BİZ ÜSTADIMIZI BU CEMAATLE TANIDIK SEVDİK!..
Bir nesil, Risale-i Nurları yalnızca kitap sayfalarından okumadı; onları Hocaefendi’nin gözyaşlarında, temsilinde, fedakârlığında ve hayatında tanıdı. Nice insanın eline ilk defa Risale-i Nur’u veren de, Üstad Bediüzzaman’ı merak ettiren de bu samimi temsil oldu.
Bir davanın en güçlü tebliği, kelimeler değil, o kelimelerin hayata dönüşmüş hâlidir. Hocaefendi, yıllarca Üstad’dan ve Risale-i Nur’dan bahsederken kendisini değil, daima eserleri ve müellifini nazara verdi. Binlerce insan, Risale-i Nur’u onun gölgesinde değil, onun işaret ettiği istikamette tanıdı.
Bir şahsın veya bir grubun hataları varsa, bunlar elbette kendi fiilleriyle değerlendirilmelidir. Fakat milyonlarca insanın Risale-i Nur’la tanışmasına vesile olmuş bir temsil gerçeğini yok saymak, tarihî bir vakıayı görmezden gelmektir. Vesile ile aslı birbirine karıştırmak, ne Üstad’a ne de hakikate hakkaniyetle yaklaşmaktır.
Hakikat, onu samimiyetle temsil eden insanların omuzlarında nesilden nesile taşınır. Dün olduğu gibi bugün de, Risale-i Nur’un en güçlü şahidi; onu menfaat için değil, Allah rızası için yaşayan insanların sessiz ama derin temsilidir.
Murat Çetiner: “Yurt Atayün şube müdürümdü. Bir başkasının 1 lirasına tevessül etmeyeceği gibi, devlete ait bir kalemi bile kendi özel hayatında kullanmayacak bir isim.”
Atayün, 22 Temmuz 2014’te gözaltına alındı ve 1 hafta sonra tutuklandı. Hâlâ cezaevinde.
#15Temmuz Darbe bahanesiyle yüzbinlerce insanın hayatını kararttılar. 19 yaşındaki harbiyeli öğrencilerden darbeci olmaz deme basiretini toplum maalesef göstermedi. Vicdanınızla seyredin bu videoyu 👇
6 aydır kolon kanseri tedavisi gören KHK'lı hemşire Zeynep Baltacı (34) VEFAT ETTİ. Kadın dertten kansere yakalandı. İhraç edildi, tutuklandı, 9 ve 5 y. iki çocuğu vardı. Tek derdi onlardı. Dün Adana'da ameliyata aldılar. Gece kalbi durdu. Şimdi tabutuna kelepçe takabilirsiniz.
Hergün yazacağım:
Cezaevlerinde 15 Temmuz bahanesiyle müebbet hüküm giymiş 3000 kişi var!
Bu insanlar çürüyor, aileleri perişan!
Bunu önemseyen herkes elini taşın altına koymalı, bu korkunç sorun için çözüm üretmeye çalışmalı!
BU SEVDA SAHİPSİZ KALMAMIŞ!
#SymphonyOfTheEarth
Bu salonda oturan insanlar yalnızca bir program izlemiyorlar.
Kimi yıllar önce doğup büyüdüğü toprakları geride bırakmış bir muhacir… Kimi kapısını, gönlünü ve sofrasını açmış bir ensar… Kimi Anadolu’nun bir kasabasından kopup gelmiş, kimi Avrupa’nın bir şehrinde kök salmış. Fakat hepsinin kalbinde aynı sızı, aynı dua, aynı sevda var.
Şimdi sahnede çocuklar yürüyor.
Bir çocuk bir şiir okuyor, bir diğeri bir şarkı söylüyor, bir başkası kendi kültürünü tanıtıyor. Fakat salondaki insanların gözlerinde görünen şey yalnızca çocuklar değil. Onlar, yıllar önce gözyaşlarıyla toprağa bıraktıkları tohumların filiz verdiğini görüyorlar.
Bu yüzden hem gülümsüyorlar hem ağlıyorlar.
Çünkü insan bazen en büyük sevincini en derin hüznünün içinden yaşar.
Alkışlarken kaybettiklerini hatırlıyorlar.
Sevinirken geride bıraktıkları şehirleri düşünüyorlar.
Çocukların sahnedeki neşesine bakarken zindanlarda geçen yılları, ayrılıkları, sürgün yollarını, yarım kalan vedaları hatırlıyorlar.
Ama bütün bunlara rağmen içlerinde buruk bir mağlubiyet değil, vakur bir umut var.
Çünkü sahnedeki her çocuk, zulmün yıkamadığı bir duanın cevabı gibi duruyor.
Her alkış, “Biz hâlâ buradayız.” diyor.
Her tebessüm, “İyilik hâlâ yaşıyor.” diye fısıldıyor.
Ve belki de bu yüzden bu salonu dolduran binlerce insanın gözyaşları aynı anda hem hasretin hem şükrün gözyaşı oluyor.
