5 yaşındaki Mert ile aramızda kalan tek ortak şey şartlar ne olursa olsun, korkmayan ve kaçmayan bir Fenerbahçeye olan sevdamızdı. Yarın sabah aynaya baktığımda o çocuğa artık bunu da elimizden alıyorlar ve ben hiçbir şey yapamıyorum diyeceğim. Emeği geçen herkese yazıklar olsun.
Genç, gücü kuvveti yerinde, para pul işlerini aşmış Fenerbahçe futbolcususun. Trabzon’da kazanmış, üstüne bir de sıradan hepsini dövmüşsünüz, dönüş uçağında eğleniyorsunuz. Bir erkeğin hayatında ulaşabileceği en üst nokta amk.
Geçmiş travmalarınızın, on yıllık kıtlığın, hedef maç kazanamama problemlerinin müsebbibi İsmail Kartal da değil Tadic de Dzeko da. Herhangi bir maç özelinde eleştiri getirmek başka, takım kötü, sezon bitmez demek başka. Normal değil söyledikleriniz.
Maçlarının yarısına ideal stoper ikilisinden, önemli bir kısmına ideal orta saha kurgusundan yoksun çıkmış, bitiricilik sorunu yaşamasına rağmen anormal bir gol ve puan ortalaması tutturmuş takıma hoca problemi var demek için takıntılı olmak lazım.
Trabzon maçına hazırlanmak için balığa çıkmış şu konsantrasyona bak. Neler planlıyorsun sahada napacaksın bu Trabzon’a düşünmekten meraktan kafayı yiyeceğiz.
millet yağız-samiyen tartışmasını alevlendirirken 6’nın hala gelmeyişini, akşam tolunay kafkaslı ankaragücü ile yarrak kürek zeminde maçımızın olmasını ve maçın hakemlerinin arda kardeşler, ümit öztürk, suat arslanboğa, alper ulusoy deccallerinin olmasını unutmaya çalışırken ben