Orgeneral İzzettin Çalışlar
İzzettin Çalışlar, Kurtuluş Savaşı’nın önemli komutanlarından ve Atatürk’ün en yakın silah arkadaşlarından biridir. 1882’de Yanya’da doğan Çalışlar, 1906’da Harp Akademisi’nden kurmay yüzbaşı olarak mezun oldu. 31 Mart Olayı’nda Hareket Ordusu’nda görev aldı. Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı’nda görevler üstlendi; Çanakkale Cephesi’nde Mustafa Kemal Paşa’nın 19. Tümen ve Anafartalar Grubu Kurmay Başkanlıklarını yaptı. Arıburnu, Conkbayırı ve Anafartalar muharebelerine ilişkin günlükleri, Mustafa Kemal’in askerî faaliyetleri ve cephe yaşamına dair önemli bilgiler içermektedir. Kafkas Cephesi’nde 16. Kolordu’nun Kurmay Başkanlığını yürüttü.
1920’de Anadolu’ya geçen Çalışlar, 23. Tümen Komutanlığına getirildi ve Çerkez Ethem isyanının bastırılmasında rol aldı. I. ve II. İnönü, Kütahya-Eskişehir ve Sakarya muharebelerinde görev yaptı. 1921’de I. Grup, ardından I. Kolordu Komutanlığına atandı. Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nde görev alan Çalışlar, Dumlupınar’dan İzmir’e uzanan harekâtta başarılar elde etti. 9 Eylül 1922’de Türk ordusunun İzmir’e girişinde I. Kolordu'ya komuta etti.
Çalışlar’ın günlükleri, Balkan Savaşları, Çanakkale ve Millî Mücadele dönemlerine ilişkin önemli birinci elden kaynaklardır. Bu kayıtlar “Atatürk’le İki Buçuk Yıl” ve “Gün Gün Saat Saat İstiklal Harbi’nde Batı Cephesi” adlı eserlerde yayımlanmıştır.
1930’da orgeneral olan Çalışlar, 1933-1939 yılları arasında 2. Ordu Komutanlığı yaptı. 1939’da emekliye ayrıldı ve Aydın, Muğla ve Balıkesir milletvekilliği yaptı. 20 Ağustos 1951’de İstanbul’da vefat etti; naaşı 1988’de Ankara Devlet Mezarlığı’na nakledildi.
Atatürk’ün en yakın silah arkadaşlarından Çalışlar, Millî Mücadele’ye katkıları ve Türk askerî tarihine hizmetleri dolayısıyla Başkanlığımızın Kuruluş Kanunu uyarınca Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı Şeref Üyesi olarak belirlenmiştir.
Ayrıntılı bilgi için bkz. https://t.co/EgdlED6vyy
https://t.co/KW2fJQG6mA
12 Ağustos 1930’da Fethi Bey’in liderliğinde Serbest Cumhuriyet Partisi kurulmuştur.
Ayrıntılı bilgi için bk. https://t.co/1ugecleJyk
https://t.co/pRX1F2BPqx
Osmanlı İmparatorluğu için oldukça ağır şartlar içeren Sevr Antlaşması 10 Ağustos 1920’de Paris’te İstanbul Hükûmeti delegelerince imzalanmıştır.
Ayrıntılı bilgi için bk.
https://t.co/gFq212mLff
https://t.co/pRX1F2BPqx
🇹🇷 Anafartalar Zaferi’nin 111. yıl dönümünde…
9 Ağustos 1915… Anafartalar’da tarih yeniden yazıldı.
Çanakkale Cephesi’nde İtilaf Devletleri, Gelibolu Yarımadası’ndaki Türk savunmasını aşmak ve Boğazlar’a ulaşmak amacıyla yeni bir taarruz başlattı.
8 Ağustos 1915’te Anafartalar Grubu Komutanlığına atanan Mustafa Kemal, 9 Ağustos’ta başlayan I. Anafartalar Muharebesi’nde birliklerini büyük bir kararlılıkla sevk ve idare etti. Türk kuvvetlerinin karşı taarruzuyla düşman ilerleyişi durduruldu; Kireçtepe ve Azmak arasındaki İngiliz birlikleri geri çekilmek zorunda bırakıldı.