Muhacir de ağlıyor.
Ensar da ağlıyor.
Ama ikisinin gözyaşında da aynı mana saklı:
Bir gün yollara düşenlerin emanet ettiği sevda sahipsiz kalmamış…
Çileyle sulanan fidanlar büyümüş…
Ve şimdi sahnede, dünyanın dört bir yanından gelen çocukların yüzlerinde yeniden çiçek açıyor.
Değerli Dostlarım, Stuttgart 'ta Türkçe Olimpiyatları 'ndayız. Yer gök insan seli...Harika bir program. Allah 'ın bitirmediğini kimse bitiremez. Şükürler olsun.
İzmir Emniyet Müdürü Celal Sel
Kız çocuklarına ve kadınlara eziyet ederek kendince şov yapıyor
36 yıldır polis ama insanlığı arpa boyu yol gidememiş
Hala aç, hırsız ve ahlaksız
Zannediyor ki paramı balya balya alırım emekli olup keyif çatarım
Çok yanılıyorsun Celal Sel😎
KİM HAİN KİM KAHRAMAN?
Asb. Gökmen Ata
Nizamiyeden karargaha gitmek için araca silahla biniyor! Aksakallı provokasyon timi ateş açınca, karşılık verMiyor, silah bırakıp iniyor.
Silahsız halde infaz edildi! "Çatışmada öldü" bahanesi için yanına silah konuldu! ÖKK, #15Temmuz
Bu annelerin feryatlarını duyan yok.
Bugün @avhaticeyldz ve @mehmettombak26 ile Ankara Polatlı’daydık.
15 Temmuz mağduru asker anneleri hikayelerini çektik.
10 yıldır suçsuz yere dört duvar arasında geçti. 20 yaşında girenler 30 yaşında. Hayatlarının en güzel yılları heder oldu.
Bir er kadar hükümleri olmayan askeri öğrenciler nasıl darbeci olur?
Gazeteci @LeventKenez yaşananlara isyan etti:
"Cezaevindeki KHK'lı zabıt katibi böbrek hastası Mehmet Parlak tahliye bekliyor..."
MehmetParlaka DestekZamanı
#BizimÇocuklar
Ancak ilacın maliyeti yaklaşık 1 milyon lira ve ailenin bunu karşılaması mümkün değil.
Dava 1,5 yıldır devam ediyor. Bir çocuğun tedavisi mahkeme süreçlerine terk edilemez.
Lavin’in ilaca erişimi sağlanmalı, sağlık hakkı korunmalıdır. @saglikbakanligi@sgksosyalmedya
Her an yoğun bakıma alınabilir, her an hayatını kaybedebilir.
Yakınları dün ziyaret etmiş; “Yüzü bembeyazdı, çok korktuk. Ölmeden ne olur babamı çıkarın.” diyorlar.
Allah aşkına, 90 yaşına yaklaşmış ağır hasta bir insanı cezaevinde tutmanın anlamı nedir?
Bugün ağır böbrek hastası Mehmet Parlak cezaevinde kalabiliyorsa, yarın herkes kalabilir!
Adaletin herkese lazım olacağı o günleri bize göster ya Rabbi!! 🤲🏻
Anne sütüyle beslenen 9 aylık Emin bebeğin annesi, Rümeysa Şanal (31), bugün İzmir'de TUTUKLANDI.
Şanal, "2024 yılında Bosna-Hersek’e geziye gitmek", "bebeğine hediye olarak verilen paraları evinde bulundurmak", "öğrencilerle görüşmek" gibi gerekçelerle suçlanıyor.
Rümeysa Şanal:
“Bebeğimin akciğerinde bulunan kistler nedeniyle tomografi çektirmesi gerekiyor. Doktor yaşını doldurunca tomografi çekelim dedi. Ameliyat olabilir. Ayrıca bebeğim emzirme döneminde ve benim bakımıma muhtaç."
https://t.co/FoXfcZnbXc
MehmetParlak Yaşamakİstiyor
Hergün yazacağım:
Cezaevlerinde 15 Temmuz bahanesiyle müebbet hüküm giymiş 3000 kişi var!
Bu insanlar çürüyor, aileleri perişan!
Bunu önemseyen herkes elini taşın altına koymalı, bu korkunç sorun için çözüm üretmeye çalışmalı!
İzmir’de bugün tutuklanan kız öğrenciler arasında, tıp fakültesi son sınıf öğrencisi bir genç de vardı. Mezun olmasına sadece bir ay kalmıştı. Bu ay son sınavlarına girecek, doktorluk hayaline kavuşacaktı. Şimdi ise İzmir Şakran Cezaevi’nde.
Bir doktor adayı daha eğitiminden, geleceğinden ve özgürlüğünden mahrum bırakıldı.
Gurur duyun.
MehmetParlak Yaşamakİstiyor
https://t.co/abn21m8ewj