Aaa kadın yemek yapsın çocuk baksın e bakımlı zaten olsun ama çalıssın da benim paramla geçinmesin çünkü benim param yaniii skslspsğsğs sen de sadece çalış premses diğer her şeyi kadınlar yapar
Kadınlar yemek yapmıyo temizlik yapmıyo kocalarına itaat etmiyo aile yapısı bozuldu falan minvalinde bir söz dolaşıyor. 35 yaş altında olup boşanan müvekkillerin büyük kısmında sorun, erkeğin iaşesini temin etmekten kaçınması. Doğru düzgün evle bile ilgilenmiyorlar
Kızıl Goncalar’da bi sahne vardı şey diyordu. Sözde dindarlar kız çocukları okula gidemez diyor, sözde sekülerler baş örtülü kızlar okula gidemez diyor; birbirinizden farklı görünseniz de aslında aynısınız. Bu dünyada ne oluyorsa kız çocuklarına ve kadınlara oluyor. Yıl 2026…
İş yerinde bir kişinin böyle ezik kompleksli olması yetiyo ya berbat tetiklendim resmen vardı basımda da böyle biri oooffr özel hayatındq hiçbişwy olamayan da iş uerinde adam oluyo
Sevgiyle şefkatle bakamıyosun bile , bilmiyosun ki öğretmemişler öğrenmemissin yazık . İşte bir annenin hayatı veya bir hayvanı sevmesi bile çocuğa geçiyo ve sevmemesi de tabi
Ankara'da yaşanan ve GOP OLAYI olarak bilinen, "BARDA" adlı sinema filmine konu olan,
2 genç kadın ve 3 genç erkeğe tecavüz ve işkence ettikten sadece 2 yıl sonra serbest bırakılan o caniler, sosyal medya hesaplarında fotoğraf paylaştılar.
GOP OLAYI MAĞDURU
1997 yılında, 18 yaşındaydım ve Ankara’da Şapka Bar’da şarkı söylüyordum. Olayın olduğu apartmana taşınalı henüz 15 gün olmuştu. Bir tarafında Cumhurbaşkanlığı Köşkü, bir tarafında Başbakanlık, diğer tarafında Dışişleri Bakanlığı Konutu ve Mesut Yılmaz’ın evi vardı.
Yani dağ başında değildik. İlk dört daire boş, diğerleri doluydu. O gün üniversiteli iki erkek arkadaşım, akşam yemeğe gelecekti. Aynı gün Mersin’den komşum, 18 yaşındaki A.T.G. bir kız arkadaşıyla Ankara’ya gelmiş ve beni arayıp "Görüşelim" demişti. Onları da yemeğe davet ettim. Beraber yemek
yedik, eğlenmeye çıktık. Gece 2’de eve döndük, hemen uyuduk. Sabah 5 civarında gürültüyle uyandık. Eli silahlı, yolda yürürken korkup karşı kaldırıma geçeceğiniz korkunçlukta 7 adamla burun buruna geldik. Yüzlerinden pislik akıyordu. Sonradan öğrendiğimize göre, apartmanın üst katını tutmuşlar. Kuruyemiş dağıtımı yaptıklarını söyleyen, aslında barlardan haraç toplayan bir çetenin adamlarıymış. Ellerindeki silahları ve bıçakları gösterip,"Napıyorsunuz lan, bizden habersiz karı mı s... burada" diye bağırıyorlardı. Aslında amaçları para alıp gitmekti. Kızları görünce kalmaya karar verdiler. Hepimizi odanın duvarına dizdiler, ellerine geçirdikleriyle dövmeye başladılar. Sopayla yorulduklarında tekme atıyorlardı. Dövmekten sıkılmışlardı. "Elektrik verelim lan bunlara" demeye başladılar. Dayaklardan çığlık atacak halimiz kalmamıştı, elektriği yiyince avaz avaz bağırdık. Bu da yetmedi. İçlerinden biri elindeki bıçakla penisimi kesmek üzereyken, en gençleri ve kötünün iyisi Murat Gökgöz müdahale etti. Beni kurtardı. Yine de vücudumun her yeri bıçakla kesildi, hálá izlerini taşıyorum.
Bir yandan içiyor ve uyuşturucu alıyorlardı. İlk üç saat çığlığımız hiç dinmedi. "İmdat bizi öldürüyorlar" çığlığı attıkça, kahkaha atıp "Biz Allahız, kimse dokunamaz" diyorlardı. O kadar bağırmıştık ki, nasılsa birileri duyup polisi aramıştır, diye umutlanıyorduk. Fakat ne gelen vardı ne de giden. 17 saat boyunca kimse yardımımıza gelmeyince "Adamlar haklı, gerçekten bunlara kimse dokunamıyor herhalde" diye düşünmeye başladık. Bugün bile aklım ermiyor: O çığlıkları bir Allah’ın kulu duymadı mı? Kırık kapıdan hiç mi ses çıkmadı dışarı? Duyup, polisi aramayanları affedemiyorum.
