@yonca2002@nalan_nnn@DNgercegi Ama tesadüfen onu yakalamış olan kişilerin onun yerli bir tür olup olmadığını değerlendirme şansı yok. Yerli türlerin soyunun tüketilmesi hem denizlerimizi istilacılara daha çok açar hem de deniz ekosistemi olumsuz etkiler. Üstelik dediğim gibi yasak da.
Umarım faydalı olmuştur.
@yonca2002@nalan_nnn@DNgercegi Bu yıl yeniden bol miktarda görülmeye başladılar bu doğru. Bunun nedeni alınan koruma tedbirleri dolayısıyla yerli türlerin nüfusunun artması mıdır, yoksa değişen çevre şartları dolayısıyla istilacı türlerin göçü müdür ona bilim insanları yorum yapsın. +
Bu çocuğu barınağa bırakmışlar. Diğerlerinden çok korkuyor. Tüyleri birbirine girmiş. 😔 Ankara ya da İstanbul'da geçici de olsa yuvanızı açarsanız yüzünü güldürüp, korkularını gideririz. Lütfen paylaşır mısınız?
Barınakta uzun zaman kalamaz maalesef.
@tubahena
Bir baharı daha, bizi hayatta tutan umutla karşıladık.
Vera, Hıdırellez için dileğini çizdi, büyük bir umutla ağaca bağladı.
3 yıldır eşim Tayfun Kahraman ve kızımız Vera ayrılar.
Vera'nın 3 yıldır sadece tek dileği var. O da babasıyla yeniden buluşmak.
Bugün resmini yaparken de "uyurken babamın yanımda olmasını diliyorum." dedi.
Adalet diliyoruz.
Adalet istiyoruz.
Ailemize 3 yıldır yaşatılan zulüm bitsin istiyoruz.
Ailemizin babasının, uyurken kızımızın yanında olmasını istiyoruz.
Polis, kayıt altında olduğunu 'kesin olarak' bildiği anda bir kadın öğrenciye bunu yapma cüreti gösteriyorsa, 'kayıt yokken' neler yapabileceğinin de mesajını veriyordur.
İşkence insanlık suçudur ve zaman aşımı yoktur.
İşkenceyi yapan kadar, örtbas eden ve soruşturmayanlar da sorumludur.
“Umarım seni tuttukları o yerden, bir gün çıkıp eve gelebilirsin.”
Eşim Tayfun Kahraman 3 yıldır Silivri’de delilsiz suçlamalar, adil olmayan bir yargılama ve gerekçesiz bir kararla tutuklu.
Kızımız Vera yıllardır babası ile mektup ile iletişim kurabiliyor.
23 Nisan’da “belki babam da gelir” diye hevesle hazırlandığı gösterisini babasına mektupla paylaşıyor.
Her görüşmesinde, her mektubunda, her konuşmasında “ne zaman eve döneceksin?” diye soruyor. Her gelemeyeceğini duyduğunda aynı hayal kırıklığını yaşıyor, 3 senedir yeniden aynı dileği diliyor.
Ailecek soruyoruz:
Babamız evine ne zaman dönecek?
Uğradığımız haksızlık ne zaman son bulacak?
Aylardır Anayasa Mahkemesi’nde bekleyen dosyamız neden incelenmiyor?
Masumiyetimizi her gün yeniden ve yeniden kanıtladığımız halde, vatandaş olarak en temel hakkımız olan adaletin bize çok görülmesini anlamıyorum, anlamayacağım.
Dostlar bu arkadaşımız için 60 ünite kan gerekiyor #Ankara Acil #kanaranıyor
Duyuru şöyle:
Hacettepe Üniversitesi Çocuk Kalp Hastalıkları bölümünde yatan Ayşin Çakır için A Rh(+) kana ihtiyaç vardır. İletişim: Çetin Çakır – 0530 390 28 21 (Farklı kan grubu da oluyor.)
To IKEA Management;
Dear Sir(s)/Madam(s),
I hereby write this letter to you as a concerned customer and a global citizen; as you may be aware of the recent developments in Turkey, there is a rising movement of economic boycott against companies that are found to be related with specifically the government and its affiliates.
