Barış Terkoğlu "TSK’dan ihraç edilen teğmenlerden İzzet Talip Akarsu: 'Ben artık bir yüksek lisans öğrencisiyim. Teğmen olmasam da bu akademik toplantıyı izlemek istiyorum' deyip NATO Genel Merkezi'ne akreditasyon başvurusu yapıyor.
Ankara'da NATO toplantısına katılıyor. Çok enteresan bir şey oluyor. Toplantı sırasında Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye ilişkin. üyelik delegasyonunda bulunan isim ve Türkiye'nin Avrupa Birliği üyesi olup olamayacağı, Türkiye'nin Avrupa yoluna gidip gidilemeyeceği sorusu soruluyor.
AB delegasyonundaki üye diyor ki: 'Hayır. Türkiye, insan hakları ihlalleri, demokratik kriterler nedeniyle Avrupa Birliği'nden tamamen ayrı bir çizgide.'
Ve orada salonda kim el kaldırıyor? İzzet Talip Akarsu: 'Sayın diplomat, madem diplomasinizi insan haklarına, demokrasiye dayandırıyorsunuz; İsrail Gazze'de bu katliamları yaparken, İsrail ile kurduğunuz ilişkide aynı kriterleri uyguluyor musunuz?'
Siz bir teğmenin üzerinden üniformasını sökersiniz. Ama o gider, üzerinde takım elbise olduğu halde, kimseyi karalamadan, yalan da söylemeden, sorulması gereken bir soruyu sorar."
Hayatını kaybeden usta tiyatro sanatçısı Zihni Göktay'ın yıllar önce sahnede söylediği sözler yeniden gündem oldu.
"Bu memlekette olacaksan, büyük hırsız ol. Bir koyun çalarsan tam 30 yıl yersin. Sürüyü götüreceksin ki seninle ticaret yapsınlar."
Göktay'ın bu repliği, vefatının ardından sosyal medyada yeniden paylaşılmaya başlandı.
Türk Ortodoks Topluluğu:
“İstanbul'dan Kars'a kadar tüm vatan işgal altındaydı. Düşmandan kurtulduk.
Bu yüzden savaşın adı Türk KURTULUŞ SAVAŞI.
Türklerin düşmandan kurtuluşundan mı rahatsızsınız?”
Talat Paşa’nın ölüm haberi Atatürk’e bildirildiğinde gözyaşlarını tutamadı:
“Memleket büyük bir evladını kaybetti.” dedi.
Yıllar sonra Atatürk’ün ağzından şu sözler dökülmüştü:
“Eğer Talât Paşa Meşrutiyet İnkılabını yapmamış ve ondan sonraki meşhur hizmetleriyle bu yolları açmamış olsaydı, biz bu inkılabı yapamazdık!”
Gayri Milli Eğitimsizlik Bakanı açıkladı:
104 senedir büyük ve haklı bir gurur ile kutladığımız İstiklal Harbi’nin adı (Kurtuluş Savaşı) ders kitaplarından çıkarılacakmış.
1919-1922 arasında yaşananlara Milli Mücadele denilecekmiş. Gayri Milli Eğitimsizlik Bakanı “Neyden kurtulduk. Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı” buyurmuş.
Bu Gayri Milli Eğitimsizlik Bakanına sormak lazım: Savaş sonunda verilen madalyanın adı Milli Mücadele Madalyası mı İstiklal Madalyası mı?
Genelkurmay Başkanlığı’nın yayınladığı ve bütün savaşı anlatan kitabın adı Türk İstiklal Harbi değil mi?
Elbette İstiklal Harbi Milli Mücadele’ye dayanır. Ancak kapsayıcı kavram İstiklal Harbi (Kurtuluş Savaşı) kavramıdır.
Eğitimsizlik bakanı, kurtuluş kavramı ile Osmanlı’dan kurtulduğumuzu sanıyor. Oysa İstiklal Harbi başladığı zaman Osmanlı zaten tarih olmuştu.
İstiklal/Kurtuluş, Batı emperyalizmiyle savaşın sonunda Batı emperyalizmine karşı elde edilmiştir.
Eğitimsizlik Bakanı bunları bilmez mi? Elbette bilir. Peki, ne yapmak ve neden yapmak istiyor? Öncelikle Gayri Milli ve Eğitimsizlik Bakanı Türklük bilincinden nefret ediyor.
Türklük bilincini sürekli besleyen kaynakların başında ise İstiklal Harbi geliyor. O zaman İstiklal Harbi kavramını ortadan kaldırarak başlayacaksın.
Zihinler savaşında, muharebeler kavramlar üzerinden yapılır. Önce varolan kavramlar yıkılır, silinir, anlamsızlaştırılır. Sonra ya varolan kavramlara yeni anlamlar yüklenir veya yeni kavramlar üretilir.
Burada sinsice İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı kavramları yok edilirken İstiklal Harbi’nin bir boyutunu oluşturan Milli Mücadele onun yerine konulmak istenmektedir. Aslında Milli Mücadele, İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı o kadar içe geçmiş kavramlardır ki, bugüne dek birbirlerinin yerine de rahatlıkla kullanılmışlardır.
Şimdi bu zihniyetin İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı kavramlarını yasaklayarak gelmek istediği yer sonunda aslında İstiklal Harbi olmadığı noktasıdır.
AK Parti 24. ve 25. Dönem Ordu milletvekili İhsan Şener 2011 senesinde davet edildiğim bir TBMM alt komisyonunda İstiklal Harbi diye bir harbin olmadığını şehitliklerin sembolik olduğunu söylemişti. Ben de gereken cevabı vermiştim. Olay yargıya yansımıştı. Tabii vekillik sonrasında cumhurbaşkanlığına danışman olarak atandı bu zat.
Özetle, bugün Şeyh Sait’in hatırasına hakaretten cezalar verildiği, Şeyh Sait’in isminin bulvarlara verilmek istendiği, narko-teröristlerin kurucu önder ve baş müzakereci ilan edildiği bir dönemde, devletimizin ve milletimizin İstiklalini sağlayan İstiklal Harbimizin ismi ders kitaplarından çıkarılıyor olmasına maalesef şaşıramıyoruz!
Elbette helal süt emmiş Türk tarih öğretmenleri İstiklal Harbimizi öğrencilerimize anlatmaya devam edeceklerdir.@zaferpartisi
Biz bir savaş mı kaybettik? İşgal mi edildik? Parçalandık mı? Federasyon mu olduk? “Resmi dilimiz Türkçedir’ cümlesi Anayasamızdan çıkarıldı mı??? Sormanız gereken soru: kimin parmakları bu kuklaları oynatıyor??
Gazeteci Murat İde: (12 vatandaşımızı yakarak öldüren terörist Çetin Arkaş’ın ‘Pişman değiliz’ sözleri hakkında)
“Mesele bir teröristin pişman olup olmaması değil;
O laflardan sonra, devletin onu doğduğuna pişman etmemesidir!”