Birkaç saat sonra erkek arkadaşlarımızdan Ş.Ş, kaçmayı başardı. Peşinden silahla gidip, herkesin ortasında onu geri getirdiler. Hatta o sırada bir nakliyat kamyonunun şoförü, eli silahlı adamı gördüğünde "Naber abi yine mi kurban kesiyorsunuz" diye gülmüş.
Hepimizi öldüresiye dövdükten sonra, 18 yaşındaki A.T.G.’yi diğer odaya götürüp tecavüz ettiler. "Bakireyim, yalvarırırm beni bırakın" diye ağladı ama dinlemediler. Sonra da kocasından yeni boşanmış ve dört yaşında bir kızı olan 23 yaşındaki N.K.’ya tecavüz ettiler. O da, "Dört yaşında kızım var, ne olur beni ona bağışlayın" diye yalvardı, dinlemediler. Kızların ikisine de 17 saat boyunca defalarca tecavüz ettiler. Yalvarmaları hálá kulaklarımda.
İçkileri bitince beni karşıdaki Tekel bayiine içki almaya yolladılar. "Polise haber
verirsen kızlardan birinin kafasını uçururuz" dediler.
GÖRENLER POLİSİ ARAMADI
Dükkándakilerin her yerimin kan revan içinde olduğunu görünce polisi arayacağını düşündüm. Adam beni süzdü. "Yalvarırım polise haber ver, ne kadar para istersen veririm, senin de çocuğun vardır" dedim. Cevap "Başımı belaya sokamam" oldu. Sonradan öğrendiğime göre, olay ortaya çıktıktan sonra, polisler o adamın kırılmadık yerini bırakmamış.++
Türkiye'de de çok iyi tanınan Adriana Lima, estetik amaliyat yaptırarak en az 20 yaş daha gençleşti.
Ve podyumlara geri döndü. 45 yaşındaki Lima, 25 Yaşına döndü.
@AdrianaLima
girl to girl: sometimes you’ll find an old picture of yourself and suddenly realize you were actually beautiful during a time when you spent so much energy criticizing yourself.
apo'nun sorgu videolarını bilirsiniz. Korkudan titriyor hani. Zaten özgürlük var, her türlü hakkımız var, dışlanma yok, Türk devleti haklıdır diyor. Beni dilediğiniz gibi kullanabilirsiniz diye yalvarıyor falan. İşte o sorguları yapan Hasan Atilla Uğur'du. Küçük bir hatırlatma.
Doğma büyüme İzmirliyim, 35 yıldır İzmir'de yaşıyorum, Izmir insanının fazlasını hak ettiğini düşünmüyorum. Bu kadar tepkisiz, talepsiz, kaderine razı olursan en kötü şekilde yönetilirsin. İzmir yerel yönetimlerin "amaan ceketimizi assak kazanırız" diye baktığı için çalışmadığı AKP hükümetlerinin ise "amaan ne yaparsak yapalım zaten oy vermiyorlar" diye düşünüp uzun zamandır sallamadıkları bir şehir. Izmirli ise ya yerel yönetimlerden zaten ümidini kesmiş ya da bunlar gitsin de AKP mi gelsin diye düşünmekten hiçbir şey talep bile etmiyor hatta talep eden suçlu duruma düşüyor.
Ayda 2-3 defa metro kullanıyorum mesela son 3 yılda falan bir kere tüm yürüyen merdivenlerin sorunsuz çalıştığını görmedim. Belediyeye kaç defa yazdım, tivit attım, internet sitelerinde şikayet oluşturdum hala aynı. Muhtemelen benden başka kimse yazmamıştır mesela. Öyle bir umursamazlık var. Şehri bok götürüyor kimsenin umrunda değil. Bu aq şehrinde ilçe belediyesi ilçenin en işlek caddesinde çalışma yapıp yolu daraltıyor trafik anasının amı gibi oluyor kimse sizin yapacağınız işi sikeyim demiyor. İzmir hala göç alıyor, her türlü sorunu artıyor ama çözecek bir irade yok. Talep eden de yok. Ben de İzmir ile ilişkimi minimuma indirdim, mecbur kalmadıkça herhangi bir yere gitmiyorum işten eve evden işe. Yürüme mesafesinde zaten iş-ev arası da. Trafiğe çıksam, düzenli toplu taşıma kullansam, sürekli dışarıda bir insan olsam sinir krizi geçiririm. İzmir ile muhatap olduğum kısa zaman dilimlerinde bile küfürbaz Haydo gibi oluyorum zaten.