We, as citizens of the Republic of Turkey have been under the oppression and atrocity of AKP and Recep Tayyip Erdogan since 2002. The human rights violations, lack of judicial independence, pressures on the freedom of speech and corruption that are experienced specifically for the last decade have brought us to a point where we cannot breathe anymore. Nonetheless, on the March 18th and 19th of 2025, the opposition’s presidential candidate’s university diploma was unlawfully revoked and the candidate was arrested. There have been ongoing peaceful and non-violent street protests in Turkey for about 3 weeks in response to the unlawfulness of the situation. During the protests, we were subjected to pepper spray, beaten, detained, subjected to harassment and torture in custody, and unlawfully imprisoned by the police despite our peaceful behavior. Our teachers, who were only seeking justice, have been suspended from their jobs in public institutions. We have no intention of ending these protests and we will be on the streets and in protests until both our candidate is released and the government resigns.
Our protests will not only focus on the streets. We also have plans for economic action. We are boycotting all companies and their products that have close ties with the current government, that rely on this government, that receive unfair and unlawful tenders from the government, that support and benefit from the repressive actions of the current administration.
Almost 70 percent of Ikea Turkey's source of income comes from us, the opposition. However, as a result of our research, it has been found that Maya Holding and Mapa Mobilya, the Turkish distributor of your company, are working with the government and media organizations that are close to the government. Although we understand that franchises often operate independently in different regions, IKEA's global brand identity carries significant ethical and social responsibility. For many in Turkey, Mapa Mobilya's ongoing relationship with the government damages the brand's reputation among consumers who value corporate neutrality, fairness and commitment to democratic values. Transparency, accountability and ethical business practices are not only expected by Turkish consumers, but are also vital to protect IKEA's global reputation.
We respectfully urge IKEA global management to review its franchising operations in Turkey, particularly in terms of business partnerships, advertising links and its public stance on human rights and democratic principles.
We are hoping that IKEA will take this call seriously and take the necessary steps against Mapa Mobilya. As of now, your brand is being boycotted. As long as your business relationship with Mapa Mobilya continues, your products and brand will be boycotted by millions of democracy-seeking citizens living in Turkey. We expect you to take a clear stand against these violations of democracy and human rights as soon as possible.
Thank you.
Şu anda gündemde Mahir Bey var, hepimiz mutluyuz ama Özgür Özel şu an en az Maltepe Mitingi kadar önemli bir konuşma yapıyor. Bir tanesi; Ekrem İmamoğlu’nun babasının köy evine yapılan baskında avukatlar yetişmese, delil yerleştirileceği. Basın bültenlerini bile hazırlamışlar. Muhtemelen tüm troller de saldırı için beklemedeydi ki dün-bugün hepsi çok keyifsiz.
🔴Çağlayan Adliyesi'ne getirilen gençlerle 3 gün boyunca birlikteydim ve o tabloyu görünce arkamı döndüm bir duvara uzaklaştım ve ağladım.
❗Saçından çekilmiş genç kadın; 'Saçımdan çekildim. Yerde sürüklendim. Kelepçe takmaya götürülürken -seni dövmeyeceğim tamam- deyip ambulansın arkasına götürdü. Sakallı, bıyıklı, renkli gözlü ve uzun boylu 1.85, 1.95, 1.90 boylarında olan erkek polis senin göğüslerin mi var? diyerek göğüslerime dokundu. Ben de o esnada altıma kaçırdım.'
❗Bu sözün bittiği yerdir. Biraz utanma olsa, biraz vicdan olsa Adalet Bakanı 'Böyle bir şey yoktur.' demez, İçişleri Bakanı 'Böyle bir şey yoktur.' demez. En azından şüpheyle bakar.
❓Ne diyorlar? 'İşkence yoktur. Söyleyenler vatan hainidir.'
❓Peki işkence yapan ya da kötü muamele yapan güvenlik görevlisi arkasına Bakanı almışsa bir daha yapar mı yapmaz mı? Vicdanınıza soruyorum.
🔴Adalet ve Kalkınma Partisi bu tabloyu yarattı. Olağanüstü halde, sıkı yönetimde bile kapısını çaldığımız savcılar vardı. Şimdi savcının katibiyle bile görüşemiyorsunuz.
❗Lanet olsun, işkence yapana da, izini verene de lanet olsun.
#GençleriSerbestBırakın