hazır kuran kursu sezonu da açılmışken tasarladığım elifbaya göz atar, geri bildirimlerinizi paylaşırsanız çok mutlu olurum 🥹🙏🏻
fark ettim ki tüm harfleri aynı anda verdiğimizde öğrenciler harfleri sık sık karıştırıyor, aynı sayfada kaldıkları için motivasyonları düşüyor
YAPMAMAYI TERCİH EDERİM!
Okuduğum kısa romanlar içinde en etkileyicilerinden birisi, Kâtip Bartleby. Herman Melville'in ünlü karakteri Kâtip Bartleby'nin "Yapmamayı tercih ederim" (I would prefer not to) tutumu, bir direniş modelidir aslında. Bize dayatılan rekabetçi düzene açıkça savaş açmak yerine, bu düzenin kurallarıyla oynamayı "tercih etmemek", sistemin işlemesini sağlayan çarklara atılmış sessiz bir kum tanesi gibi. Gelin bunu iş hayatına uygulayalım.
Bartleby öfkelenmez, masalara vurarak istifa etmez, şartları iyileştirmek için pazarlık yapmaz ve en önemlisi neden yapmak istemediğine dair hiçbir mazeret sunmaz. Sadece eylemsizliği seçer. Modern iş hayatında, rekabetin ve tükenmişlik kültürünün norm kabul edildiği bir düzende, bu duruş, keskin bir çatışmaya girmeden sınır çizebilmenin güçlü bir felsefesi.
Üstünüze vazife olmayan bir şeyi reddetmek için bir mazerete ihtiyacınız yok. Görev tanımınızın tamamen dışında, sırf "fedakarlık" adı altında sizden istenen bir işi veya mesaiyi, kendinizi suçlu hissetmeden ve fazla açıklama yapmadan geri çevirebilirsiniz : "Bunu bu hafta programıma dahil edemeyeceğim."
İşinizi eksiksiz ve profesyonelce yapar ancak sizden beklenen o sahte coşkuyu ve duygusal performansı sergilememeyi tercih edebilirsiniz. Zorunlu "mutlu saatler" etkinliklerine katılmamak, sahte gülümseyişlerden kaçınmak, iş yerindeki dedikodu veya rekabet ağlarına dahil olmamak bu duruşun bir parçasıdır.
Kapitalist iş etiği, terfi etmek veya iyi çalışan olmak için her zaman sizden beklenenin %120'sini vermenizi öğütler. Sözleşmenizde yazan ve maaşını aldığınız işi, sadece mesai saatleri içinde yapmak size yeter. Başkasının eksik bıraktığı işi yüklenmeyi veya hafta sonu e-postalara bakmayı tercih etmeyebilirsiniz.
WhatsApp grupları ve e-postalar, iş hayatında bitmek bilmeyen bir "acil" hissi yaratır. Her mesaja anında dönmek bir sadakat göstergesi haline gelmiştir. Her titreşime veya bildirime anında tepki vermeniz gerekmez. Gerçekten hayati olmayan mesajlara mesai saatleri dışında dönmemeyi tercih etmek, zamanla çevrenizdeki insanların sizin sınırlarınızı öğrenmesini ve size saygı duymasını sağlar.
Amaç o çarkların sizi öğütmesine izin vermemektir.
Yapmamayı tercih ederim ! Enerjimi sömüren anlamsız işlere sınır koymayı, o enerjiyi aileme, sevdiğim kişi ve uğraşlara, ruhumu besleyecek şeylere saklamayı tercih ederim !
Bugünkü kitap etkinliğimizde bir çocuk bana şeyi sordu “insan her gün nasıl yaşayabilir?” ben de bir süre güldükten sonra şey dedim “İNAN BEN DE HER GECE KENDİME BUNU SORUYORUM”
@melekutsenfoni saat gerçekten çok güzel. insan kullanırken mutlu oluyor, ama kordonu o kadar çabuk soyuldu ki çok kısa sürede iade etmek zorunda kaldım.
Sevgili sığınmacı kardeşlerim, elinizde olmayan nedenlerle memleketimize geldiniz, ev sahipliği yaptık ucuz işçi olarak çalıştıran da oldu, evinizi yakmaya kalkan da, bizler sizlerle dayanışmaya çalıştık, şimdi memleketinize dönüyordunuz, biz hakkımızı helal ettik, siz de edin.
Seni bir mülteci kampındaki insandan ayıran tek şey doğduğun yer.
Daha akıllı, daha becerikli, daha çalışkan değilsin. Ondan daha fazla haketmiyorsun yaşamayı fakat öyle düşünüyorsun. Hayatındaki her şeyi kendin elde etmiş gibi davranıyorsun.
Yaşadığın yerde okul vardı, okuyabildin. Doğduğun topraklar bereketliydi, karnın doydu. Gidebilecek hastanen vardı, hayatta kaldın. Şu an sahip olduğun şeylerin çoğu, yaşadığın yerin ortalaması. Yani çevrendekiler ne kadar şeye sahipse sen de o kadarına sahipsin.
Sen sahip olduklarını kendi mücadelenle kazanmadın, ülkenin ortalaması neyse ona sahip oldun. O ise yaşadığı acıyı kendisi tercih etmedi. Doğduğu yerin ortalamasını yaşadı, tıpkı senin gibi.
Ve sen, doğduğu yerin vasatı; ömrünce aç kalmış, ölümlerden kaçmış, karlar altında uyumuş insanları yargılayabiliyorsun. Çünkü orada doğmadın. Orada doğmadın ve tek farkın bu.
Yıllar önce yazmıştım bunu. Sırf doğduğu yer nedeniyle kendini farklı zanneden ahmaklardan gına geldi. Eğitimi, görgüsü, insanlığı olmayan bir ahlaksız; sırf başka yerde doğdu diye ahlaklı, eğitimli, görgülü insandan kendini daha yukarıda görüyor. Neden? Doğduğu yer nedeniyle.
Ahlaksız, ahlaksızdır. Ahmak, ahmaktır. Cahil, cahildir. Doğduğu yer bunu değiştirmez. İnsan da insandır. Doğduğu yer bunu değiştirmez.