⚔️ 10 Ağustos’ta Conkbayırı’nda yaşanan şiddetli çarpışmalar sırasında Mustafa Kemal’in göğsüne bir şarapnel parçası isabet etti. Göğsündeki saat, hayatını kurtaran bu darbenin izini taşıdı.
21 Ağustos’ta başlayan II. Anafartalar Muharebesi’nde de düşman kuvvetlerinin Kocaçimen ve Conkbayırı’nı ele geçirme teşebbüsü sonuçsuz bırakıldı.
Anafartalar’da ortaya koyduğu kararlı komuta, askerî öngörü ve inisiyatif, Mustafa Kemal’in Çanakkale Cephesi’ndeki liderliğinin en önemli göstergelerinden biri oldu.
🇹🇷 Anafartalar Zaferi, yalnızca bir askerî başarının değil; vatan savunmasında kararlılığın, fedakârlığın ve liderliğin de simgesidir.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Çanakkale’de vatanı uğruna mücadele eden bütün kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Detaylı bilgi için bakınız: https://t.co/tE4RZqwEqs
https://t.co/KW2fJQG6mA
Ulusun ve ülkenin yazgısına doğrudan el koyan tek yüce güç olan TBMM, 5 Ağustos 1921’de Başkomutanlık görevini 3 ay süre ile Mustafa Kemal Paşa’ya vermiştir.
Ayrıntılı bilgi için bk.
https://t.co/fweVnalJA2
https://t.co/KW2fJQG6mA
#BaşkomutanlıkKanunu
#GaziMustafaKemalAtatürk
#MillîMücadeleRuhu
#TürkTarihi
#ATAM
1986 yılında Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu tarafından takdim edilen Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nün sahibi, NATO'nun 5. Genel Sekreteri Joseph Luns'u vefatının yıl dönümünde saygıyla anıyoruz.
#AtatürkUluslararasıBarışÖdülü
Türk Akademisyenler Birliği tarafından düzenlenen Akademik Değerlendirme Toplantısı bu hafta 23 Nisan Özel Programı'nda Prof.Dr. Osman Köse'nin konukluğuyla Türkiye'de Demokrasi Uygulamaları @oskose Katılmak isteyenler için link aşağıdadır..
Görüntülü görüşme bağlantısı: https://t.co/GeuBhwrs3s
İzmir’de “Atatürk ve Aile Sergisi”nin yedincisi ziyaretçilerle buluşuyor
Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı tarafından hazırlanan “Atatürk ve Aile” sergisinin yedincisi, Dokuz Eylül Üniversitesi ev sahipliğinde 10 Nisan 2026 tarihinde İzmir’de açılacaktır. Cumhurbaşkanlığı tarafından 2025 yılının “Aile Yılı”, 2026-2035 döneminin ise “Aile ve Nüfus On Yılı” ilan edilmesi doğrultusunda hazırlanan sergi, Atatürk’ün aileye verdiği önemi ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde aile kurumuna yüklenen anlamı bütüncül bir yaklaşımla ele almaktadır.
Sergide, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı özel arşivinden istifade edilerek hazırlanan belge, fotoğraf ve çeşitli materyaller aracılığıyla Atatürk’ün aile hayatına ve toplumsal yapı içindeki yerine ışık tutulmaktadır.
Ayrıca 10-11 Nisan 2026 tarihlerinde Dokuz Eylül Üniversitesi’nde gerçekleştirilecek olan Uluslararası Aile Sempozyumu’nda Başkanlığımız paydaş olarak yer almakta; sergimiz de bu kapsamda sempozyumda yer alacak akademik çalışma yapan bilim insanlarının istifadesine sunulmaktadır.
“Atatürk ve Aile Sergisi”, 10 Nisan 2026 tarihinde saat 11.15’te Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanlık Binası Fuaye Alanı’nda açılacak olup aynı gün 17.00’ye kadar ziyaret edilebilecektir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
TOKAT İL PROTOKOL ZİYARETLERİ
Prof. Dr. Ahmet Kılınç, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı ile Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi iş birliğinde gerçekleştirilen iki sempozyum ile Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı tarafından hazırlanan ve üniversitenin ev sahipliği yaptığı “Türk Kanunu Medenisi ve Cumhuriyet” sergisi kapsamında Tokat’ta bir dizi makam ziyareti gerçekleştirdi.
