🔥 COLOGNE MAJOR GIVEAWAY
🎟️ 3 knives and 5 Aurora Gold stickers, to enter just:
· Follow @AuroraCS2_GG
· Like + Repost
Winners will be announced in 2 weeks 🏆
🔴 Avukat Aslıhan Ergün:
Bir çocuğun canı için milyonlarca köpeği gözümü kırpmadan harcarım.
Hindistan’daki gibi köpeklerin ağzında bebek görmek istemiyorum.
Bugün kesilen ineklere neden üzülmüyorsunuz? Köpek kutsal değildir.
#Çekiliş
📚İstanbul'un hafızasını sokak sokak kayda geçiren Cemaleddin Server Revnakoğlu'nun anıt eseri Revnakoğlu'nun İstanbul'u, çekilişle 5 okurumuza hediye!
Yapmanız gerekenler:
📌Ketebe’yi takip etmek
📌 Bu gönderiyi RT etmek
⌛️Son katılım: 31 Mart Salı, 23.59
📢Kazananlar 2 Nisan Perşembe açıklanacaktır.
Kamuda Ahlaksızlık İstemiyoruz!
Sözde kadın (trans) Larin Kayataş hakkında “ahlaka aykırı davranışları sebebiyle” idari soruşturma yürütülüp soruşturma neticesinde meslekten men cezası verilmiş fakat yargı sürecinin sonunda 21 Temmuz 2023 tarihinde “özel hayatın gizliliği” gerekçe gösterilerek sözde kadın (trans) Larin Kayataş, üst mahkemece verilen karar neticesinde mesleğine iade edilmişti. Doludizgin Derneği olarak sürecin takipçisi olacağımızı duyurmuş ve CİMER üzerinden bir şikayet kampanyası başlatmıştık. Şikayetlerimizin neticesinde sözde kadın (trans) Larin Kayataş meslekten men edilmiş ve doktorluk görevine son verilmişti.
Kullandığı herkese açık sosyal medya hesaplarında alenen kendini pazarlayan, fuhuş yaptığını ve uyuşturucu kullandığını gizlemeyen, çıplak fotoğraflarını ve pornografik yayınları paylaşan şahıs, bugün yaptığı kamuoyu açıklamasında yukarıda sayılan suçlarından bahsetmeyerek hakkındaki hukuki süreci "sözde kadın (trans) olmasına" bağlamış ve mağduriyet edebiyatına sarılmıştır. Halkı manipüle amacıyla yapılan bu açıklamayı kınıyor, aldığı yerinde ve cesur karar sebebiyle Sağlık Bakanlığımızı tebrik ediyoruz.
Bununla birlikte eş cinsel ve trans olduğu aşikar kişilere kamuda göz yumulması durumunda önümüzdeki günlerde gey öğretmen, lezbiyen hemşire, trans doktor gibi durumlara şahit olmamız kaçınılmaz olacaktır. Açıktır ki bu durum halk arasında endişeye sebep olacak, ahlaka aykırı olduğu gerekçesiyle milletimizce tepkiye yol açacaktır.
Hukuk doktrini özünde bir ahlak doktrinidir. Türk hukuku bir karar alırken, bu milletin ahlaki kriterlerini göz önünde bulundurmak mecburiyetindedir. Eş cinsel aktivizm ile mücadele amacıyla kurulan Doludizgin Derneği, sözde kadın (trans) Larin Kayataş hadisesi ve benzeri tüm hadiseler hakkında hukuki tüm imkanları kullanacak ve bu milletin ahlakını koruma yolunda cansiperane mücadeleye devam edecektir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
12 yaşındaki Eslem kütüphaneye giderken başıboş köpekler tarafından parçalanarak can verdi. Hiçkimse tutuklanmadı.
Bugün tavuklarını boğan köpekleri vurduğu için adamın kapısına 3 araba polis göndermişler. Bu düzeni getirenler vallahi vatan hainisiniz. Eslem'in katili sizsiniz!
ASELSAN bile kritik çipleri ithal ederken, liseli çocuklar gümrük müşaviri tutup mikrodenetleyici ithal ederek mi katılacak?
10 sensör, 5 MCU'yu eskiden 2.000-2.500 TL'ye alabilirlerdi. Gümrükle, müşavirle, belgeyle uğraşmadan evine kadar gelirdi.
