-Daireler çizerek dolaştığım, sürekli geriye döndüğüm, aynı anda birden çok yöne gittiğim duygusu. Biraz ilerleyebilsem bile, bunun beni gittiğimi sandığım yere ulaştıracağına güvenemiyorum. Çölde dolaşıyor olmanız, vaat edilmiş bir toprak bulacağınız anlamına gelmez.
Hukuk fakültesinde okurken kadın arkadaşlar savcı olmak istediklerini söylediklerinde bu fıtratçılar toplaşır “Savcılar otopsiye katılıyor, gecenin bir yarısı olay yerine gidiyor kadının fıtratı kan görmeye, otopsiye girmeye uygun değil, sen en iyisi hakim ol” derlerdi. Sanki tıp fakültesinde okuyan, kadavra inceleyen, genel cerrah olan, beyin cerrahı olan biz kadınlar değilmiş gibi :)
Hafta sonu Erich Fromm'dan "Sevme Sanatı" kitabını okudum. Utandıran itiraf; romantik ilişkilere dair bir metin zannediyordum ama çok daha fazlası. Fromm, sevgiyi edilgen değil etken bir davranış, öğrenilmesi gereken bir sanat olarak ele alıyor. Sabır ve pratik isteyen bir beceri. Zaten alt başlığı: "Bir eylem olarak sevmek."
Günümüzde insanın yalnızlığını, yabancılaşmasını ve kapitalist toplumun, aşkı bile nasıl bir pazarlık haline getirdiğini de anlatıyor. Kardeşçe sevgi, anne-baba sevgisi, erotik sevgi ve kendine sevgi arasındaki ayrımları okurken, aslında çoğumuzun "sevilmek" isterken sevmeyi unutmuş olduğunu fark ettiriyor. Kitap bittiğinde, derin bir sorgulama başlatıyorsa iyi bir kitaptır. Eğer aşkı, yalnızlığı, bütünleşmeyi, insan olmayı biraz olsun merak ediyorsanız, bu kısa ama yoğun kitabı okuyun. @SayYayinlari yayınlarından.
Yorumlarım: https://t.co/sM5XmyEtVo
şule gürbüz’ün ‘sonra üzerime bir tat geldi, halimi kabul geldi. hafriyatla ilgilenmez oldum. çok da umursamaz oldum. bu hayatı beğenir oldum. bu hayatın kendisi bana olabilecek hayatların en manalısı geldi.’ dediği yerdeyim.
Birhan Keskin/ zümrüdüanka
serin bir rüyanın hatırınadır
çektiğim dünya ağrısı.
bir hayalden geldim ben,
bir hayal verdim sana
mavi-yeşil bir hatıra: işte dünya
ruhum! ovada sert es, yamaçta sus,
ırmakta ağla.
işte dünya kapısı, işte dünya kederi
ister dağının gölgesinde dur, ister
incirin neşesine vur
ağrı ve kendini tamamla.
İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI İŞTE BÖYLE İDDİANAME HAZIRLIYOR: NE DELİL NE İFADE NE DE GÖRÜNTÜ VAR, 25 SAYFANIN 23’Ü GENÇLERİN İSMİ
Ekrem İmamoğlu operasyonun ardından başlayan eylemlerde tutuklanan 139 genç hakkında, 6 aydan 3 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı.
📌25 sayfalık iddianamenin 23 sayfasını “şüpheli” isimleri oluşturdu. Son bir buçuk sayfada ise Saraçhane’deki Bozdoğan Kemeri önünde toplanan gençlere, onlarca saldırı ve darp görüntülerine rağmen polisin orantılı güç kullandığı iddia edildi.
📌İddianamede, gençlerin nerede, nasıl, ne şekilde suç işlediğine yönelik bir tesbite yer verilmedi. Üstelik 139 gencin savcılık ifadeleri, eylemlerdeki görüntüleri, polise saldırdıklarına dair herhangi bir delil de iddianamede bulunmuyor.
📌Ayrıca iddianame, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından hazırlandı. Yöneltilen “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet" suçlaması ise terörle mücadele kanununda yer almıyor.
📌İddianameyi hazırlayan savcı, Akın Gürlek’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olmasıyla Terör Suçları Soruşturma bürosunda görevlendirilmişti.
İstanbul Barosu’ndan açıklama:
• Kesin sayıları tespit etmekte güçlükler yaşanmakla birlikte 21 Mart itibarıyla toplam 447 kişi gözaltına alınmıştır. Bunlardan 20’si çocuktur.
• 21 Mart günü Gözaltına alınan 20 kişi hakkında adli kontrol uygulanmış, 3 kişi hakkında tutuklama kararı verilmiş, 44 kişi serbest bırakılmıştır.
• 22-23 Mart tarihlerinde gözaltına alınanlardan 174 kişi tutuklanmıştır.
• Gözaltı süresi devam edenlerin ifade işlemleri devam etmektedir.
• 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu 32. Maddesi uyarınca tutuklama kararı ölçüsüzdür, Anayasa ile güvence altına alınmış toplantı ve gösteri hakkının, özgürlük ve güvenlik hakkının, öğrenciler bakımından eğitim hakkının ihlâlidir.
Asliye Ceza Mahkemelerine sesleniyoruz;
Gencecik çocukları tutuklayan düşman ve despot yargıya karşı tavrınızı koyun! İtirazen yapılacak incelemelerde tahliye kararlarına hükmedin! Bu vicdansızlığa ortak olmayın!
ÇHD: Gözaltında olan 7 kadına çıplak arama yapıldığını ve bu arama sırasında darp edildiklerini öğrendik. Suç duyurusunda bulunacağız
https://t.co/FagX2tCI4S
ODTÜ'de yürümek isteyen öğrencilere, biber gazlı ve plastik mermili müdahale gerçekleşti. Aralarında müvekkilerimizin de olduğu çok sayıda öğrenci yaralandı. Yasaya ve yönetmeliğe aykırı şekilde gerçekleşen müdahale, derhal sonlandırılsın. Polis barikatı kaldırılsın.
Bir iktidar seçimlerdeki en kuvvetli rakibini sandığa bile getirmeden eleyecek aksiyonlarda bulunuyorsa, bunu sadece kendi güç sarhoşluğundan değil toplumun tepkisizliğinden aldığı cüretle de yapıyordur. Şu ortamda gerçek bir seçim yaşanabileceğine kim inanabilir...