ekrem imamoğlu'nun diplomasının iptal edilmesi, tutuklanması falan ne kadar haklı gerekçelere dayanıyorsa, saran'ın gözaltına alınması ve sonrasındaki tutukluluğu da o kadar haklı gerekçelere dayanır
Akdeniz’i saran alevler Türkiye’yi de vurdu.
Binlerce vatandaşımız tahliye edildi, yüzlerce yaralı var. Ormanlarımız, köylerimiz, hayvanlarımız kül oluyor.
Kamu kaynakları doğa için değil, yalnızca toplumsal olaylarda mı kullanılacak? Helikopterler, TOMA’lar, askeri birlikler neden tam kapasite sahada değil?
Yangınla mücadelede ihmale, gecikmeye, koordinasyonsuzluğa tahammülümüz yok! Ormanlarımız rant için değil, gelecek için korunmalı.
Sağlık sorunları belli olan, kalp hastalığı nedeniyle hapishane koşullarında bulunması hayati tehlike oluşturan, suçsuz olduğuna tüm kalbimizle inandığımız kardeşimiz, ilim insanı Mahir Polat’ı hâlâ hapiste tutuyorsunuz. Mahir Polat’ı serbest bırakın.
Pırıl pırıl gençlerimiz, bayramı ailelerinden uzakta, hapishanede geçirdiler. Serbest bırakın bu tertemiz gençleri, gitsinler sınavlarına girsinler. Kimsenin meşru haklarını elinden almayın. Yazıktır, günahtır.
Bu vahşi ihtiras, adaletten başka her anlama gelen bu öfke, bu nefret neden? Kime yaranmak için bu kötü uygulamalara devam ediyorsunuz?
Yüce Türk yargısına verdiğiniz zarar, artık çok ileri boyuta ulaştı. Hakkaniyetli tüm yargı mensuplarından milletimiz adına açıklama, tepki bekliyoruz.
Uzun zamandır bir siyasetçiden duyduğum en aklı başında söz buydu:
“Bu kadar kültürlü olmaya ihtiyacımız bile yoktur belki, insanla buluşmaya ihtiyacımız vardır. Halkın daha fazla üstünde çatısı olan mekanları kullanmaya hakkı vardır. Medeniyet kaybımız insanlarımızın bir arada bulunmayışlarından kaynaklanır.”
Halka hizmet dediğin, belediyecilik dediğin, patronlara peşkeş çekmek değil, tam da budur.
#MahirPolatSerbestBırakılsın
Kendisine dair hiçbir kötü anıya sahip olmadığın birini kaybedince insan ne hissedeceğini bilemiyor. Burukluk ve çok genç bir mutsuzluk kalıyor geriye. Mekanın cennet olsun canım dostum.