İnsan koşarak gittiği yerlerden çekilir, heyecanla aradıklarından uzaklaşır, çok sevmesine rağmen mesafelenir... Çünkü zordur yüklediğin anlamın altında kalmak. Zarifoğlu diyor ya
"Gelecektim ama daha kötü bir hatıram olsun istemedim." Bazı şeyler, en iyi yerde noktalanmalı.
Çok iyi bir insan olduğumu iddia edemem ama kimsenin umutlarını çalmadım, iyiye olan inancını yitirmeye sebep olmadım.
Kimseyi bulutların üzerine çıkarıp oradan yere bırakmadım. Ben hep olduğum yerde durdum; iyiliğim dokunmayacaksa, kötülüğüm de dokunmasın diye sadece durdum.
Herkesin hamurunda yok. Gerçekten yok. Vefa yok, senin kadar sevmek yok, hissetmek yok, mutluluk ya da üzüntü yok, empati yok, insan formundalar ama insanı insan yapan her şeyden mahrumlar. Sadece mekanikler. Algıları bir yere kadar.
hoş geldin trençkot kablolu kulaklık esliginde ihtimaller perisi sen istanbulsun lafügüzaf ben unuturum bitmesin rüya derdim aşk mahşer yani gökhan türkmen mevsimi
zor bir dönemden gecerken ve konusacak birine ihtiyac duyarken kimseyi rahatsız etmemek icin yalnız basina oturup kendi düsüncelerinle bogusmak acının cok farklı bir türü