KÖYLERDE BİLE SAHİPLİ KÖPEKLER GÜVENDE DEĞİL!
Ali Memiş’in iddiasına göre, Giresun Merkez Çaldağ Yaylası, Yavur Hendegi mevkisinde büyükbaş hayvanlarını merada otlatırken, Giresun İl Özel İdaresi’ne ait resmî plakalı bir araçtan köpeğine zehirli iğne atıldı ve köpeği zehirlendi. Kırsalda köpekler yalnızca birer evcil hayvan değil, çobanların ve hayvancılıkla geçinen insanların yaşam arkadaşları, sürülerinin koruyucularıdır.
Eğer bu iddia doğruysa, ortada son derece ciddi bir olay var ve yetkililer bu iddiayı açıklığa kavuşturmak zorunda! @belediyegiresun@giresunvaliligi@EmniyetGiresun@giresuncevreder #SokakHayvanlarıSahipsizDeğil #HayvanKatliamınaDurDe
Ege Üniversitesi köpekleri barınaktan çıkarıldı diye herkes rahatladı fakat hiçbirinin yuvası yok. 150’den fazla köpek zor durumda, öğrenciler zor durumda!
AcilYuva Arıyoruz 🙏🏻
@BelovacSerap@UmitOzlale
🚨 EGE ÜNİVERSİTESİ’NDEKİ CANLARA AcilYuva Arıyoruz
Toplumu kutuplaştırmak, korku ve öfkeyi körükleyerek gündemi manipüle etmek isteyenlerin en bilindik yöntemi, troller aracılığıyla yürütülen algı operasyonlarıdır. Gerçeklerin yerini çarpıtmalar, vicdanın yerini kışkırtmalar aldığında ise bedeli çoğu zaman kendini savunamayan masumlar öder.
Şimdi bu bedeli, Ege Üniversitesi’nde yıllardır yaşadıkları alanlardan bir gece vakti koparılmak istenen küpeli, kısır canlar ödüyor.
Onların hiçbir suçu yok. Tek istedikleri, huzur içinde yaşamak.
Gelin, Ege Üniversitesi’ndeki bu güzel canları yalnız bırakmayalım. Her birini sıcak bir yuvaya, kendisini sevecek bir aileye kavuşturalım. ❤️
Bir paylaşımınız, bir canın bütün hayatını değiştirebilir!
#AcilYuvaArıyoruz
BİR LOKMA YEMEK YİYEN SAVUNMASIZ BİR CANA TAŞ ATMAK NASIL BİR VİCDANDIR?
Adıyaman’da yolda yürüyen biri kadın iki şahıs, çöp konteynerinin altında yemek yiyen bir kedinin yanından geçerken kadın şahıs, yerden aldığı taşla savunmasız kediye vurdu. Taşın hedefi olan kedi, can havliyle kaçtı.
@adiyamangovtr Güvenlik kamerası görüntüleri incelenerek, saldırıyı gerçekleştiren kişinin tespit edilmesini ve 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu 28/A Maddesi kapsamında gereği yapılmasını talep ediyoruz.
@AdiyamanEmniyet@adiyamanDKMP@iletisim
HAYVANLARIN ÖLDÜRÜLMESİNİ İSTEYENLER, SİZ KİMSİNİZ?
Veteriner hekimlere, pet sektörüne, sanatçılara, medyaya, hayvanseverlere, siyasetçilere ve kamu yöneticilerine seslendim.
Şimdi sıra hayvanların öldürülmesini savunanlarda, nefret kampanyaları yürütenlerde, sahte hesapların arkasına saklanıp insanlara küfreden ve tehditler savuranlarda!
SİZE DE SÖYLEYECEK BİR ÇİFT SÖZÜM VAR!
Öncelikle şunu bilin:
Hayvanları sevmek zorunda değilsiniz. Onlardan korkabilirsiniz, uzak durabilirsiniz, aynı ortamı paylaşmak istemeyebilirsiniz.
Ama bu size onların öldürülmesini isteme, eziyeti alkışlama, hayvanları koruyan insanlara hakaret etme ve tehditler savurma hakkı vermez!
SİZ KİMDEN, HANGİ HAKLA BİR CANLININ YAŞAMINA SON VERİLMESİNİ İSTİYORSUNUZ?
