Evli iş arkadaşlarının flörtleşmesi, kurumsal dünyanın çalışanlara çaktırmadan sunduğu bir yan haktır. Şirket size özel sağlık sigortası, yemek kartı ve evet, biraz da kontrollü adrenalin sunar.
Sistem, o sıkıcı açık ofiste sabah dokuz akşam altı kalabilmeniz için size küçük bir fantezi dünyası bahşeder. O flörtleşme olmasa, o yasak elma illüzyonu olmasa, o iş yerinde bir gün bile duramayacağınızı bilir.
Flörtleşen bu iki modern köle sisteme başkaldırdıklarını sanırken, aslında ertesi gün o ofise tıpış tıpış gitmek ve daha verimli çalışmak için gereken motivasyonu yine o ofisin içinden devşiriyorlar.
Buradaki asıl arzu nesnesi, o iş arkadaşının kendisi değildir. Asıl arzu nesnesi, yakalanma korkusu ve yasak fikrinin kendisidir.
Düşünsene, bu iki insan işten ayrılsa, ikisi de eşlerinden boşansa ve bomboş, sıradan bir kafede buluşup düzenli bir ilişkiye başlasalar ne olur. O büyü beş dakikada bozulur. Bütün o tutku, fotokopi makinesinin arkasındaki gizli bakışmalar bittiği an yok olur. Demek ki fanteziyi ayakta tutan şey aşk değil, plazanın o klimalı, steril ve baskıcı atmosferidir. Kurumsal hiyerarşi onların libidosunun yakıtıdır.
İzmir'de, soğukta üşümesin diye araca aldığı Bitlis doğumlu 19 yaşındaki Delil Aysal tarafından saldırıya uğrayan taksi şoförü, hayatını kaybetti.
Hayatını kaybeden Oğuz Erge, 2 çocuk babasıydı.
Tutuklanan katil, "Olay spontane gelişti." dedi.
İdam bir şeyi halletmezmiş. Caniyi bağışlamak neyi halleder?
Hüseyin Nihâl Atsız