Bu çerçevede Prof. Dr. Ahmet Kılınç; Tokat Valisi Abdullah Köklü, Tokat Barosu Başkanı Av. Volkan Bozkurt, Tokat Vakıflar Bölge Müdürü Sebahattin Erdoğan, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, Adalet Komisyonu Başkanı Sedat Soydemir, İdare Mahkemesi Başkanı Alper Aksakal, Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu ile bir araya geldi.
Ziyaretler kapsamında, gerçekleştirilen sempozyumlar ve sergiye ilişkin değerlendirmelerde bulunulurken, kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesine yönelik görüş alışverişi yapıldı. Program çerçevesinde ayrıca, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı ve Atatürk Araştırma Merkezi Bilim Kurulu Aslî Üyesi Prof. Dr. ��smet Türkmen de ziyaret edilerek akademik çalışmalar ve yürütülen projeler hakkında istişarelerde bulunuldu.
Büyük Önder Atatürk’ün Ankara’ya Gelişinin 106. Yılı'na İlişkin Demeçler
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Milli Mücadele’nin merkezi olan Ankara’ya gelişinin 106. yıl dönümü dolayısıyla Anadolu Ajansı (AA), Atatürk’ün Ankara’ya geldiğinde ilk konakladığı yer olan Beynam köyünde röportaj gerçekleştirdi.
Bu kapsamda AA, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kılınç ile Atatürk Araştırma Merkezi Bilim Kurulu Asli Üyesi ve Yozgat Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hatice Güzel Mumyakmaz ile Beynam’daki Atatürk Evi’nde görüştü.
Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ahmet K��lınç, Atatürk’ün 27 Aralık 1919’da Heyet-i Temsiliye üyeleriyle birlikte Ankara’ya gelmesinin Milli Mücadele’de yeni bir dönemi başlattığını ifade etti. Bu gelişle birlikte Heyet-i Temsiliye merkezinin Ankara’ya taşındığını belirten Kılınç, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasına ilişkin kararın da Ankara’da alındığını söyledi. Ankara’ya gelişin sıradan bir şehir ziyareti olmadığını vurgulayan Kılınç, bu adımın yeni devletin kuruluş sürecinde kritik bir aşamayı temsil ettiğini dile getirdi.
Kılınç, Ankara’da alınan kararların uluslararası kamuoyunda da karşılık bulduğunu, lokal direnişlerin merkezileşmesiyle düzenli ordunun kurulduğunu ve bunun Kurtuluş Savaşı’ndaki başarının temelini oluşturduğunu belirtti. Atatürk’ün Ankara’ya gelişi, milli egemenlik düşüncesinin somutlaştığı tarihsel bir eşik olarak değerlendirildi.
Anadolu Ajansı’na konuşan Atatürk Araştırma Merkezi Bilim Kurulu Asli Üyesi Doç. Dr. Hatice Güzel Mumyakmaz, Osmanlı Devleti’nin 19. yüzyılı denge politikasıyla geçirdiğini, artan baskılar sonucunda Cihan Harbi’nde Almanya’nın yanında yer aldığını ve bu sürecin imparatorluğun çözülmesini hızlandırdığını anlattı.
Mumyakmaz, Mondros Mütarekesi sonrasında Yıldırım Orduları Grup Komutanlığının devredildiğini, Mustafa Kemal Paşa’nın İstanbul’a çağrıldığını ve milli direnişi buradan örgütlemeye çalıştığını, ancak şartların buna izin vermediğini belirtti. Bunun üzerine mücadelenin merkezinin Anadolu’ya taşındığını söyleyen Mumyakmaz, Mustafa Kemal Paşa’nın 9. Ordu Müfettişi olarak Anadolu’ya geçtiğini ve 16 Mayıs 1919’da İstanbul’dan Samsun’a hareket ettiğini hatırlattı.
Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun, Havza, Amasya, Erzurum ve Sivas hattında ilerlerken İzmir’in işgali karşısında miting ve protestoları teşvik ettiğini aktaran Mumyakmaz, 22 Haziran 1919’da Amasya’da “Milletin istiklalini milletin azim ve kararı kurtaracaktır” anlayışıyla yola çıkıldığını ve bu ifadenin Milli Mücadele’nin mottosu ile meşruiyet temelini oluşturduğunu söyledi.
