yayımlandı.
Öğrenciler kampüste direniş başlatmıştı.
https://t.co/OKaKTDP7t1
Öğrencilerin günler süren tepkisi sonuç alıyor gibi görünüyor.
Ankara’da konuşulanlara göre Bilgi Üniversitesi’nin kapatma kararından geri dönülecek. Üniversitenin kapılarının yeniden açılması Resmi Gazete’de duyurulacak.