Şimdi aynı paketi almak için 20.000-25.000 TL masraf yapması gerekiyor. Masrafı da geçtim, gümrük müşaviri tutması, zibilyon tane bürokratik işlemle boğuşması gerekiyor.
Bu uygulamanın kime ne faydası oldu? Bir bakan, bir yetkili çıkıp somut verilerle, planlamayla beklenen etkiyi, faydayı açıklayabilir mi?
Mentionları açmaya cesaretiniz yok. Eh oda seçimleri yaklaşıyor o zaman tekno girişimcilerin size söyleyeceği bazı şeyler olacak. Rakam da veremiyorsunuz ben yardım edeyim:
"Yerli üretim koruması" diyorsunuz. Rakamlarla konuşalım.
2024'te sizin temsil ettiğiniz firmaların Çin'den ithalatı: 45 milyar dolar. Temu'nun Türkiye'deki toplam hacmi: 1.3 milyar dolar.
Siz 45 milyar dolarlık ithalatı yapıyorsunuz, sonra Temu'nun 1.3 milyar dolarina "yerli üretimi tehdit ediyor" diyorsunuz. Temu sizin ithalatınızın %3'ü bile değil. Tek farkı: Temu aracısız satıyordu, siz aracısınız. Simdi aracı olmadan ürün alamıyoruz, diyeceğim ürünleri ihtiyaca değil sürüm ve kara göre getirdiğiniz için ihtiyaç olabilecek şeylerin çoğunu alamayacağız bile.
"Büyük tehdit" dediğiniz YYP'den Türkiye'ye günlük 150.000 paket geliyordu. Yıllık 55 milyon paket. 85 milyon nüfusa bölün: Kişi başı yıllık 0.65 paket. Ortalama vatandaş yılda 1 paket bile almıyordu yurt dışından. Tüm bu düzenlemeler, vatandaşın yılda 1 kez bile yapmadığı alışveriş ama bir takım ithalatçıların tekelleşip karını maksimize etmesi için.
Alibaba'da 2 dolar telefon kılıfı, sizin "yerli markanızla" 500 TL. https://t.co/ZhYEm0dUWn'da 5 dolar ayakkabı, sizin "Türk markanizla" 2.500 TL. Ayni fabrika, ayni ürün, 20x fiyat farkı. Bu fark gümrük değil, vergi değil sizin tekel kariniz.
Muhafiyetler düşürülüp, gümrük kapandıktan sonra ne oldu? Hazır giyim ithalatı %18 artti. Üretim artmadı, kapasite %68'e düştü, 56.000 kişi issiz kaldı. Ayni ürünler geliyor sadece simdi sizin aracılığınızla, sizin fiyatınızla.
Katma değerden bahsediyorsunuz. Gerçek katma değer nedir biliyor musunuz?
Dream Games: 300 çalışanla 2 yılda 2.75 milyar dolar değer. Çalışan başı 9 milyon dolar.
Peak Games: 1.8 milyar dolarlık çıkış. Türkiye'ye net döviz girdisi.
Trendyol: 16.5 milyar dolar değerleme, 50.000 istihdam.
Sizin temsil ettiğiniz "yerli üreticiler"? Çin'den ithal et, etiket bas, 10x fiyatla sat. Çalışan başı değer: 50-100 bin dolar. 100 kat fark var. Teknoloji firmaları döviz kazandırıyor, siz döviz harcıyorsunuz. Onlar ihracat yapıyor, siz ithalat. Onlar değer üretiyor, siz rant.
Siz konteynerle Çin'den mal getirince "dış ticaret." Vatandaş kargoyla sipariş verince "vatan hainliği." Siz %1000 karla satınca "katma değer." Temu %50 karla satınca "haksız rekabet."
15 yıldır koruma üstüne koruma aldınız: 1.500 Euro, 150 Euro, 30 Euro, simdi sıfır. Her seferinde "yerli üretici, rekabet" dediniz. Sonuç: Hala net bir rakam ortaya koyamıyorsunuz, sadece fiyatları arttırıyorsunuz.
Türkiye'nin gerçek katma değer üreten teknoloji firmaları devlet desteği olmadan milyar dolarlık şirketler çıkarırken, sizin 100 yıllık ithalat/rant iş modeliniz sübvansiyonla, gümrük duvarıyla, korumacılıkla hala ayakta duramıyor.
"Yerli üretimi koruyoruz" demeyin, "ithalat tekelimizi koruyoruz" deyin. En azından dürüst olur.