Erzurum Kongresi’nde temsil heyeti kararının alındığını ve meclisin açılmasının zorunlu görüldüğünü belirten Mumyakmaz, İstanbul’un işgal altında olması nedeniyle Mustafa Kemal Paşa’nın Şubat 1919’dan itibaren milli mukavemet merkezinin Ankara olması gerektiği kanaatine vardığını ifade etti. Bu süreçte 20. Kolordunun Ankara’ya taşındığını ve Ali Fuat Paşa’nın görevlendirildiğini, Ankara’nın milli mücadelenin merkezi olarak öne çıktığını dile getirdi. İstanbul’da toplanan son Meclis-i Mebusan’ın 28 Ocak 1920’de Misak-ı Milli kararını almasının da bu sürecin devamı olduğu kaydedildi.
Ankara’nın demiryolu, ulaşım ve haberleşme imkânları nedeniyle tercih edildiğini belirten Mumyakmaz, Ankara halkının işgal baskısına rağmen Milli Mücadele’ye güçlü destek verdiğini ve Mustafa Kemal Paşa’nın Nutuk’ta Ankara’yı “milli duyguları yüksek bir topluluk” olarak tanımladığını hatırlattı. Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin Ankara’da merkezlenmesiyle birlikte halkın yokluklar içinde dahi maddi destek sağladığı, bu dayanışmanın Ankara’yı güvenli bir mücadele merkezi haline getirdiği ifade edildi.
Mustafa Kemal Paşa’nın 18 Aralık’ta Kayseri–Kırşehir hattı üzerinden yola çıkarak Hacıbektaş’ta Alevi-Bektaşi topluluğuyla görüştüğü ve destek aldığı, Mucur ve Kırşehir üzerinden ilerleyerek 27 Aralık’ta Ankara’ya ulaştığı aktarıldı. Hacı Bayram Veli Türbesi ziyaret edilerek dualarla şehre girildiği, Seymen alayları, mektepli gençler, köylerden kağnılarla gelen halk ve şehrin ileri gelenleri tarafından Mustafa Kemal Paşa’nın büyük bir coşkuyla karşılandığı, karşılamada Rıfat Börekçi, Ali Fuat Paşa, Ankara Valisi ve Ankara Müftüsü’nün de yer aldığı belirtildi.
Mustafa Kemal Paşa’nın Ankara’ya gelmeden önce Beynam’da Muhtar Veli Çavuş’un evinde bir gece konakladığını ifade eden Mumyakmaz, bu mütevazı mekânın Milli Mücadele’nin hangi şartlar altında yürütüldüğünü açık biçimde gösterdiğini söyledi.
İstanbul’un imparatorluk merkezi olmasına karşın Ankara’nın yokluklar içinde yeni devletin kuruluşuna aday bir şehir olarak öne çıktığını belirten Mumyakmaz, Cumhuriyet sonrasında gerçekleştirilen imar ve kurumlaşma adımlarının bu tercihi doğruladığını ifade etti. Milli Mücadele’nin “milletin istiklalini milletin azim ve kararı kurtaracaktır” anlayışıyla yürütüldüğünü vurgulayan Mumyakmaz, Meclisin açılmasıyla birlikte “hakimiyet bilakaydu şart milletindir” ilkesinin benimsendiğini ve 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu ile bu ilkenin hukuki zemine kavuştuğunu dile getirdi.
Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin halk iradesine dayalı bir mücadelenin en somut göstergesi olduğunu ifade eden Mumyakmaz, Atatürk’ün “Bu gücü Ankaralılardan aldım” sözleriyle mücadelesinin dayanağını millet iradesi olarak ortaya koyduğunu söyledi. Ayrıca Milli Mücadele’nin kurumsallaşma sürecinde Anadolu Ajansı’nın kuruluşu ile Hakimiyet-i Milliye gazetesinin yayımlanmasının Ankara’da gerçekleştiği ve bu gelişmelerin Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin ardından ortaya çıkan önemli kazanımlar arasında yer aldığı kaydedildi.
