canım şu an çok seveceğimi henüz bilmediğim bir şeyin ilk gününde olmak çekti. bir evin, bir arkadaşlığın, bir aşkın, bir tatilin, bir yolculuğun ilk günü. kulağımda da hep o günü hatırlatacak bir şarkı.
Kolektif eylemlerin neredeyse tamamen yasaklandığı bir siyasi ortamda maden işçileri çok zor koşullarda haklarını aradılar. 190 km yol yürüdüler, barikatları aştılar ve kazandılar. İktidar açısından eylemi bastırmak, şirketi tavize zorlamanın yaratacağı emsalden daha maliyetli hale geldi. Bu mücadelenin, hakkını arayan herkes için bir emsal yaratmasını diliyorum.
Şaka gibi ama değil. Türkiye’de halk, zeytinlikleri koruması gereken devletten zeytinlikleri korumaya çalışıyor. Özel şirketler para kazansın diye, memleketin ormanları, suları, dağları, k��yıları, ovaları, tarım alanları talan ediliyor. Ve bunun için teşvik alıyorlar. Bunlar da şaka değil. Acı hatta daha da kötüsü maalesef ülkemizde bu hayati meselelere kafa yoran, çabalayan, koşturan insan sayısı çok az, mücadele edeni de Esra Işık gibi göz altına alıyorlar. Delirdik artık.
Ankara'da Yüksel caddesindeki Mimar Kemal Ortaokulunun okul olmaktan çıkarılıp başka amaçla kullanılacağını okuduğumda yüreğime bir hüzün çöktü. Benim çocukluğumda yan yana iki binanın birisi ilkokul birisi de ortaokuldu. Bizim mahallenin bütün çocukları o okullarda okuduk. Çünkü Adakale sokakta oturduğumuz eve en yakın okullar onlardı. O zaman böyle servisler falan yoktu. Hepimiz okullara yürüyerek giderdik o nedenle de evimize en yakın okullara verirlerdi bizi.
7 - 8 yaşında çocuklar okulumuza yürüyerek giderken ana babalarımız başımıza bir şey gelir mi diye asla endişe etmezlerdi. Çünkü başımıza bir şey gelmezdi. Öğretmenlerimiz pırıl pırıl insanlardı. Sanırım aldıkları ücretler de fena değildi ki hiç asık yüzle sınıfa geldiklerini görmedik. Sınıflar kalabalıktı. Sıralarda kız erkek karışık olarak üç kişi otururduk.
Benim sınıfımda kapıcı çocuğu da vardı, zengin çocuğu da, benim gibi memur çocukları da. Kimin ne olduğunu bilmezdik, sormazdık da. Zengin, zenginliğini göstermezdi. Zenginlikle övünmek ayıp kabul edilirdi. Zengin çocuklarının zengin olduğunu okulu bitirdikten sonra öğrendik.
Mimar Kemal Ortaokulu benzer birçok okul gibi Cumhuriyet tarihini yansıtır. Bu değerlere gözümüz gibi bakmalıyız. Kentin orta yerinde tarihi bir binadaki okulu korumak hepimizin görevi olmalı.
Aladağ'da yurtta yanarak ölen 11 çocuğun avukatı Can Atalay tutuklu,
Soma'da katledilen işçilerin avukatı Selçuk Kozağaçlı tutuklu,
Adalet mücadelesi veren depremzedelerin sesini duyuran İsmail Arı tutuklu.
o kadar şeyin içinde, her şeyi her şeyi yapabilecekken, basit/sade bir şekilde yalnızca birbirlerini sevmek istemeleri mahvediyor beni 🤍🥀
ve bi’ de onun ceketini giymesi…
life is enough for me. sometimes you fall asleep during the day with the window open and the curtains blowing softly to a faint breeze. you wake up to the sounds of your family laughing. there are people waiting for you. nice, slow things to do. it is a blessing to be alive