Bir kurtarıcının dış müdahalesi ya da oyundakilerin kenardaki varlığımı fark edip de oyuna almasını beklemeyi lisede bıraktım. Ne değişti bilmiyorum. Şimdi pekçok ortamda oyun/muhabbet kurucu sayılırım. Kenarda birinin kalmasına ya da sessizliğine asla tahammül edemiyorum.
🥲Aynısını yaşardım sürekli. Bahçede utanıp kenarda duracağıma anneme "canım istemiyor"diyerek yalan söylerdim. O da bir gün bunu kabul etmedi ve beni zorla bahçeye gönderdi. Kimse beni oyuna çağırmıyordu işte yaşım küçüktü eziktim belki. Neyse dedim +++
Bir anne, arkadaşları tarafından dışlanan çocuğunu sosyal medyada paylaştı.
🔹 “Kimse dışlamasın diye sevgiyle büyüttüğüm oğlumun, bugün bunca kalabalık içinde dışlanan çocuk oluşunu izledim...”
Annem kontrolcü karakteriyle olaya müdahale etti. X bir çocuğa seslendi. "Büşra'yı da oyuna alın çağırın" diye. Çocuklar da gel diye beni çağırdılar ve oyuna girdim. Oyunu falan hatırlamıyorum ama çocukluğum hep böyle içimden ne kadar yalnızım diye düşündüğüm anlardan ibaret
Haftasonu 2 farklı meslektaşımla tanıştım her ikisi de mesleğimi duyunca nefret ettiğini ve başka bir çıkış yolu aradığını söyledi. Biri torpil bulup bir belediye iştirakine girmiş artık memur gibiyim saat5te çıkıyorum huzuru buldum dedi, diğeri yurt dışına gitmenin yolunu arıyor
Günaydın, bahar gelmiş. Güneşli tatlı bir güne patrondan gelen "çok acil" yarın olmadan teslimi istenen yeni bir iş talimatıi mesajıyla uyanmaktan daha güzel bir şey olabilir mi? Çok mu zor mesai saatleri dışında iletişimde olmamak?
Bir de memurların tatili 9 güne çıkmış onlar evde yatarken biz işe gidip daha çok sövelim bu düzene diye. Bakalım belki patron kalan yıllık izin günlerinden almaya izin verir,o güne kadar gece gündüz uyumadan çalışıp,geri dönünce köpek gibi çalışacağım diye yeminler edersem.
Çalıştıkça öfkem artıyor. Duvarları falan yumruklamak istiyorum. Şu saate kadar çalışmamı gerektirecek iş yüküne de bu düzen yüzünden bunu yapmak için aldığım 3 kuruşun değmezliğine de sisteme de düzene de lanet olsun. Mübarek Kadir gecesi lanet etmeden çözüm bulmayı diliyorum.
Dün kız kardeşim telefonda hüngür hüngür ağlıyordu. Daha önceden üzerine oynayan şerefsiz yöneticisi şimdi de iftira atıp zaten üç kuruşa kölelik yaptırdıkları kızcağızı bezdirdi, Tuğçe de istifasını verdi.
İyi ki klinik açtık. Sizlerden rica etsem gönderiyi paylaşır mısınız?
Uyuyabilmek için dinlediğim saçma sapan şeyler yüzünden bütün ana sayfalarım uyuma videosu önerileriyle dolup taşıyor. Uyurken huzur bulmanın bir yolu yok mudur bilen beri gelsin.
Dostlar ilk kez bir şeyi almayı istedim markası zara idi. Bugün alırım yarın alırım diye ben düşünürken ürün tükendi. Devamı hiç yok dediler. Stok gelirse haber ver dedim mail bıraktım, sabah 5te stok gelmiş şimdi siteye gidiyorum ürün yine tükenmiş. Bu insanlar ne yaşıyor?