Sivas Kongresinin icrasının ardından 18 Aralık 1919’da Sivas’tan ayrılan Heyet-i Temsiliye ve Mustafa Kemal, 27 Aralık 1919’da Ankara’ya ulaşmıştır.
Detaylı bilgi için bk. https://t.co/gQI09kODX3
#ATATÜRKARAŞTIRMAMERKEZİ#ATAM#27Aralık1919#AtatürkAnkarayaGelişi
#SivasKongresi
#HeyetiTemsiliye
#MilliMücadele
#Ankara
Atatürk Araştırma Merkezi tarafından 2026 yılında verilecek olan yüksek lisans ve doktora burslarının başvuru değerlendirme süreci tamamlanmış olup burs almaya hak kazananlar belirlenmiştir.
Başvuru sahipleri, burs sonuçlarını https://t.co/QvlDXKzVRH adresinde yer alan Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Burs Sonuç Takibi Sistemi üzerinden sorgulayabilirler.
Burs sonuçlarına ilişkin bilgiler ve yapılması gereken işlemler burs başvurusu yapılan kurumun genel ağ sayfasında duyurulacaktır.
Kamuoyuna duyurulur.
İletişim için: [email protected]
ATATÜRK’ÜN EDİRNE ZİYARETİNİN 95. YILI PANELİ VE
“ATATÜRK VE AİLE” SERGİSİ EDİRNE’DE GERÇEKLEŞTİRİLECEK
Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı ile Edirne Belediyesi iş birliğinde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Edirne ziyaretinin 95. yılı dolayısıyla anlamlı bir panel düzenlenecektir.
“Atatürk’ün Edirne Ziyaretinin 95. Yılı Paneli”, 21 Aralık 2025 Pazar günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında, Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi ve Belediye Konservatuvar Binası Büyük Salonu’nda gerçekleştirilecektir.
Panel, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kılınç’ın moderatörlüğünde yapılacak olup Prof. Dr. Nurten Çetin , Dr. Öğr. Üyesi Veysi Akın ve Doç. Ercan Yılmaz panelist olarak programa katkı sunacaktır.
Söz konusu panel öncesinde ise, Atatürk Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan ve Atatürk’ün ailesiyle olan ilişkilerini; kişisel belgeler, fotoğraflar, hatıralar ve yazışmalar ışığında ele alan “Atatürk ve Aile Sergisi”nin beşincisi ziyarete açılacaktır. Sergide ayrıca, Cumhuriyet’in ilk yıllarında aile kurumuna yönelik gerçekleştirilen hukuki ve sosyal düzenlemelere ilişkin arşiv belgelerine de yer verilecektir. Sergi, 21-28 Aralık 2025 tarihleri arasında Edirne Belediyesi Tarihi Binasında ziyaret edilebilecektir.
@EdirneBel
Tüm ilgililer, bu anlamlı programa davetlidir.
#AtatürkAraştırmaMerkezi #ATAM
#AtatürkVeAile
#AtatürkünEdirneZiyaretinin95yılı
#Edirne
Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bünyesindeki dört kurumun kütüphanelerini tek bir çatı altında birleştiren “Atatürk Yüksek Kurumu Kütüphanesi”nde faaliyetlerine başlayan Atatürk Araştırma Merkezi Kütüphanesi, zengin içeriğiyle araştırmacılara kapılarını açmıştır.
Törende bir konuşma yapan Bakan Ersoy, Atatürk Araştırma Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Kültür Merkezi kütüphanelerini tek bir çatı altında toplayan Atatürk Yüksek Kurumu Kütüphanesi’nin başarılı olmasını temenni etmiştir.
Yüksek Kurum Başkanı BE Prof. Dr. Derya Örs ise, toplamda yaklaşık 500 bin kitaptan oluşan bir ihtisas kütüphanesine sahip olunduğunu ve koleksiyonun önemli bir kısmının nadir ve yazma eserlerden oluştuğunu belirtmiştir.
Konuşmaların ardından, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumuna bağlı dört kurumun kütüphanelerini tek çatı altında birleştiren yeni kütüphanenin açılışı gerçekleştirilerek kurdele kesimi yapılmıştır.
Kitap satış ofisini de bünyesinde barındıran kütüphane, modern mimarisiyle hizmete girmiştir.