Sosyal medyada örgütlenip hayvanların öldürülmesi için kampanyalar düzenleyenlere soruyorum:
Bir canlının ölümünü istemek ne zamandan beri toplumsal bir mücadele oldu?
Nefret yayarak, insanları hedef göstererek, tehdit ederek hangi sorunu çözdünüz?
HAYVANLARIN ÖLÜMÜNDEN NASIL BİR GELECEK KURMAYI HAYAL EDİYORSUNUZ?
Üstelik iş yalnızca hayvanlara yönelik nefretle de sınırlı değil.
Hayvanların yaşam hakkını savunduğum için bana küfredenler, hakaret edenler, tehditler savuranlar var.
Buradan hepsine açıkça sesleniyorum:
NE KÜFÜRLERİNİZDEN KORKUYORUM NE DE TEHDİTLERİNİZDEN!
Otuz yılı aşkın süredir veteriner hekimlik yapıyorum. Hayatımı hayvanların sağlığına ve yaşamına adadım.
Sizlerin hakaretleriyle mesleğimi öğrenmedim, tehditlerinizle de vicdanımdan vazgeçecek değilim!
SUSMAMI BEKLİYORSANIZ, DAHA ÇOK BEKLERSİNİZ!
Ama bir konuyu özellikle ayırıyorum.
Köpek saldırılarında yaralanan, yakınlarını kaybeden, korku ve travma yaşayan insanların acısı gerçektir. Onların güvenliği ve adalet talepleri son derece önemlidir.
Hiç kimsenin bir çocuğun, bir insanın yaşamını ve güvenliğini küçümsemeye hakkı yoktur.
AMA HİÇ KİMSENİN DE BU ACILARI BÜTÜN HAYVANLARA YÖNELİK NEFRETİN GEREKÇESİNE DÖNÜŞTÜRMEYE HAKKI YOKTUR!
İnsanların güvenliğini sağlamak devletin sorumluluğudur. Bunun yolu bilimsel, hukuki ve uygulanabilir çözümler üretmektir.
Sosyal medyada linç kampanyaları düzenlemek, sahte hesaplarla insanları hedef göstermek, hayvanların ölümünü alkışlamak değildir!
Ve özellikle tehdit edenlere son bir sözüm var:
ELEŞTİRİNİZ VARSA ÇIKIN, AÇIKÇA SÖYLEYİN. FİKRİNİZ VARSA SAVUNUN. AMA HAKARETİ VE TEHDİDİ FİKİR ZANNETMEYİN!
Hayvanları sevmeyebilirsiniz.
Beni de sevmek zorunda değilsiniz.
Ama ne sizin nefretiniz ne de tehditleriniz benim hayvanların yaşam hakkını savunmama engel olabilir.
ÇÜNKÜ BENİM SAVUNDUĞUM ŞEY BİR GÖRÜŞ, BİR ÇIKAR YA DA BİR HESAP DEĞİL; YAŞAM HAKKI!
Ve son olarak soruyorum:
BİR CANLININ YAŞAM HAKKINI SAVUNMAK NE ZAMANDAN BERİ TEHDİT EDİLMEYİ HAK ETTİREN BİR SUÇ OLDU?
Dr. Tarkan Özçetin
Veteriner Hekim
Yer Amasya haber sitesinin yaptığı paylaşımda @mpamasya da oradaymış fakat Polis hayvanı silahla vurmuş. Neden Amasya Dkmp hayvanı alamamış hemen anlatıyorum. Çünkü hayvanı uyuşturmak için kullanabileceği ne bir malzemesi ne de ekipmanı var. @milliparklar hiçbir birimine bu konuda ne bir ödenek ne de malzeme ve ekipman desteği saglamıyormuş.
Uyuşturucu ve uygulama konusunda bölgelerinde ki belediyelerden destek istiyorlarmış. Bu desteği alırken de al gülüm ver gülüm yapıyorlar. Nedir bu al gülüm ver gülüm DENETİMLER. Gör beni göreyim seni. TC kurumları işte tam olarak bu halde. Ama biz dün ne gördük, ülkenin @TC_icisleri bakanı @mustafaciftcitr ve @TCTarim bakanı @ibrahimyumakli yan yana gelmişler gazel okuyor toplum hassasiyetini de göz önünde bulundurdukları masalını anlatıyorlar. Her iki bakan da şu paylaşımda ki videoyu izlesin. Tam olarak #TürkiyeYüzyılı manzaralarından biri bu. Yabani Koruması gereken Doğa Koruma ACİZ insani koruyacağım diyen bakanlık umuma açık alanda silahla hayvan KATLEDİYOR.
