Depremde kaybettiğim annemden bana kalan tek yadigarı dün Hatay arsuz Konacık Aslan Hause civarındaki sahilde kaybettim. Bu saate kadar aradık… Belki benim için bir mucize olur diye burada paylaşıyorum. Eger varsa hayatımdaki tek mucizeyi şimdi kullanmak istiyorum nolur Allahım
yıllarca oy verdik 5 yaşında ki çocuk peki böyle yapsınlar kazanırız diye fikir üretebilirken pr çalışmaları, peşinde koşmadan yeni fikirler üretebilen insanlar istiyoruz, mesela insan nasıl geçinir 12.500 TL ile buna kafa yorsunlar istiyoruz, reklamlar değil 🙏
Biz acılar içinde kıvransınlar demiyoruz. Ama bir duruş, bu adamları devirebilmek için olması gereken çok güçlü bir duruş istiyoruz. O duruş bu değil, bir ışık istiyoruz biz işte biziz aradığınız muhalefet diyebileceğimiz işte o duruş bu değil ☹️
@abdullahnaci Kılıçdaroğlu her gün evde ‘acılar içinde kıvranıyordu’ da noluyordu? Kadıgil her gün mecliste bağırıp çağırıyor da noluyor?
Vergi mükelleflerinin parasıyla mı seyahat etmiş ana muhalefet siyasetçileri?
Milletvekillerin maaşlarına zam✅
Bakanların maaşlarına zam✅
Asgari ücretliye zam yok❌
Emekliye zam yok❌
Halkın seçtiği kişiler kendilerine zam yapıyorlar halka zam yapıyorlar
ÇOK GARİP BİR DURUM
Sorsak ''halkın yararı için yapıyoruz'' derler
@Ceyyargimachine Aynen öyle oldu bukadar kazık sorular sorulurmu üniversiteliler iş yok diye mezun olmasınlar diye ellerinden geleni yspan milli egitim sorduğunuz sorulari ders olarak okuttunuzm mu bunun cevabini istiyoruz
#Bitcoin#Binance#bist100
Haydi hep beraber izleyim dostlar neler yazılmış bu sayfada neler olmuş ?
Kararınızı verin benimle olanlar kemik kadrom sizlere selam olsun 👋
Başarı tesadüf değil bu başarı için aylarca çalıştım..
Beğeni rt yapalım
Merhaba bende de aynı durum oldu.Bir dan. şirketini aradım. Telefon Türkçe çeviri yaptığı için oluyormuş. İngilizceyi seçip o şekilde başvuru yapmalıymışız.
Bir avuç insan her gün Hatay’ı ve deprem gerçeğini gündemde tutmaya çalışıyoruz. Yaşananlar ve deprem gerçeği bir Dilan Polat bir Engin Polat kadar gündem etmiyor. Yorumsuz.
@mehmetcek06 Bunları biz halka değil, 20 yıldır iktidar olanlar ile 20 yıl içinde mecliste görev almış oy uğruna halka kazık atmış milletvekillerine söyleyin.
Hepsi suçludur.
Yaşam tarzları ve lükslerinden vazgeçmeyen politikacı işadamı, ihaleci kesimlere söyleyin.
Bir kaç gündür yurtdışında oy veren kadınların sandık başında fotoğrafları düşüyor önüme.
Çoğunun ortak dili “Sonuna kadar Erdoğan” şeklinde.
Sevgili hemcinslerim;
Hepiniz çok güzelsiniz, zarifsiniz.
Saçlarınıza şekil vermiş, makyajlarınızı yapmış, eteklerinizi, pantolonlarınızı, taytlarınızı, topuklu ayakkabılarınızı giymiş şıkır şıkırsınız.
Hep de böyle olmanızı arzu ederim lakin biz Türkiye'de yaşayan kadınlar var olma mücadelesi veriyoruz.
Dayak yiyor, taciz ediliyor, tecavüz ediliyor, öldürülüyoruz.
Düşünün benim haklarımı korumasını beklediğim AYM üyesi bile "kadın-erkek eşitliği modern hurafedir" diyor.
Yani uzaktan sevmek kolay.
Biz tehlikenin farkındayız, ya siz?
Uğradığımız tüm haksızlıklar da verilen cezalar da ne giydiğimize, nerede olduğumuza, saat kaçta olduğuna göre şekilleniyor.
Biz kadınlar sizler gibi giyinip otobüse binerken biri tekme atar mı diye tedirgin oluyoruz mesela.
Akşam sokakta arkamıza bakarak yürüyor, aynı işi yaptığımız halde erkeklerden daha az ücret alıyoruz.
Gel de tüm bunları siyasilerin düzeltmesini bekle..
Burada başın açıksa "perdesiz ev" diyorlar,
hakkını arayınca "sürtük" diyorlar,
çalışmak isteyince "evdeki işler yetmiyor mu, erkekler işsiz kalıyor" diyorlar,
"kadın evi süsüdür" diyor hatta çalışarak fuhuşa zemin hazırladığımız bile söylendi biliyor musunuz?
Ne güzel gülmüşsünüz fotoğraflarda, hep de gülün isterim.
Lakin burada kahkaha atan kadına "iffetsiz" diyorlar biliyor musunuz?
Biz Atatürk sayesinde kul olmaktan kurtulup vatandaş olmuşken bugün hayvan gibi sahiplendirmekten bahsediyorlar.
Sizin yaşadığınız ülkelerde bırak siyasetçiyi sıradan bir vatandaş bile kadınları sahiplendirmekten bahsedebilir mi?
Bahsedemez, biliyorsunuz ve uzaktan ne de güzel seviyorsunuz.
Bizi erkek şiddetinden koruyan sözleşmeleri üç beş oy için silip atıyor, kız-erkek öğrenciler aynı sınıfta ders görmesin diye mücadele ediyorlar düşünebiliyor musunuz?
Yani elleri ya saçımızda, ya örtümüzde, ya eteğimizde...
Gülme, çalışma, konuşma, düşünme, isyan etme, eğlenme, onu giyme, buraya gitme...
Tek dertleri kadın!
Ahlakı kendilerinde, siyasetlerinde değil hep kadında arıyorlar.
Almanya’da, Fransa’da, İngiltere’de yaşayıp oy verirken “Şeriat için” diyen hemcinslerim..
Çok değil 2 sene önce şeriattan ilk kaçan erkekler olmadı mı?
Düşünebiliyor musun binde bir ihtimal bile yokken uçağın motorunda ölümüne uçtu adamlar.
Tercihlerinize elbette saygım var.
Lakin Afganistan’da, İran’da yaşamadan Avrupa’nın göbeğinde “Şeriat” istemek ne kolay değil mi?
Peki istemeyenler ne olacak?
Siz uzaktan seveceksiniz diye biz hayattan uzaklaşıyoruz adım adım..
Farkında değilsiniz!