Belki de penguen A.G. okumuş ve (benim gibi) çok etkilenmişti; “Gözlerini açıyor, bir amacım var, diyordu kendi kendine (…) Yalnızca içinde bir ses ya da itki gibi bir şey, bir buyruk gibi ona yeniden yola koyulmasını söylüyordu.”
Herkes çılgınca Herzog’un yıllar önce çektiği penguen videosunu paylaşıp motive olacak bir şeyler çıkartmaya çalışıyor. Asıl çılgınlık Herzog’un kendi yürüyüşü arkadaşlar. Penguen zaten doğal ortamında. Buyurun Herzog’u okuyun da buzda yürüyüş nasıl oluyormuş görün. (1)
Belki de penguen de dağlara doğru bilmem kaç km yürürse buzulların erimeyeceğini, insanların doğaya daha saygılı olacağını düşünmüştü. 🐧 Bunu da en iyi sen biliyordun Herzog.
@feylesofnefi Kitabı tahmin edemeyeceğim fakat nedense, kahve ortamını düşününce aklıma bir kitap geldi: Midak Sokağı :) Oturup uzun uzun okuyacaksın, arada bardak altının bir kısmı sulu, demli, hafif acı bir çayla bölünecek kitap; kahve, sanki kitaptaki o sokaktaymış gibi :)
Tam da olmadığın bir şeyi sana bu şekilde yükleyerek oluyor. Böyle bir çalışmada bu kadar belirgin bir tespitin üzerine bir başlık açılmaması, hiç değinilmemesi bile akla iki sözleşmeyi getiriyor: Türklük Sözleşmesi ve Bilgisizlik Sözleşmesi.
Kitap “Ulus İnşası ve Soyadları” alt başlığını taşıyor fakat Soyadı Kanunu sonrası doğudaki Kürtlerin; Türk, Altürk, Öztürk gibi soyadlarını niçin ya da nasıl aldıklarına dair hiçbir bilgi, mülakat yok. Ulus inşasının soyadlarına yansıması çiçek, böcek isimleri alarak olmuyor. ++
Filistinli şair Mahmud Derviş'in "Zar Oyuncusu" adlı muhteşem şiirine, Mısırlı animasyon sanatçısı Nissmah Roshdy aynı güzellikte bir animasyon yapmış. Le Trio Joubran topluluğunun "Le lanceur de dés" adlı parçası eşlik ediyor. Şiirin videoya alınan bölümlerini ben çevirdim.
Orhan Koçak’ın Wokeculuk yaparak Tanpınar’ı Fransız proto-faşistlerle ilişkilendirmesinden hareketle bir yazı yazdım. Konu Meriçizm, Tanpınarizm, Tahirizm üzerinden genişçe bir Türk muhafazakârlığı değerlendirmesine dönüştü.
Meraklısına haftasonu okuması. https://t.co/mTEDesMYFb
Türkçe edebiyatın şuyu buyu benzetmelerini pek sevmem. Her yazar ve kurmaca kahraman kendi edebiyatında, kendi dilinde mündemiçtir. Fakat bir benzetme/akrabalık kurulacaksa şunu da söylemek isterim :)
Türkçe edebiyatın Josef K'sı İsa; Godot'u Gizli Emir'dir. Canım Anday!
@borgesyen İlk kitabın başarısı, Bozkır'a başlarken heyecanlandırmıştı beni fakat heyecanım bir süre sonra tükendi. Roman bitti fakat kitabın bende tam olarak bir yerine oturamamış hissi kaldı.
3 Mayıs 1974 tarihli Milliyet Sanat Dergisi'nde yer alan Haftanın En Çok Satan Kitapları isimli bölüm. İlk üçü dönemin bestseller kitapları. Ama Aziz Nesin, Yaşar Kemal ve Kemal Tahir kitapları da var. Bir karikatür kitabı ve Politzer'in Felsefenin Temel Prensipleri vs. Güzelmiş.