Ve Cumhurbaşkanı @RTErdogan halk bir hafızın İçişleri Bakanı, saksıyla ağaç dikmeye kalkan Tarım Bakanının olduğu bir ülkede İktidardan rahatsız olmakta haksız mı?
@tcbestepe@iletisim@hasandogan@NumanKurtulmus@Akparti@mkulunk@SerkanBayram24@AvOzlemZengin@mehmetucum@hasansuvertr
SEVGİLİ MEDYA MENSUPLARI, HAYVANLARIN YAŞAM HAKKI HABER DEĞERİ TAŞIMIYOR MU?
Veteriner hekimlere, pet sektörüne, sanatçılara, hayvanseverlere seslendim. Şimdi sıra medyada!
Televizyon kanalları, gazeteler, haber siteleri, köşe yazarları, program yapımcıları ve gazeteciler…
Hayvanların yaşam hakkı böylesine ciddi bir tehdit altındayken medyanın bu konudaki sorumluluğunu da konuşmamız gerekiyor.
Bir köpeğin insana saldırması günlerce haber olurken, hayvanlara yapılan zulüm neden aynı duyarlılıkla gündeme taşınmıyor?
Neden milyonlarca insanı ilgilendiren bu mesele yeterince araştırılmıyor, tartışılmıyor, sorgulanmıyor?
Elbette hayvanların yaşam hakkını savunan, yaşananları kamuoyuna duyuran cesur ve duyarlı gazetecilerimiz var. Onları ayrı tutuyor, emekleri için teşekkür ediyorum.
Ama medyanın önemli bir bölümünden çok daha fazlasını beklemek hakkımız değil mi?
Gazetecilik yalnızca yaşananları aktarmak değil, yaşananların arkasındaki gerçekleri de ortaya çıkarmaktır.
Hayvanlarla ilgili haberlerde kullanılan dil de en az haberin kendisi kadar önemli.
Korkuyu büyüten, bütün hayvanları tehlikeli gösteren, toplumu kutuplaştıran yayınlar yerine bilimsel verilerle desteklenen, vicdanı ve aklı buluşturan bir gazeteciliğe ihtiyacımız var.
Elbette insanların güvenliği de önemlidir. Ancak insan güvenliğini savunmakla hayvanların yaşam hakkını savunmak birbirinin alternatifi değildir.
Bir canın acısını anlatırken başka bir canın yaşam hakkını yok sayamayız.
Sevgili medya mensupları,
Sizlerin milyonlara ulaşma, kamuoyu oluşturma ve toplumsal değişime katkı sağlama gücünüz var.
Bu gücü hayvanların yaşam hakkı için de kullanmaya davet ediyorum.
MEDYANIN GÖREVİ KORKUYU BÜYÜTMEK DEĞİL, GERÇEĞİ GÖSTERMEKTİR!
Dr. Tarkan Özçetin
Veteriner Hekim
Kamuoyuna
19 Ekim pazartesi günü barınaktan çıkarılan 80 köpeğimiz 3-4 günlük geçici yuvalara konulmuştur. Köpeklerimizin sahipledirildiği haberi yanlıştır.
Şu anda toplam yaklaşık 150 köpeğe acil kalıcı yuvaya ihtiyacımız bulunmaktadır.
Öğrenciler olarak pansiyonları uzun süreli karşılaşmamız da mümkün değil geçici yerlerinde köpeklerimizi yeterince kontrol etmemiz mümkün değil.
Hepinizden bizi paylaşmanızı, sesimiz olmanızı diliyoruz.
Lütfen bizi yalnız bırakmayın
Nedir bu vicdansızlık, nedir bu gözü dönmüşlük?!
@bilnetkocaeli okulunun sevilen maskotu Venüs/Minik @izmitbelediye toplama ekiplerinin attığı 2 narkotik iğne sonrasında şu an klinikte yaşam mücadelesi veriyor!
