FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ YÖNETİM KURULU GÖREV DAĞILIMI
Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu’nun son toplantısında, Başkanımız Aziz Yıldırım ve Yönetim Kurulu Üyelerimiz görev dağılımını gerçekleştirdi.
Görev dağılımı şu şekilde belirlendi:
BAŞKAN: Aziz Yıldırım
YÖNETİM KURULU ÜYELERİ:
Barış Göktürk: Başkan Vekili
Mahmut Nedim Uslu: Genel Sekreter
Nihat Özbağı: Stadyum İnşaatı, Tesis Renovasyon ve Diğer İnşaat
Mustafa Çağlar: FB TV, FB Radyo, Dış İlişkiler
Ahmet Önder Fırat: Gelir Yaratma, Pazarlama ve Sponsorluk
Cihan Kamer: Futbol Şubeleri (Erkek ve Kadın)
Fatih Öztürk: Eğitim Kurumları, Üniversite, Kolej, Kamu İlişkileri
Batuhan Özdemir: İnşaat, Yatırımlar, Kamu İlişkileri, Yelken Şubesi
Tanju Kaya: Mali İşler, Finansman, Denetim, Sermaye Piyasaları
Ahmet Murat İman: Amatör Şubeler (Kürek, Boks, Masa Tenisi, Atletizm)
Özgür Peker: İnşaat, Gayrimenkul Geliştirme, Kamu İlişkileri
Yusuf Buğra Tanık: Fenerium, İnşaat ve Gayrimenkul Geliştirme
Mehmet Aydın: İnşaat, Fenerium, Proje Geliştirme
Mehmet Selim Kosif: TFF, Dış İlişkiler
YEDEK YÖNETİM KURULU ÜYELERİ:
Fatih Aslan: Fenerium
Volkan Akan: Kadın Basketbol, Dernekler
Mustafa Aydın Acun: Voleybol Şubeleri (Erkek ve Kadın)
Barış Karagöz: Stadyum, Kombine-Biletleme, FB Travel, Dernekler
Yasemin Babayiğit: Hukuk İşleri, Sosyal Sorumluluk, Kadın Üye İlişkileri
Savaş Adalet: Hukuk İşleri
Demre İşçen: Yüzme, Tekerlekli Sandalye, Espor
FUTBOL A.Ş. YÖNETİM KURULU ÜYELERİ
Feridun Geçgel: Futbol Şubeleri (Erkek ve Kadın)
Mehmet İman: Basketbol (Erkek)
İsmail Balcı: Stadyum, Tribün, Futbol Altyapı, Dereağzı
Ömer Onan: Basketbol Şubeleri (Erkek, Kadın, Tekerlekli Sandalye)
Abdullah Çiftçi: Proje Geliştirme ve Gelir Yaratma
Bazı hikayeler yarım kalmaz…
#Fenerbahçe ’ye adanmış yılların, verilen mücadelenin, yaşanan onca zorluğun ardından bugün bir kez daha beraberiz. Bu sadece bir seçim zaferi değil.. Vefanın, inancın ve unutulmayan emeklerin yeniden karşılık bulduğu bir gün 🥹
Hoş geldiniz Başkanım
4 küçük çocuğun para biriktirerek dükkanına kahvaltı etmek geldiğini öğrenen işletme sahibi, “Bu sabah beni çok mutlu ettiniz” diyerek çocuklardan ücret almadı.
10 Kasım Atatürk'ü Anma Günü'nde, 1 milyon 219 bin 148 kişi Anıtkabir'i ziyaret etti.
Bu sayı bugüne kadar 10 Kasım tarihlerinde Anıtkabir'e yapılan en yoğun ziyaret olarak kayıtlara geçti.
Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ebediyete irtihalinin 87’nci yılında bir kez daha rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
#10Kasım
#GaziMustafaKemalAtatürk 🇹🇷
#MillîSavunmaBakanlığı
Smokinle inekleri inceleyen Cumhurbaşkanı. Daha bu ne ki?
Savaş kahramanı olmuşsun. Gazisin. Ve Cumhurbaşkanı olmuşsun. Otur makamında; artık biraz dinlen, biraz tadını çıkar ama yok.
Gitmiş Amasya'ya, Tokat'a; farelerin tahrip ettiği ekinlerle uğraşıyor. Çekirgelerle, sığır vebasıyla mücadele edilmesi için talimat veriyor.
Neymiş; Hatay'da portakal ağaçları hastaymış da bunun için bilimsel çalışmalar yapılmalıymış.
Koskoca Cumhurbaşkanısın, bırak çiftçi düşünsün. Ama yok!
Neymiş; tütüncüler fabrika istiyormuş, hububat piyasası sallantıdaymış, çiftçilerin yeterli arazisi yokmuş da acil tedbirler alınmalıdır diye talimat veriyor.
Yahu Amerika'ya aç telefonu, tütün yarın yolda. Yunanistan dibinde, emret pirinç yollasın? Bosna'dan getir sığır etini. Ayakta alkışlanırsın...
Ama yok! İlla Türk çiftçisi üretecekmiş!
Bununla kalsa yine iyi...
Vergide adaletsizlik olduğu izlenimi veren uygulamalar bitmeliymiş. Neymiş vatandaştan mali gücünün üzerinde vergi alınmamalıymış.
Çık de ki "fakirlikle sınanıyoruz, sabredin." Ama yok. İlla düşük vergi!
Osmanlı ailesi 12 çeşit vergi alırdı. Cumhurbaşkanı olunca, o vergileri kaldırdığı yetmezmiş gibi bir de neymiş; hayvan vergilerinin de yarısı alınmamalıymış. Hoppala!
Bunlar yetmezmiş gibi bir de zırt pırt açtığı millî fabrikaları incelemeye gidiyor. Dokuma fabrikasının birinden talimat veriyor; neymiş, yeni makineler alınmalıymış, aksi halde yabancı mallarla rekabet edilemezmiş.
Edilemezse ithal et? Ama yok! İlla halk üretecek!
Koskoca Cumhurbaşkanı, takmış kafaya köylüleri. İlla traktörüne yeterli gaz sağlanmalıymış da, köylülerin yiyecek içecek masrafı olmamalıymış.
İyi ya, bedava mı yaşasın köylüler? Hayır da kendi bahçesinden doyabilmeliymiş, aman koyunu keçisi korunmalıymış, yeterli tohumu olmalıymış, ağaçları aşılayanlardan tapu harcı alınmamalıymış, aman bankalar 20 sene köylülerin arkasında durmalıymış... Başka?
Aman işçilerin hakları, aman balıkçılara düşük kredi, aman şeker fabrikaları koruyup kuvvetlendirilsin, aman madenler işletilsin..
Anlayacağınız smokinle inekleri incelemek ne ki?
Anlayacağınız insan asilse, ne karga kovalamakla ne de saraylarda yaşamakla asaleti eksiliyor.
Ertürk Özel