@kocaelivaliligi adli ve idari işlem başlatılmasını talep ediyoruz
🆘Arkadaşlar, Çatalca Melekler şehri derneğinin canlarını 2,5 önce bağırtarak ve sürüklüyerek götürdüler 😡Geri almak için desteğimizi bekliyorlar ‼️Ege üniversitesi öğrencileri emsal dir.. Geri alabiliriz canları.. Rt desteği lütfen 🥺 bilgi : ınstagram Mekeklerşehri hesabı.👇
SEVGİLİ HAYVANSEVERLER, BİRAZ DA KENDİMİZİ SORGULAMAYALIM MI?
Önce veteriner hekimlere seslendim. Ardından pet sektörüne ve sanatçılara. Şimdi sıra sizde, daha doğrusu hepimizde.
Hayvanlar için verdiğiniz mücadeleyi, gösterdiğiniz fedakârlıkları, harcadığınız emeği ve zaman zaman ödediğiniz ağır bedelleri biliyorum. İyi ki varsınız.
Ama artık bazı gerçekleri de konuşmamız gerekiyor.
Her şeyden önce şu “en büyük hayvansever benim” anlayışından vazgeçmeliyiz.
Hayvan sevgisinin birinciliği, madalyası, şampiyonluğu olmaz. Kimse bir başkasından daha fazla hayvan sevdiğini kanıtlamak zorunda değil.
Aramızdaki kavgalar, kıskançlıklar, çekememezlikler, bitmek bilmeyen suçlamalar kime yarıyor?
Neden ortak bir amaç etrafında birleşemiyoruz? Neden aynı hayvanın yaşam hakkını savunan insanlar birbirlerine karşı bu kadar acımasız olabiliyor?
Bir başka önemli meselemiz de toplumla kurduğumuz ilişki.
Bu ülkenin insanı merhametlidir. Hayvanlara yardım etmeye, bir canı kurtarmaya gönüllüdür. Ama zaman zaman kullandığımız öfkeli, suçlayıcı ve saldırgan dil yüzünden yanımıza çekebileceğimiz insanları bile kendimizden uzaklaştırıyoruz.
Haklı olmak yetmez. Haklılığımızı insanlara anlatabilmek de gerekir.
Hayvanlara gösterdiğimiz empatiyi insanlara da gösterebilmeliyiz. Bizim gibi düşünmeyen herkesi düşman ilan ederek toplumsal destek kazanamayız.
Ve gelelim en rahatsız edici meseleye…
Hayvanseverliği bir mesleğe, bir geçim kapısına, hatta bir rant düzenine dönüştürenler!
Gerçekten yardıma muhtaç hayvanlar için çalışan, şeffaf biçimde bağış toplayan insanları elbette ayrı tutuyorum.
Ama hayvanların acısını kişisel çıkarına dönüştüren, merhameti istismar eden, bağışların hesabını vermeyen kim varsa, onlara da karşı durmalıyız.
Çünkü bu insanların yarattığı güvensizlik, hayatını hayvanlara adamış binlerce dürüst insanın emeğine zarar veriyor.
Sevgili hayvanseverler,
Artık birbirimizle yarışmayı değil, birlikte mücadele etmeyi öğrenmeliyiz.
Daha az kavga, daha çok dayanışma.
Daha az gösteriş, daha çok samimiyet.
Daha az öfke, daha çok empati.
BU MÜCADELENİN KAHRAMANI OLMAYA DEĞİL, BİRLİKTE YAŞATMAYA TALİP OLALIM!
Dr. Tarkan Özçetin
Veteriner Hekim
BİR ÇOCUĞA KEDİYE TEKME ATMAYI ÖĞRETMEK, ŞİDDETİ ÖĞRETMEKTİR!
Küçücük çocuğuna bir kediye tekme atmasını öğütleyen bir zihniyetle karşı karşıyayız!
Baba olmak, yalnızca çocuk sahibi olmak değildir. Çocuğa merhameti, vicdanı, sevgiyi ve başka canlıların yaşam hakkına saygı duymayı da öğretebilmektir.
Çocuklarına sevgiyi ve merhameti aşılamak yerine masum hayvanlara şiddeti öğretenler, yalnızca hayvanlara değil, geleceğimize de zarar veriyor. Çünkü şiddetin normalleştirildiği, merhametin yok sayıldığı bir ortamda sağlıklı bir toplum inşa edilemez.
ÇOCUKLARA ŞİDDETİ DEĞİL, MERHAMETİ ÖĞRETİN!